Ne zaman Amerika’yla ilgili bir konu açılsa babam gülerek anlatırdı, Missouri zırhlısı gelmeden önce Lütfi Kırdar talimat vermiş, İstanbul’un bütün genelevlerine güzelce bir badana boya yapılmış. Hiç ima etmedi tabii ama bana öyle gelirdi ki, o gülüşün altında, o taze badanalı odalara bir girip çıkmışlığı vardı. Neyse, Freud’un kulakları çınlasın, belki bunlar hep benim “anneci” kuruntumdur, rahmetlinin günahını almanın âlemi yok.
Aradan seneler geçti, bu esnada dünya da epey bir değişti ama Amerikalı gelecek diye tuhaf hazırlıklar yapma âdetimizde herhangi bir değişim olmadığı anlaşılıyor. NATO Zirvesi bu sene Ankara’da yapılacağı için başkent haftalardır teyakkuzda. Evvela, bence en sansasyoneli bu, yeni bir havaalanı açıldı. Yanlış anlaşılmasın, bu havaalanı ile halkın alakası bulunmuyor, sadece yüksek şahsiyetler için kullanılacak. Tabii bu kategorik muhalefetin bir manası yok bence, Türkiye’nin başkentinde böyle bir havaalanı olmayacak da nerede olacak? Yadırgayanlar hiçbir zaman oradan uçamayacağını bilen müzmin muhalifler olabilir ancak. Zaten devletimiz onlara asla göz açtırmaz.
Sayısız yol kapatıldı, TBMM dahil bütün kamu kurumu çalışanlarına izin verildi, neredeyse kimse çalışmayacak, mümkünse kimse sokağa adım bile atmayacak. Zirvenin yapılacağı günlerde aşağı yukarı bir ordu hazırkıta bekleyecek. Her türlü toplantı ve gösteri yasak. NATO’yu protesto etme ihtimali olduğu düşünülen yüz küsur insanı bir gece toplayıp içeri attılar. Zirvenin ertesinde salacaklar -herhalde. Bu insanlar bir eylem vs yaptıklarından değil, bir şey yapma ihtimali düşünüldüğü için içerideler.
Yıkılmak için bir âfet bekleyen kadersiz binaları şaldır şuldur indirdiler. Değil molozları, tozları bile kalmadı. Yetmedi, kıymetli hazirunun yolda hızlı giderken başları otomobillerin tavanına çarpmasın diye mazgallarla asfalt eşitlendi. Çirkinlik yaratacağı düşünülen yerleşim yerlerinin önü çeşitli setlerle kapatıldı. Ankara’daki taksicilere gri pantolon ve beyaz gömlek giyme zorunluluğu getirildiği gibi müşterilerine kolonya, lokum ve su da ikram edeceklermiş. Ayrıca, yetkililerin açıkladığına göre, zirve boyunca araçların tertemiz olmasına özen gösterilecekmiş. Peyzajda çağ atlandı, senelerdir çalışmayan fıskiyelerin suları neredeyse gökyüzüne ulaşıyor. Zirveye katılacakların geçeceği güzergâhlara “eski görünümlü” vazolar falan da yerleştirilmiş. İktidarıyla, belediyesiyle başkent bir olmuş, misafirlerini bekliyor.
Gördüğünüz gibi, devletimiz istediğinde az zamanda çok işler başarmakta mahirdir. İsterse çözer, mesele istemesidir. Genellikle de istemez. Kendi vatandaşının bu seviyede yaşamasını, vasatın yükselmesini, bu yeni seviyeyi sürekli talep etmesini istemez, bundan çekinir, o yüzden de yabancıya layık gördüğünü kendi insanına görmez.
Altmış yıl önce de böyleydi. Amerikan donanmasındaki adam onca yoldan gelecek belki bir serinlemek ister diye genelevleri badana ettirmek neyse, bugün taksicileri zapturapt altına almak da aynı. Yanlış anlaşılmasın, mazgalların asfaltla eşitlenmesine ya da taksicilere çeşitli mecburiyetler getirilmesine karşı değilim, karşı olduğum, yabancının gözünü boyamak için gösterdiğimiz çabayı onlar gider gitmez unutacak, biz bize kaldığımızda aynı yerden devam edecek olmamız.
Buradan NATO yetkililerine de seslenmek istiyorum. Ankara tabii başkent, hele şimdi pek güzel, sayenizde belki tarihinin en güzel birkaç gününü yaşayacak. Ama bir bahane yaratıp yolunuzu bizim bu taraflara da düşürürseniz çok sevinirim. İstanbul’da bizim de bazı taleplerimiz var, biz sesimizi duyuramadık, ama siz gelirseniz olacağına inanıyorum artık.
Bu arada, yolda insan, toplantıda gazeteci görmeyebilirsiniz, endişelenmeyin. Sizin rahat etmeniz için gerekenler düşünülmüştür. İnsanlar evlerinden mümkün mertebe çıkmayacaklar, gazetecilerse İstanbul’un kışlarının genellikle soğuk geçmesiyle bilinen bir semtinde birarada ikamet ediyorlar. Bu konular sizin alanınıza girmez tabii, siz vazolu caddelerden geçerek şehrin tadını çıkarmaya bakın.
Odak Noktası 6 yazı NATO Ankara Zirvesi Türkiye önemli bir zirveye hazırlanıyor. 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak Nato Zirvesi için Ankara’da adeta olağanüstü hal ilan edildi. Peki zirvede ne konuşulacak? Zirve Türkiye için ne ifade ediyor? Yazar ve yorumcularımız değerlendiriyor. Tüm Yazılar

