Erdoğan’ın liderliğinde, sosyoloji ve başarılı hizmeti ulaştırma sicili esastır. Bu destekte psikolojik dikey sınıfsallık veya kendini değersiz hissedenlerinin değerlilik duygusunun önünün açılması vardır. Bahçeli’ye duyulan güven ise MHP’nin varsayılan tarihsel kurumsalına olan güvendir. Anadolu taşrasında haklı olarak tarihsel devletsizlik travması mevcuttur. Toplumun bir kesimi için MHP derinliği ve ilgili yan unsurlarıyla devleti temsil etmektedir.
ERDOĞAN VE BAHÇELİ’YE DUYULAN GÜVENİN NEDENLERİ
Erdoğan ve Bahçeli’ye yönelik duyulan güvende kimlik siyaseti ortak özne olsa da niteliksel farklar da mevcuttur. Erdoğan’ın liderliğinde, sosyoloji ve başarılı hizmeti ulaştırma sicili esastır. Bu destekte psikolojik dikey sınıfsallık veya kendini değersiz hissedenlerinin değerlilik duygusunun önünün açılması vardır. Bahçeli’ye duyulan güven ise MHP’nin varsayılan tarihsel kurumsalına olan güvendir. Anadolu taşrasında haklı olarak tarihsel devletsizlik travması mevcuttur. Toplumun bir kesimi için MHP derinliği ve ilgili yan unsurlarıyla devleti temsil etmektedir. İlgili kitle, MHP’yi kurumsal ve süreçsel olarak kendi kendini temizleyen bir denize benzetme fantezisini bilinçaltında diri tutmaktadır. Mahalle açısından ayrıca Erdoğan güçlü liderliği ile MHP ise devlet ile özdeşimiyle otoriteyi, gücü veyahut bekanın direğini temsil etmektedirler. Son kertede bu tip güvenin sonuçlarını Çözüm süreci veya Öcalan’a idamın uygulanmaması gibi radikal kararların ilgili kitlelerce kabullenmesinde görebilmiştik. Siyasette güven tartışmalarının bir başka veçhesi de muhafazakar belirleyici kitle ve CHP ilişkisi üzerinedir. Kişisel olarak imkanım olsa ciddi kamuoyu araştırmacılarına muhafazakar mahalleli seçmenin, CHP’nin ülke bütünlüğü, dış güçler ve içerideki bölücülük hakkındaki duyarlılığını sorduran bir anketi yaptırırdım. Varsayımsal olarak bu anketin sonucunu az çok da tahmin edebilmekteyim. Tabi ki CHP’nin bu anlamda sicili konusunda zerre şüphe yok.Otoriter pazarlığın ana yakıtı ise ekonomik sürdürülebilirliktir. Bugünkü ekonomik kriz ve alınan seçim yenilgisi otoriter pazarlığın limitlerinin dolduğunun göstergesidir. Ayrıca dindarlarda kamusal alanda kazanımlarının korunması için yeni arayışların sinyallerini de vermekteler. MHP açısından ise otoriter pazarlığın limitlerini mafya tartışmaları bu sefer zorlamaktadır.