Eylül ‘ün sonbaharın başlangıcı olduğu bilinir. Türkiye’nin siyasal tarihindeki yeri başkadır. Örneğin Kurtuluş Savaşı 9 Eylül 1922 günü zaferle sonuçlanmıştır. İzmir’in Büyük Zaferin ardından Millet Meclisi Ordusu tarafından kurtarılmasıyla başlayan ve Cumhuriyete giden süreçte de 9 Eylül özel bir gündür.
Ülkemizin en eski siyasal partisi CHP, İzmir’in kurtuluşundan tam bir yıl sonra 9 Eylül 1923 günü kuruldu. Son günlerde; 1. Meclis’te asker ve sivillerden oluşan, Cumhuriyetin kurucu kadrosunun siyasal örgütü bir kez daha zor bir sınavdan geçiyor. Yetkisiz bir mahkemenin verdiği, “mutlak butlan” kararı; kurultay delegelerinin oyları ile seçilen parti yönetiminin görevden alınmalarıyla yeni bir aşamaya geldi.
Aslında butlan kararı CHP’nin ilk sınavı değil. Partinin geçmişinde karşılaştığı ve sivil siyaset ile bağdaşmayan gelişmeler yaşandı.
Anımsayalım.
DP’nin tek başına iktidara geldiği, 1950 seçimlerinden sonra partinin yayın organı Ulus gazetesi ile bazı mal varlıklarına el kondu. Aslında partinin tarihi boyunca iktidarlara karşı verdiği mücadele, iktidara gelmek için verdiği mücadeleden daha fazladır, diyebiliriz.
Sürdürelim.
DP’nin başlattığı, yargı yoluyla muhalefeti sindirme yöntemi 12 Eylül darbecileri tarafından da uygulandı. CHP 58 yıl aradan sonra 16 Ekim 1981 günü bu kez kapatıldı. İş Bankasındaki Atatürk’ün mirası olan hisseler hazineye devredildi.
CHP 11 yıl aradan sonra 9 Eylül 1992 günü TBMM kararı ile yeniden açıldı. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından kapatılan, DP’nin de açılmasına karar verilen, genel kuruldaki oylama sürecinde DP eski Milletvekilleri de kulisteydiler. Bir zamanlar amansız rakipleri CHP’nin, yeniden siyasete geri dönmesi için tanıdıkları milletvekillerini içtenlikle etkilemeye çalıştılar.
CHP son yerel seçimlerdeki başarısıyla, uzun siyasal geçmişinde tek başına iktidar olduğu tek partili yıllar dışında, ilk kez iktidar olma potansiyeline erişti. Seçim sonuçlarını sindiremeyen iktidar, geleceğini güvende göremediği için yargı yoluyla siyasal tarihimizde rastlanmadık bu yargı kararını hızla uyguladı. Kılıçdaroğlu’nun aylar süren sessizliğini bozan açıklamaları ve peş peşe uygulamaları, yargı kararının önceden tasarlanmış bir siyaset tasarımının parçası olduğunu gösterdi.
Seçimlere ilişkin karar verme yetkisi olmayan bir mahkemenin verdiği butlan kararı ile CHP’nin öne kesilmeye çalışıldığı ortada. Kulislerde; BOP’un yeni bir aşamaya geldiği ve Türkiye’de iç siyaseti ilgilendiren kararlar öncesinde, ABD üst yönetimi ile görüşüldüğü söylentileri ilginç.
Ortadoğu’da 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez kökten değiştirilmeye başlanan sınırlar, Türkiye’nin yeni bir yörüngeye yerleştirilmeye çalışıldığı izlenimi uyandırıyor.
Türkiye’nin aktif siyasetteki en eski ve kurucu partisi önceki genel başkan üzerinden, iktidarın pek hoşlandığı anlaşılan “kayyımlık” uygulamasının yeni bir türevi ile karşı karşıya.
Halkoyunda büyük tepkilere neden olan butlan kararının etkileri, kısa sürede görüleceğe benziyor.
Parti yönetimi geçersiz BAM kararını reddetmek yerine, Kılıçdaroğlu üzerinden bir uzlaşma arayışına girdi. Çözümün yeni bir kurultay toplanmasında görüldüğü anlaşılıyor.
Türkiye’de demokrasinin kökleştiği ve kurumsallaştığını öne sürmek kolay değil. Ancak iktidarın, önümüzdeki dönemi bu partiyi ikili bir yapıya dönüştürerek, yitirdiği desteği aşmayı amaçladığı anlaşılıyor.
CHP’nin bu aşamada sorunu nasıl yöneteceği, ülkenin geleceğini de belirleyecek kadar önemli. Yönetime karşı çıkan, sayıları bu aşamada 12 olarak ifade edilen milletvekilleri ile eski genel başkanın partide ikili bir yapıyı AKP’nin sağladığı olanaklarla kurguladıkları düşünülebilir.
Özellikle eski genel başkanın bu süreçte yakın tarihimizi incelemesinde yarar var. Örneğin geçtiğimiz yüzyılın başlarında, İTP’nin (İttihat ve Terakki Partisi) Meclis-i Mebusan gurubu ile parti genel merkezi – Merkezi Umumi- arasındaki çekişmenin sonuçlarını gözden geçirmesi yerinde olur.
Tarih kuşkusuz -eskilerin deyimiyle -tekerrür etmez. Ancak geleceğe ilişkin varsayımlarda bulunulurken, ders alınmaya yarar.
Odak Noktası 109 yazı Mutlak Butlan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultay'ı "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) gerekçesiyle iptal etti ve Özgür Özel ve yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak kurultay öncesindeki eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini karar kesinleşene kadar tedbiren göreve iade etti. Kararın öncesi ve sonrasında gelişmeleri yazarlarımız analiz ediyor. Tüm Yazılar

