Cumhuriyet Halk Partisi’nin son iki yıldır başına gelenlere dair “ama” ile başlayan her cümle abesle iştigal çabasıdır. Bu hakikat, partinin stratejik eksiklerini tartışmaya engel değildir.Hatalardan ziyade “eksikler” sözcüğünü özellikle kullandığıma dikkat çekerek devam etmek istiyorum: Mevcut durumun sıradan bir iktidar baskısının ötesinde oluşu, hassasiyeti ve partinin uzun zamandır ilk defa Özgür Özel’le birlikte idare-i maslahatçılıktan çıkışı gerçekçi bir iktidar yürüyüşüne tanıklık etmektedir. İlginç olan nokta, siyasi mücadelenin önüne “siyasi ihanetin” geçmesidir. Hal böyle olunca da seçilen her sözcük sahibine ayrı bir sorumluk yüklemektedir.
Elbette sokakta olmak gerekir. Uzlaşmak için bütün kanalları açık tutmaya çalışırken karşı tarafın uzlaşmaz görüntüsünü sergileyecek her yol denenmelidir. Kamyon kasasının, meyve sandığının üzerinden halka hitap etmek; samimi olduğu kadar haklı tarafın isyanının sergilendiği önemli araçlardır.
Peki; bu kadar mı, yeterli mi?
Geçenlerde Özgür Özel’in bir kürsü konuşmasında bahsettiği anketin* çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu anket verilerine göre CHP’nin son dönemde başına gelenleri,
Siyasi olarak görenler %60
Yolsuzlukla ilişkisi olduğunu düşünenler %25
Fikri olmayanlar %15 civarında sıralanıyor.
Bu sayılar önemlidir: %35 bandında iktidara yürüyen bir partiye vicdani destek %60 ise partinin vicdani hegemonyayı örgütleyerek iktidara yürüme şansı vardır. Siyaset, her şey bir tarafa toplumsal olarak vicdani bir seçimdir ve bu seçimde oy potansiyeliniz %60 ise kartları yeniden ve buna göre kurmak/dağıtmak önemlidir.
Her ne kadar partide kalmanın gerekliliğini savunsam da kaçınılmaz son kapıdadır ve hamle üstünlüğünü kaybetmemek önem taşımaktadır. Sadece İktidarın değil artık iktidardan korkanların da karşı cephede sıralandığı bir Türkiye’de kurulacak yeni Halk Partisi; bir tekrar, bir geçiş değil, kurucu iradeyi yeniden örgütleyecek ve Türkiye toplumundaki bütün “güvencesizlere” şemsiye olacak yeni bir parti olarak çıkmalıdır.
Vicdani hegemonyanın örgütlenmesi için nasıl Cumhurbaşkanı adayı 15,5 milyon oyla belirlendiyse, Genel Başkan dâhil bütün yetkili kurulların da üyelerin en geniş katılımıyla belirleneceği ilan edilmelidir. Parti; başta milletvekili adayları olmak üzere her türlü aday belirleme sürecini, bırakın delegeleri, üyeleri de aşacak bir şekilde “temayüle” izin verecek en geniş katılımlı organizasyonlarla yapmalıdır. Doğrudan demokrasinin hemen bütün araçları amasız/fakatsız kullanıldığı sürece partinin düzenleyeceği eylemler üyelerle sınırlı kalmayacak, çeperlerin ve bu çeperlerin dışında kalanların da sahipleneceği bir hal almasını sağlayacaktır. Bu noktada hala siyasi partiler yasasının kısıtlamalarına dair yapılacak her türlü atıf ise idare-i maslahatçılığa geri dönüş olacaktır.
Kurultay sürecini bir hafta sonuna sıkıştırmak yerine bütün Türkiye’de gerekirse bir haftaya yayacak, bunu bir siyasi gösteriye dönüştürecek koşullar zorlanmalıdır. Parti üyelerini de aşacak organizasyonlar üzerinde kafa yormak, çeperlerin de dışında kalanların da ortak bir şemsiyenin etrafında birlikte olduğu hissiyatı güçlendirilmelidir. Sokaktaki herkes bu partide eşit, partinin bütün yetkili kurullarında görev alabilecek, kendini ifade edebilecek “geri çağırma” hakkını kullanabilecek güvene sahip olmalıdır. Halk Partisi’nin öznesi halktır!
CHP’nin üyeleri “siyasi ihanete” karşı omuz omuza direnmişleridir. Şimdi sıra Halk Partisi’nin iktidarındadır. Bu iktidar, yeni ittifaklarla değil ancak ve ancak sözü edilen vicdani hegemonyanın örgütlenmesiyle hayata geçirilebilir. Yeni bir örgütlenme modeli bu vicdani hegemonyayı örgütlemenin en önemli aracı olacaktır.
“Ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız!” **
* Şubat 2026 Area araştırması. Yazıyı hazırladıktan sonra Panora araştırma şirketinin Haziran 2026 sonucuna ulaştım; siyasi olarak görenlerin oranı % 65’e yükselmiş!
** Hannibal Barca (MÖ 247 - MÖ 183), Kartacalı komutan ve devlet adamı.
Odak Noktası 103 yazı Mutlak Butlan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultay'ı "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) gerekçesiyle iptal etti ve Özgür Özel ve yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak kurultay öncesindeki eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini karar kesinleşene kadar tedbiren göreve iade etti. Kararın öncesi ve sonrasında gelişmeleri yazarlarımız analiz ediyor. Tüm Yazılar
