İmamoğlu’nun bir siyasi aktör olarak varlığı, mevcut siyasi, toplumsal ve ekonomik şartların bileşimine dayandığı için İmamoğlu’nun AKP’ye ve Erdoğan’a benzemesi, onun siyasette varlık nedenini reddetmesi anlamına gelecektir ki, böyle bir şey mümkün değil.
1. İMAMOĞLU’NU ORTAYA ÇIKARAN SİYASİ İKLİM
İmamoğlu’nun bir siyasi aktör olarak ortaya çıktığı ve zemin bulduğu siyasi iklim, çok partili Cumhuriyet tarihinin en otoriter ve baskıcı dönemine denk düşüyor. İmamoğlu’nun etkili bir figür olarak siyaset sahnesinde yer bulmaya başladığı 2019 yılı, AKP’nin iktidardaki 17. yılıydı ve başkanlık rejiminin otoriter etkileri hayatın her alanında hissediliyordu. Muhalif siyasilerin ve siyasi partilerin etkili bir alternatif yaratamadığı bu boğucu ortamda İmamoğlu, özgün ve proaktif siyaset tarzıyla yakın geleceğe dair bir umut haline gelmeye ve muhalefette geleceğe dönük bir umut yaratmaya başladı. İmamoğlu’nu bugünlere getiren sürecin başında, tabandan yükselen sese kulak veren, bu sesi siyaset alanına başarıyla taşıyabilen ve her zeminde toplumla bağ kurabilen bir aktör olması geliyor. Erdoğan’ın ve AKP’li siyasi elitlerin toplumun esas gündeminden uzaklaştığı, iktidarın hayatın her alanında bir tahakküm rejimi inşa etmeye çalıştığı bir siyasi iklimde İmamoğlu, bu pratiklerin bir ötekisi olarak ortaya çıktı. Dolayısıyla İmamoğlu, kendisini güçlü bir alternatif aktör olarak doğuran bu faktörlerin bilincinde olarak, taban merkezli siyasetten güç almaya ve referansını buradan kurmaya devam edecektir. Bu salt ahlaki değil, aynı zamanda stratejik bir tercih olacaktır. İmamoğlu’nun bir siyasi aktör olarak varlığı, mevcut siyasi, toplumsal ve ekonomik şartların bileşimine dayandığı için İmamoğlu’nun AKP’ye ve Erdoğan’a benzemesi, onun siyasette varlık nedenini reddetmesi anlamına gelecektir ki, böyle bir şey mümkün değil.Arkasındaki güçlü kamuoyu desteğine, bireysel karizmasına ve politik gücüne rağmen İmamoğlu, attığı her adımda ekibiyle birlikte yol almayı ve politik planlamasını ekibiyle ilerletmesini bildi. Her ne kadar karizmatik ve güçlü bir figür olarak vitrinde İmamoğlu’nu görsek de esasen Ekrem İmamoğlu vakası özünde bir ekip çalışmasıdır ve kolektif aklın tezahürüdür.
2. İMAMOĞLU’NUN EKİP ANLAYIŞI VE PROFESYONELLİĞİ
İmamoğlu’nu geçtiğimiz beş yılda öne çıkaran en önemli faktörlerden bir tanesi, ekibini profesyonel bir motivasyonla oluşturması ve doğru insanlara doğru sorumlulukları vermesi oldu. Arkasındaki güçlü kamuoyu desteğine, bireysel karizmasına ve politik gücüne rağmen İmamoğlu, attığı her adımda ekibiyle birlikte yol almayı ve politik planlamasını ekibiyle ilerletmesini bildi. Her ne kadar karizmatik ve güçlü bir figür olarak vitrinde İmamoğlu’nu görsek de esasen Ekrem İmamoğlu vakası özünde bir ekip çalışmasıdır ve kolektif aklın tezahürüdür. Dolayısıyla ekip çalışmasından ve kolektif akıldan beslenerek büyüyen bir siyasi figürün tek adama dönüşmesi, teme olarak onun en önemli, ayırıcı ve güçlendirici özelliğini ortadan kaldıracak bir gelişme olacağından, İmamoğlu’nun böyle bir yola sapma ihtimali stratejik olarak da pek mümkün görünmüyor.Toplumun geri kalanından farklı olarak sosyal demokrat seçmen, ülke yönetimini tek adam rejimine dönüştürecek ve anti-demokratik uygulamalarla totaliter bir rejim oluşturma çabasına girişecek bir isme destek vermekten imtina edecektir.