Etem Yunus Akbayır ‘Bilmiyordum’dan ‘herkes bilsin’e: Masumiyet Müzesi
Kemal’in ilanı bir aşkın duyurusu olmaktan çok, yaşadığı hayatın anlamını geriye dönük olarak kurma çabasıdır. Füsun hayattayken iki aile ve bir şoför arasında kalan ilişki, ölümden sonra görünür kılınır. Çünkü artık kaybedilecek bir itibar, korunacak bir düzen kalmamıştır. Bu ilan, bir başkaldırıdan ziyade, geç kalmış bir sahipleniş gibidir. Kemal’in “herkes bilsin” deyişi, belki de en çok kendisine yöneliktir. Romanın başındaki “bilmiyordum” ile sonundaki “herkes bilsin” arasındaki mesafe tam da burada kapanır: Yaşanmış ama adı konulamamış bir hayat, müze ve roman aracılığıyla adlandırılır, çerçevelenir ve masumiyet başlığı altında korunur.