Dünya gözünü NATO’nun Ankara Zirvesi’ne çevirmişken, ben bugün sizlere Orta Asya’nın kalbi Astana’da yaşanan iki önemli gelişmeyi aktaracağım.
Son aylarda Orta Asya’da yaşanan gelişmeler, yalnızca bölgesel siyasetin değil, Avrasya jeopolitiğinin de yeniden şekillendiğini gösteriyor. Uzun yıllar küresel güç rekabetinin gölgesinde kalan Türk Cumhuriyetleri artık kendi gündemlerini belirleyen, yeni ekonomik koridorlar oluşturan ve uluslararası sistemde daha görünür aktörler haline geliyor.
Azerbaycan ile Ermenistan arasında Türkiye’nin de desteğiyle ilerleyen normalleşme süreci, Zengezur Koridoru konusunda ortaya çıkan yeni diplomatik zemin, Özbekistan’ın yabancı sermayeye yönelik güçlü reform hamleleri, Kırgızistan’ın uluslararası platformlardaki artan görünürlüğü ve Kazakistan’ın anayasal dönüşümü aslında aynı büyük resmin parçalarıdır.
Bu dönüşümün merkezinde ise hiç kuşkusuz Kazakistan bulunuyor.
Tokayev’in “Yeni Kazakistan” Vizyonu
30 Haziran’da Astana’da gerçekleştirilen son ortak parlamento oturumu, sadece bir yasama döneminin kapanışı değildi. Aynı zamanda bağımsız Kazakistan’ın otuz yıllık siyasi mimarisinin de sonu anlamına geliyordu.
1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni anayasa ile Senato ve Meclis’ten oluşan iki kanatlı parlamento tarihe karışırken, yerine tek kanatlı Kurultay modeli geliyor.
Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev bu değişimi sıradan bir anayasa reformu olarak değil, “bağımsız Kazakistan’ın gelişiminde yeni bir tarihî dönem” olarak tanımlıyor.
Aslında verilen mesaj oldukça açık:
Kazakistan yalnızca kurumlarını değiştirmiyor; devletin gelecek elli hatta yüz yılını yeniden tasarlıyor.
Kurultay: Daha Hızlı, Daha Esnek Devlet
Yeni sistemin en dikkat çekici yönü, karar alma süreçlerini hızlandırmayı hedeflemesi.
145 üyeden oluşacak Kurultay, siyasi partilerin hazırlayacağı liste sistemiyle seçilecek. Hiçbir mevcut milletvekili yeni parlamentoya otomatik olarak geçemeyecek. Ağustos ayında yapılması beklenen seçimler bu nedenle yalnızca bir parlamento seçimi değil, aynı zamanda “Yeni Kazakistan”ın ilk siyasi sınavı olacak.
Tokayev’in beklentisi oldukça net.
Yeni yasama organı daha az bürokrasi, daha hızlı kanun üretimi ve uzmanlığa dayalı karar alma anlayışıyla çalışacak.
Dijital dönüşümün hızına ayak uyduramayan devletlerin küresel rekabette geri kalacağını düşünen Tokayev, Kurultay’ın klasik parlamentolardan farklı olarak teknoloji merkezli bir çalışma kültürü oluşturmasını istiyor.
Yapay Zekâ Çağına Hazırlanan Parlamento
Belki de reform paketinin en dikkat çekici yönü dijital devlet anlayışı.
Kazakistan bugün yapay zekâ konusunda özel yasa çıkaran ilk ülkelerden biri olmayı başardı.
Digital Code düzenlemeleri, kişisel verilerin anayasal güvence altına alınması ve siber güvenlik altyapısı bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.
Şimdi ise hedef çok daha büyük.
Tam kapsamlı bir e-Parlamento sistemi.
Tokayev, geleceğin milletvekillerinin yalnızca siyasi tartışmalar yapmasını değil; büyük veri analizleri, ekonomik modellemeler, sosyal risk simülasyonları ve yapay zekâ destekli öngörü sistemleriyle yasa hazırlamalarını istiyor.
Bu yaklaşım, klasik parlamenter anlayıştan dijital yönetişim modeline geçiş anlamına geliyor.
Yeni Ekonomik Model: Ham Maddeden Teknolojiye
Tokayev’in konuşmasının önemli bölümü ekonomiye ayrıldı.
Yüzde 6,5 büyüyen ekonomi, 300 milyar doları aşan milli gelir ve kişi başına 15 bin dolara ulaşan gelir seviyesi elbette dikkat çekici.
Ancak daha önemli olan dönüşümün yönü.
540 sanayi projesi.
Yüzlerce yeni üretim tesisi.
On binlerce yeni istihdam.
Bütün bunlar Kazakistan’ın yalnızca enerji ihracatçısı olmaktan çıkıp sanayi üretim merkezi olmayı hedeflediğini gösteriyor.
Bu dönüşümün merkezinde ise yüksek teknoloji bulunuyor.
Data Center Valley: Orta Asya’nın Dijital Üssü
Yapay zekâ çağında veri merkezleri artık petrol sahaları kadar stratejik hale geldi.
Tokayev’in özel önem verdiği Data Center Valley projesi tam da bu nedenle dikkat çekiyor.
Amaç, dünyanın büyük teknoloji şirketlerini Astana’ya çekmek.
Microsoft, Google, Amazon gibi küresel teknoloji devlerinin Orta Asya operasyonları için Kazakistan’ın cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor.
Yapay zekânın ihtiyaç duyduğu yüksek işlem kapasitesi ve enerji altyapısı, ülkenin yeni kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiriliyor.
Orta Koridor Kazakistan’ı Küresel Oyuncuya Dönüştürüyor
Kazakistan yalnızca dijital dönüşüm gerçekleştirmiyor.
Aynı zamanda Avrasya lojistiğinin merkezine yerleşiyor.
Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru, yani Orta Koridor, son altı yılda beş kat büyüyerek yıllık dört milyon ton yük kapasitesini aşmış durumda.
Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yollarının yeniden şekillenmesi, Kazakistan’a tarihî bir fırsat sundu.
Bugün Avrupa Birliği ile yürütülen görüşmelerde enerji kadar ulaştırma bağlantıları ve kritik mineraller de ön plana çıkıyor.
Washington da Yeni Kazakistan’ı Okuyor
30 Haziran’da Astana’da gerçekleştirilen Kazakistan-ABD Yuvarlak Masa Toplantısı bu dönüşümün uluslararası yansıması niteliğindeydi.
ABD Ticaret Odası, Atameken Ulusal Girişimciler Odası ve Kazakistan Ticaret Odası’nın ortak organizasyonuyla düzenlenen toplantıya Amerikan şirketleri, yatırımcılar ve üst düzey kamu temsilcileri katıldı.
Bugün Kazakistan’da faaliyet gösteren 600’den fazla Amerikan şirketi bulunuyor.
Chevron, ExxonMobil, Caterpillar, Honeywell, John Deere, Boeing, Wabtec, Microsoft, Amazon ve Google artık yalnızca yatırımcı değil; Kazakistan’ın uzun vadeli kalkınma vizyonunun ortakları olarak görülüyor.
100 milyar doları aşan Amerikan yatırımları bunun en somut göstergesi.
Her ne kadar Jackson-Vanik düzenlemesinin tamamen kaldırılması ve Kalıcı Normal Ticaret İlişkileri (PNTR) statüsünün verilmesi hâlâ bekleniyor olsa da, Washington’ın Orta Asya politikasında belirgin bir değişim yaşandığı görülüyor.
Orta Asya Yeni Bir Jeopolitik Döneme Giriyor
Kazakistan’daki dönüşümü yalnızca iç politika reformu olarak okumak eksik olur.
Çünkü aynı dönemde;
• Azerbaycan ile Ermenistan arasında diplomatik çözüm arayışları hız kazanıyor.
• Zengezur Koridoru Avrasya ticaretinin yeni omurgalarından biri haline geliyor.
• Özbekistan, Taşkent Uluslararası Yatırım Forumu üzerinden küresel sermayeye güçlü mesajlar veriyor.
• Kırgızistan uluslararası platformlarda daha görünür hale geliyor.
• Türk Devletleri Teşkilatı giderek ekonomik boyutu daha güçlü bir yapıya dönüşüyor.
Bütün bu gelişmeler birbirinden bağımsız değil.
Orta Asya artık yalnızca büyük güçlerin rekabet alanı değil; kendi ekonomik gündemini oluşturan yeni bir bölgesel merkez haline geliyor.
Kazakistan Gelecek Yüzyılı Planlıyor
Kasım Cömert Tokayev’in sıkça kullandığı “Yeni Kazakistan” söylemi artık yalnızca siyasi bir slogan olmaktan çıktı.
Anayasal reformlar, Kurultay modeli, dijital devlet anlayışı, yapay zekâ yatırımları, veri merkezleri, sanayi politikaları, Orta Koridor projeleri ve ABD başta olmak üzere Batı ile geliştirilen yeni ekonomik ortaklıklar birlikte değerlendirildiğinde ortaya uzun vadeli bir devlet stratejisi çıkıyor.
Bugün Astana’da yapılan hazırlıklar, yalnızca 2029 sonrasına değil, Kazakistan’ın önümüzdeki yüzyıldaki konumuna yönelik bir vizyonun parçalarıdır.
Orta Asya’nın yükselen jeopolitiğinde Kazakistan, doğal kaynaklarıyla değil; kurumsal dönüşümü, dijitalleşme hamlesi, ulaştırma ağları ve çok yönlü dış politikasıyla yeni dönemin en dikkat çeken ülkelerinden biri olmaya hazırlanıyor.
Görünen o ki, Astana artık sadece bugünü yönetmiyor; gelecek yüzyılın Kazakistan’ını inşa ediyor.

