Kırılgan Barış; ABD ile İran arasındaki barış sürecinin kırılganlığı üstündeki şüphe devam etse de Hürmüz Boğazından geçişlerin normale dönmesi petrol fiyatlarını 70 dolar seviyelerine kadar indirdi. Major kurumlar petrolde yılsonu için 60 doları telefuz etmeye başladı.
Geçen hafta sonuna doğru ABD Haziran ayı istihdam raporu bekelntilerden daha olumlu gelince ortalık pempeleşti. Tarım dışı istihdam 120 bin beklenirken 57 bin geldi. Fed başkanı, enflasyon risklerinin azaldığını beyan etti. Böylece FED faiz artırımı riski hafifledi ve risk iştahı geri dönmeye, kıymetli metallerle kiripto piyasasına alıcı gelmeye başladı.
Türkiye’de gündemi Nato; Tüm Ankara’yı tertemiz yaptık, temizledik, boyadık, fakirliği paravanlarla kapattık. Fakirliği ortadan kaldırmak için değil, paravanla kapatmak, görmezden gelmek ikitdarın daha işine geliyor.
Yazılı ve görsel basın, iktidar hatta kamuoyu öyle bir gaza gelmiş durumdaki Nato, Türkiye’ye bağımlılığını açıklamaya geliyor sanırsın. Nato’nun 32 üyesi var. Kişi başına milli gelirde Luksemburg 160 bin dolar ile zirvede, Yunanistan 30 bin dolarla son sıralarda iken Türkiye 19 bin dolar ile sondan dördüncü sırada. Nato üye ülke temsilcileri sürekli “kaharaman Türk Ordusu” diyor ya, o bize yeter.
Türkiye dünyanın jeopolitik olarak en zirve ülkerinden biri. Üç kıtanın kesişme noktası, Doğu’yu Batı’ya bağlayan köprü, insan eksen yetiştirecek kadar bol ve verimli toprağı, üç tarafı denizlerle çevrili, akarsuları, dört mevsimi, tarihi, doğal güzellikleri, iş gücü ile nimet bir ülke. Gel gör ki vizyonsuz yöneticileri ile “Gelişmekte olan ülke” kategorisinden çıkamadığı gibi git gide Orta Doğu ülkesi konumuna sürükleniyor.
Bu durumu ört bas etmek içinde sürekli savunma sanayi, güçlü ordu, İHA, SİHA, savaş uçağı gündemden düşmüyor. “Biz İran’a benzemeyiz İsrail, ayağını denk al. Sen bizim uzun mesafeli füzemizi gördün mü” ya da “Yunanistan’ın Türkiye’den ödü kopuyor” haberleri her gün yazılı ve görsel medyada ya da sosyal medyada. İran’a umarım benziyoruzdur bu arada. ABD olmasa İran büyük olasıkla iki günde İsrail’i işgal ederdi. İran, İsrail ile değil ABD ile savaşıyor. Ama Türkiye kamuoyu bunu kesinlikle görmek istemiyor.
İsrail’i, Yunanistan’ı yerle bir etsek ne olacak? Onların eli armut mu toplayacak? Onlarda bize füze atacak. Yazık değil mi kaybedilecek cana, yıkılacak binalara, fabrikalara? İran, Yunanistan kim? Biz de bilimde, sanatta, teknololide, yenilenebilir enerjide, yapay zekada, insan haklarında, özgürlüklerde, adalette Avrupa ile Çin ile ABD ile yarışıyoruz dediğimiz gün büyük ülke olabiliriz. Bunu diyebilir miyiz?
Büyük ülke olmak; Hukukun üstünlüğünü sağlamak, liyakata önem vermek, eğitime yatırım yapmakla başlar. Bugün Türkiye’nin kendi yurtdaşları bile adalete güvenmiyor. Uluslararası hukuk endeksinde zaten sonlarda. Hindistan denen ülkenin nufusu 1,5 milyar kişi, cezaevlerindeki tutuklu sayısı 511 bin civarında. Türkiye’nin nufusu 87 milyon, cezaevindeki insan sayısı 427 bin. Ortalık çeteden, uyuşturucudan, silahlı çatışmadan, tacizden geçilmiyor. İçerdekiler kim, dışardakiler kim belli değil. Eğitim sistemi yıllardır sürekli değişiyor. Bilim adamı değil imam yetiştirme öncelikli bir sistem.
İnsanlar kimliğine göre değil, yeteneklerine göre değerlendirilmeli. Türkiye’de tarikat, aşiret, iktidar partisi üyesi değilsen ne özel de ne kamu da sistemin içine girmen mümkün değil. Partisi ne olursa olsun, belediyelerde de durum çok farklı değil.
Katma değer yaratacak, bilim insanı, mühendis, yaratıcı elemanları yetiştirmeye azami özen göstermek gerekiyor. Türkiye ise vasıflı insanını ülkeden kaçırıp vasıfsız göçmeni ülkeye dolduruyor. Tarım bitti, sanayi politikası olmadığı için sanayide bitmek üzere. İmalat sanayi PMI endeksi Haziran ayında 47,1 olarak açıklandı. 50 nin altı daralma demek ve Türkiye 27 aydır üst üste daralıyor. Neymiş ihracat patlıyormuş? Katma değerli tek ihracat ürünün var mı? İthal edip toplayıp ihraç ediyorsun. Buna rağmen ithalat daha çok artıyor ama oraya bakmaya gerek yok.
İşsizlik; Dünyadaki tüm olumsuzluklara rağmen işsizlik oranı üç yıldır %8 civarındaymış. 2020 yılında işsizlik oranı %14 civarında, gerçek işsizlik %20 civarındaydı. Bugün resmi işsizlik %8,2, gerçek işsizlik ise %31 civarına geldi. Aradaki makas inanılmaz arttı. Ne oldu bu kadar insan, hepsine miras mı kaldı, piyango mu çarptı da artık iş aramıyor? Aman bunları takmayın siz. Enflasyon düşüyor, Eylül ayında MB faizi aşağı çekebilir. Son üç yıldır enflasyon %30 diye bayram düzenliyoruz nasılsa.
26. 06. 2026 TCMB ve BDDK verilerine göre;
Yabancı Portföy; İlgili hafta DİBS lerde 448 milyon dolar ve hisse senedinde 203 milyon dolarlık alış var.
DTH; Altının etkisi ve birazda TL ye dönme var. DTH ları 2025 kapanışının altına geldi. Bankalardaki toplam mevduattın %63,37 si TL mevduatta, %36,63 ü dövizde. Yanlış hatırlamıyorsam USD/TL 1,16 seviyesine indiğinde de benzer durum vardı.
TCMB rezerv; Üç rezervde ilgili hafta 4 milyar dolar ile 8 milyar dolar arasında azaldı. Ama bir sonraki hafta yine döviz girişi ve altın fiyat artışından MB rezervleri artacaktır.
Krediler; Hacimlerde artış her zaman ki gibi. Ortalama ticari kredi faizleri %50 nin hemen altında ama tüketici kredileri halen %60 üstünde.
Piyasalar;
Gümüş; 61,20 dolar desteğinin üstüne atarak şimdilik gevşemesini bitirdi gibi. Büyük olasılıkla buralarda biraz oyalanıp tekrar 86 dolara doğru bir hareket yapabilir ama bence eninde sonunda 61,20 dolar aşağı kırılacak.
Altın; 4100 dolar güçlü destekti, dayandı. Büyük olasıkla 3 ile 5 hafta arasında yukarı gidebilir. 4700 dolar civarını görebilir ama, tekrardan 4100 doları test etmeye geri dönecektir. Çin altın topluyor, altın dibi görmüş, sert yukarı yapacakmış diyorlar, göreceğiz.
Dünya emtia endeksi; 126 puan direnç, 121 destek.
USD/TL; Tahmin yapmaya gerek yok artık sanırım. Eylül’e kadar böyle.
Eur/Usd; Bir önceki hafta 1,1470 desteğini aşağı kırmıştı. Geçen hafta üstüne çıkmayı denediyse de başarılı olamadı. Ancak 1,14 kuvvetli destek. Neden aşağı kırılsın? Diye sorduğumda cevap bulamıyorum.
ABD Tahvil 10 YR; İki hafta önce; “ %51 direnç, %4,33 destek” demiştik. Devam.
Bist100; MSCI uyarısı ve Bank Of America 30 miyar TL üstünde satış yaptıktan sonra BİST100 de “açığa satış” geri geldi. Her zaman ki gibi kesin tesadüftür. SPK halka arzlara yeniden izin verdi. SpaceX in ABD borsalarına yaptığını gördüler canları çekti sanırım. Neden halka arz yapar bir şirket? Öz kaynaklarını büyütmek, ucuz finansman sağlamak ve karını büyütmek. Son yıllarda Türkiye’de şirketlerin tek amacı halka arz. Hatta sırf bu yüzden kurulanlar var. Halka arz sürecinde olan Pakun konkordato ilan etti iyi mi? Böyle kaç şirket var acaba Halka arz sırasında bekleyen?
TL bazında destek 13900 puanda direnç 15100 puanda. Dolar bazında 3,10 dolar direnç. Haftaya üstünde başlayabilirse 3,20 dolara kadar çıkabilir. Destek 3,00 ve 2,90 dolarda.

