Sarı kavşak
Ranzan, sabah öten horoz ve devasa bir kütüphane dışında kimsen olmaz bazen. Kimse seni duymaz ama sen her şeyi duyarsın. Ben Dilde, işte o sessizlikten doğdum. Peki ya sen…
Haberi Oku
Ranzan, sabah öten horoz ve devasa bir kütüphane dışında kimsen olmaz bazen. Kimse seni duymaz ama sen her şeyi duyarsın. Ben Dilde, işte o sessizlikten doğdum. Peki ya sen…
Haberi Oku
Unutmak bazen konforlu çünkü hatırlamak rahatsız eder. "Neden önlem alınmadı?", "Neden sözler tutulm...
Ne mutlu bana ki bir benliğim yok. Kaybedecek bir şeyim de yok. "Madem ben yokum, 'kendini bul' diye...
AK Partinin neredeyse 3. 10 yılı devirecek iktidarını pekiştiren en güçlü katmanını yani medyasının...
Adatepe köyünde kahvaltı ediyorlardı. Sinan birkaç bayram tebriği telefonundan sonra konuşmadan kahv...
irrasyonalite, tek bir alana ait bir bozulma değil, günümüz dünyasının farklı katmanlarında tekrar e...
Sonra bu kadar değişkenlik ve belirsizliğin arasında, bir anda gidecek biri girer hayatınıza. Gidece...
Kirke’nin hikâyesi bana bunu hatırlatıyor. İnsan bazen kendini bulmaz. Kendine doğru uzun ve cesur b...
hayat çoğu zaman siyah ve beyazdan oluşmuyor. Aynı gün içinde hem canımız sıkılabiliyor hem de güzel...
Kurbanlaştırma, salt bir ritüel olmanın ötesinde bir düşünme ve zihniyet biçimidir. Kurbanlaştırma z...
Bir zamanlar “bir kişinin bildiği sır değildir” diye bir laf etmiştim. Ne kadar da doğru söylemişim....
Belki de bu yüzden hayat bize tekrar tekrar aynı şeyi öğretmeye çalışıyor: Güç, yalnızca büyük olmak...
Büyükelçimiz, çok isabetli bir karar vererek tek tek diplomatlarla görüşeceğine Diplomat adlı bir mü...
“Devlet, zorun zırhıyla korunan hegemonyadır.” der Gramsci. Hukuk, Gramsci’de tarafsız bir alan deği...
Dünyada önemli siyasi değişiklikler çok kolay kabul edilirken tam aksine filanca dizinin karakteri y...
Benzer şekilde bazı yapay zekâ platformları da daha ana akım, daha “okunabilir” görsel diller üretir...
Her insanın kendini anlatma ihtiyacı duymasıyla edebiyat arasında çok büyük bir bağ olduğu bir gerçe...
Cemal Süreya'nın şiirleri tam da bu yüzden bugün hâlâ güçlü geliyor; çünkü orada gösteri değil, sahi...
Özellikle su sesleri eşliğinde yürümek insana bayağı iyi geliyor. Ben buraya iş için gelmiş olsam da...
“Hiç sevmiyorum insanları. Burçları da batsın hepsinin yükselenleri de. Bir tek boğalar boğa burcudu...
Biraz yürüdüm deniz kenarındaki koca çınarı bulana kadar. Etrafında döndüm, üzerine kazılı isimlerim...