CHP’de parti içi iktidarla parti içi muhalefet arasındaki ayrışma düzeyi Özel ve dava arkadaşlarının yeni parti kurması seçeneğine kadar ilerledi. Kılıçdaroğlu yanlıları muhalefete hırsız, muhalifler ise genel başkana hain demekte. Söylem birliği tümüyle ortadan kalkmış durumda. Ayrıca genel merkez tedbir nedeniyle olağanüstü kurultayın mümkün olmadığını düşünüyor. Bu arada yürütülen tartışmada politika hukuktan daha değerli. Hukuk çoğu kez farklı politik pozisyonları meşrulaştıran bir enstrüman gibi sonuç doğuruyor. Bu haklı uyarının gölgesinde pek çok hukukçu tedbir devam ettiği müddetçe sadece olağanüstü değil, olağan kurultayın da yapılamayacağını iddia etmekte.
Özel-İmamoğlu ikilisinin oyun planı iki seçeneğe doğru daralmış durumda: Muhalif kanat bir an önce kurultay istiyor. Bu mümkün olmuyorsa Yargıtay’dan bir bozma veya tedbiri kaldırma kararı bekliyorlar. Hukuk tükenirse yeni parti eldeki tek politik seçenek. Bu noktada genişçe bir parantez açmakta fayda var. Öncelikle örgütte, üyeler ve seçmenler arasında güçlü olduğu varsayılan Özel’in partiyi geri almak için neden olağan kurultay sürecini beklemediği sorusunun tam bir yanıtı yok. Bilindiği üzere olağan kurultay mahallelerden itibaren tüm delegasyonun yeniden seçilmesi demek. Mahalle delege seçiminde üyeler oy kullanıyor. Üyeler arasında popüler olan Özel cephesi pekala mahalle seçimlerinin büyük farkla kazanabilir. Kılıçdaroğlu yönetiminin ihraç ve görevden almalarla sürece müdahale edeceği kesin. Ama 2 milyon üyenin üyelik kaydı silinmediği müddetçe olağan kurultayın favori adayı Özel olacaktır.
Bir diğer tartışmalı konu yedek parti. Aksi yöndeki tüm açıklamalara, “bizim felaket senaryomuz hazır” çıkışlarına rağmen Özel liderliğinin mutlak butlan karşısında herhangi bir hazırlık yapmadığı ortaya çıktı. Sanıldığının aksine yedek parti daha önce kurulmamış. Özgür Özel geçmişte atmadığı adımları şimdi atıyor. Bir yandan seçime girme yeterliliği olan bir hülle partisiyle pazarlık, diğer yandan kuruluşu en az 6 ay sürecek yeni parti hazırlıkları. Bu arada yeni parti yeni ideolojik form, bağlam, iddia ve hikaye demek. Tıpkı değişimciler hareketinin Kılıçdaroğlu karşısında birden örgütlenmesi gibi bu noktada da dağınık bir popülizmle yola çıkılacağını anlıyoruz. Yeni parti kadro ve ideoloji açısından üzerine çalışılmış bir fikir değil.
Yeni parti kulvarına girdikten sonra olacakları ise birkaç başlıkta özetlemek mümkün: Şüphesiz ki öncelikle toplumsal desteğe bakılmalı. Ama şu aşamada yapılan tüm anketler yanıltıcı. Geçmişte kurulmuş İyi Parti örneği de dikkate alındığında yeni parti için ancak potansiyel oy ölçülebilir. O potansiyel oyun da kabaca yarısının gerçek seçmen desteğine karşılık gelmesi en güçlü ihtimal. Bu bağlamda Özel’in potansiyel oyu %30 ise, kuracağı parti %15 civarında oy alacak demektir. Kötü bir rakam değil bu. Kılıçdaroğlu karşıtı muhalefetin ise çıtayı bir hayli yükseğe çıkardığı, CHP’nin tüm politik gücünün yeni partiye akacağı, hatta merkezde konumlanarak Cumhurbaşkanlığı için avantaj sağlanacağı hesapları yapılıyor.
Elit desteği bahse değer ikinci husus. CHP’nin 400 kadar belediye başkanı ve 135 vekili var. Milletvekili ve belediye başkanlarının ne kadarlık bir kısmı Özel’in yanında olacak? Mesela gerçekten de Özel istifa ettiğinde onunla birlikte yeni partiye gidecek 110 vekil var mı?
Son kulis bilgileri belediye başkanlarında tereddüt olduğu ve vekil sayısının 110 seviyesinden 80’lere kadar indiği şeklinde. Sonuç olarak tüm istifalara rağmen partideki vekil ve belediye başkanlarının çoğunluğu Kılıçdaroğlu CHP’sinde kalmaya devam ederse yeni parti kötü bir başlangıç yapmış olacak.
Elit tartışmasında Mansur Yavaş’a ayrıca değinmek gerekli. Ankara Belediye Başkanı şu aşamada tartışmaya girmek, CHP’deki iç savaşın tarafı olmak istemiyor. Ama kırılma anı geldiğinde Yavaş’ın CHP’de kalma ihtimali yeni parti seçeneğine göre daha önde bir seçenek. Yavaş CHP’de kalırsa Özel ve arkadaşlarının çok zorlanacağı kesin. Çünkü Mansur bey CHP’deki en popüler siyasetçi. Onun varlığıyla yokluğu arasındaki fark cumhurbaşkanı adaylığı meselesi bakımından belirleyici nitelikte.
Tartışmayı kapatırken liderlikle ilgili belirsizliğin altı yoğun bir şekilde çizilebilir. İmamoğlu hapiste, yeni hareket Özel’in popülist ve aktivist siyasetiyle devam ediyor. Bu nedenle Özel’in hukuki geleceğiyle yeni partinin siyasi geleceği arasında paralellik var. Özgür beyin yolsuzluk soruşturmasına dahil edilme ihtimali, dokunulmazlıkların kaldırılmasına dair tartışmalar tedirgin edici. Bu yol bir kez açılırsa yeni parti lidersiz kalabilir. Şu aralar pek çok belediye başkanı ve vekil alacağı kararı hesaplarken bu meseleyi de düşünüyor. “Özel daha ne kadar dayanabilir”, “Özel olmazsa yeni parti ayakta kalabilir mi” soruları herkesin zihninde.
Odak Noktası 8 yazı Yeni Parti mi, Yeni Siyaset mi? CHP'nin kurumsal kimliğini ikiye bölen anketler ve hukuki krizlerin ötesinde; yargı kıskacına alınan muhalefetin, eski usul iç hesaplaşmaları bir kenara bırakıp demokratik iradeyi ve seçmen meşruiyetini koruyacak yepyeni, dirençli bir siyaset dilini inşa edip edemeyeceği tartışma konusu. "Yeni Parti mi, Yeni Siyaset mi?" odak noktasında bu gelişmeleri ele alan yazı ve söyleşilere yer vereceğiz. Tüm Yazılar

