Bazılarımızın; yorulmuşsundur, zorlanmışsındır, üzülmüşsündür ifadesini duyamaması yahut duyup da işitememesi ya da işitse dahi bu cümleden bir teselli bulamaması da yine bu ruhsal yabancılaşma ya da tanımlayabildiğim şekli ile ruhsal nasırlaşma ile ilgili.
RUHSAL NASIRLAŞMA
Kişi alfa işlevlerini yerine getiremeyen bakım verenler ile büyüdü ise, çevresinde düşlemleme kapasitesi görece düşük olan kişiler ile irtibat halinde ise; kendinde gerçekleşen ruhsal hallere de yabancılık çekecektir dersek yanılmış olmayız. Yani böyle bir ruh hali için; “İncinmiş olmalısın” yorumu içtenlikten yoksun bir teselli gibi algılanacaktır doğal olarak. Bazılarımızın; yorulmuşsundur, zorlanmışsındır, üzülmüşsündür ifadesini duyamaması yahut duyup da işitememesi ya da işitse dahi bu cümleden bir teselli bulamaması da yine bu ruhsal yabancılaşma ya da tanımlayabildiğim şekli ile ruhsal nasırlaşma ile ilgili. Çocukluğunda yalnızca karnesinin notu düştüğünde, gramajı eksildiğinde ya da büyük bir sağlık sorunu olduğunda işitilmiş olan çocuklar için ruhsallıklarının nasırlaşmasından öte bir yol olmayacaktı haliyle. Ve yine bu çocuklar için kendi bedensel ağrılarını “bıçak saplamışlar gibi doktor bey” diyerek anlatmaları da tesadüf değil. Ayağa kalkamayacak hale geldiğinde sadece “dinlenmem gerek” diyebilenler için yaşadıkları sıkıntıları “zorlanıyorum” ya da “acı çekiyorum” şeklinde ifade etmek doğal olarak yeterli gelmeyecektir. Daha büyük sözlere ihtiyaç duyulur, daha büyük şeyler olduğunda sadece işitileceklerini belki de zannettikleri için.Fiziksel imkan olduğu müddetçe “dinlenmek istiyorum’’ diyemeyen birini yaşam zaten durduracaktır demek bu. Örnek olarak ülkemizde en yaygın görünen sağlık sorunlarından olan gastrointestinal rahatsızlıkların stres ve dolayısıyla bastırma ile de ilişkisini düşündüğümüzde bazılarımızın ne yazık ki kendimize karşı ne kadar ileri gittiğimizi anlamamız için “mide kanaması” yaşaması gerekiyor gibi.