16-17 Mayıs gecesi Ukrayna 586 insansız hava aracıyla Moskova ve çevresine saldırdı. Bunların 130 kadarı doğrudan başkente yönlendirilmişti. Rusya 556’sını düşürdüğünü açıkladı; ancak Khimki’de bir kadın hayatını kaybetti, Sheremetyevo’nun apronuna dron enkazı düştü, Moskova’nın kuzeyindeki rafineri yakınında ise 12 kişi yaralandı. Moskova’nın en yoğun gününde hava savunma birimleri 14 bölgede aynı anda tetikteydi. Bu operasyon büyük bir misilleme olmasının yanı sıra Ukrayna’nın savaşı nasıl tanımladığını gösteren bir dönüm noktasıydı.

Zelenskyy aynı gün oldukça net konuştu: “Ukrayna’nın aktif operasyon sayısı 24 saat içinde Rusya’yı geçti.” Bu cümleyi dikkatli okumak gerekiyor. Cephe haritasında belirgin bir toprak değişimi yok. Zelenskyy de bunu iddia etmedi. Söylediği şey, inisiyatifin kimin elinde olduğuna dair bambaşka bir hesap. Sayısal üstünlük taktik bir an mı, yoksa bir eğilimin işareti mi? Bu soruyu cevaplamak için o geceye bakmak yetmez; geçen birkaç aylık durum da söz konusu.

Ukrayna bu yılın başından bu yana Rusya’nın enerji altyapısını sistematik biçimde vurdu. Rafineri saldırıları Rusya’nın petrol işleme kapasitesini yüzde 11 düşürdü. Bu tek bir saldırıdan ziyade aylar içinde birikerek sürdürülen bir stratejinin sonucu. 17 Mayıs gecesi de bu stratejinin bir halkası. Hedefler arasında Zelenograd’daki Angstrem mikroelektronik tesisi, Dubna’daki Raduga füze geliştirme fabrikası ve Solnechnogorsk petrol pompa istasyonu vardı. Bunlar rastgele hedeflerden çok Rusya’nın hem savaş ekonomisini hem de uzun vadeli savunma üretimini hedef alan oldukça stratejik seçimler.

Savaşın Dili Değişiyor

Ukrayna’nın bu operasyona verdiği gerekçe, doğrudan Rusya’nın önceki günlerde Kyiv’e art arda saldırmasıydı. O saldırıda 24 kişi hayatını kaybetmişti; aralarında 3 çocuk da vardı. Zelenskyy “misilleme zaten yetkilendirildi” dedi. Bu bir açıklamadan ziyade bilinçli bir dil seçimi aslında. Kyiv artık savaşı “biz savunuyoruz, onlar saldırıyor” çerçevesinden okutmuyor. Saldırıların “tamamen meşru” olduğunu söylemek, kendi ofansif kapasitesini hem iç kamuoyuna hem de Batılı ortaklarına normalleştirme çabası.

Bu değişim önemli. Batı’da Ukrayna’ya verilen silah ve finansmanın kamuoyu desteği, kısmen o ülkenin işgale uğramış bir savunucu imajına dayanıyordu. Ukrayna bu imajı terk etmeyip üstüne yenisini eklemeye çalışıyor. “Savunma için saldırmak” söylemi, Avrupa parlamentolarında ve Washington’daki karar vericiler nezdinde nasıl karşılık bulacak? Bu soru henüz yanıtsız.

Rusya’nın dili ise tahmin edilebilir biçimde gelişiyor. Moskova her büyük Ukrayna operasyonunun ardından “etkisiz”, “sonuçsuz” ve “propaganda” nitelendirmelerini devreye sokuyor. 17 Mayıs gecesi de aynı kalıpla başladı. Ama 556 drone düşürüldüğünü açıklamak, o kadar dronun hava sahasına girdiğini de teyit ediyor. Kremlin bu çelişkiyi kendi iç kamuoyuna yöneltmeyi bilse de uluslararası algı farklı işliyor.

Cephe Dengesi Ne Söylüyor?

Rusya, bu yılın başından beri Donbas’ta toprak kazanmayı sürdürüyor. Pokrovsk ve Kupiansk hattında ilerleme yavaş ama devam ediyor. Kremlin, müzakere masasına oturmak için Ukrayna’nın tüm Donbas’tan çekilmesini ön koşul olarak koyuyor. Bu gerçekçi bir müzakere pozisyonundan ziyade savaşı sürdürmek için geliştirilen bir zemin. Rusya’nın saldırı operasyonu değerlendirmelerine göre Moskova, ateşkes veya müzakere iradesi göstermek bir yana, son haftalarda sadece 16 saatlik süre zarfında 1.600 drone ve füze kullandı.

Bu rakamlar sahadaki gerçekle de orantılı. Rusya sayısal açıdan baskıyı sürdürüyor; Ukrayna ise asimetrik bir dil geliştirdi. Daha az kaynakla daha uzağı vurmak, daha stratejik hedefleri seçmek ve her operasyonu hem psikolojik hem de ekonomik bir mesaja dönüştürmek. 17 Mayıs saldırısı bu mantığın en rafine ifadesi.

Ama şu da söylenmeli. Ukrayna’nın drone kapasitesi büyüdü, üretimi arttı, menzili genişledi. Bu gerçek. Bununla birlikte, cephe hatlarındaki toprak dengesi bu operasyonla hemen değişmeyecek. Zelenskyy bunu da biliyor. Amacı o geceki haritayı değiştirmek değil; Rusya’nın savaş ekonomisini yıpratmak, Moskova’yı savunmaya çekerek cephedeki baskıyı hafifletmek ve Batılı ortaklara “Ukrayna pasif bir savunma yapısı değil” mesajını net bir şekilde vermek.

Psikolojik Savaşın Yeni Adresi

Drone’ların üzerine yazılmış iki mesaj çok konuşuldu: “Moskova hiç uyumaz” ve “Yüzüne ne oldu Moskovalılar?” Bu cümleler çocukça görünebilir. Savaşta psikolojik boyut küçümsenmez; bunu Ukrayna iyi biliyor. Sıradan bir Moskova sakinine o gece yaşananlar, Putin’in sunduğu “zafer anlatısı” ile doğrudan çelişiyor. Hava sirenleri, pencerelerden dökülen camlar ve Sheremetyevo’nun apronuna inen enkaz, Kremlin’in kamuoyuna anlattığı “uzak ve kontrollü operasyon” imgesiyle yan yana gelince hiç tutmuyor.

Rusya bu psikolojik baskıyı iç medyasında yönetme kapasitesine sahip. Ama sosyal medya tamamen kontrol edilemiyor. 17 Mayıs sabahı Moskova’da çekilen videolar saatler içinde dünyaya yayıldı. Bu yayılmanın kime ne mesaj taşıdığı önemli. Batı kamuoyu için Ukrayna’nın direncini görünür kılıyor, Küresel Güney için savaşın gerçek boyutunu anlatıyor, Rusya içinse korunduğu sanılan bir sınırın artık var olmadığını hatırlatıyor.

Bu Denge Değişimi Sürdürülebilir mi?

Tek bir gece 586 drone göndermek ciddi bir kapasite göstergesi. Lakin bu kapasiteyi sürekli kılmak başka bir mesele. Ukrayna’nın drone üretimi arttı; dışarıdan gelen destek büyük ölçüde devam ediyor. Ne var ki, Rusya da hava savunma sistemlerini güncellemeye devam ediyor, kesintisiz üretiyor ve cephe hatlarında yavaş da olsa ilerlemeyi sürdürüyor.

Zelenskyy’nin “aktif operasyon dengesi değişti” açıklaması tedricen doğrulanacak ya da çürütülecek bir iddia. Eğer Ukrayna önümüzdeki haftalarda benzer operasyonları sürdürebilirse, bu gerçekten tarihte stratejik bir dönemeç olarak değerlendirilecek. Eğer 17 Mayıs münferit bir doruk noktasıysa, o zaman söz konusu olan denge değişiminden çok sembolik bir mesaj niteliğinde.

Bana kalırsa, bu operasyon her iki okumaya da kapı aralıyor. Ukrayna’nın savaşı yönetme biçiminde gerçek bir dönüşüm var elbette, bu inkâr edilemez. Rusya’nın savaş ekonomisi üzerindeki baskı birikimsel olarak sonuç üretiyor. Fakat sahadaki ağır gerçek de ortada duruyor. Cephe hattı hâlâ Rusya’nın lehine hareket ediyor, müzakere masası yok ve Kremlin bu savaşı bitirme niyetinde görünmüyor. Ukrayna Moskova’yı vurabildiğini kanıtladı. Rusya’yı masaya çekip çekemeyeceği ise çok daha farklı bir soru.