'Bu yeni kapitalizm türü artık insan zihnine dahi sızmıştır; bunu da davranış geleceği piyasalarıyla gerçekleştirmiş ve insan ızdırabını dahi kâra dönüştürmeye çalışmıştır. ''
İnsanlık tarihi pek çok kırılıma ev sahipliği yapmıştır. Bu kırılımların en önemlilerinden biri de dijitalleşmedir. Dijitalleşme bir anda öyle sarsıcı bir biçimde hayatımıza dahil olmuştur ki, bunun uzun vadeli etkilerine karşı bizi savunmasız bırakmıştır. Dijitalleşme sayesinde bugün milyarlarca insan küresel bir ağın parçası olmuş, uzak mesafeler aşılmış, bilgiye erişim kolaylaşmış, sosyal ve kültürel geçişkenlik artmıştır. Bunlar dijitalleşmenin iyi yönleridir; fakat dijitalleşme yalnızca iyi yönler barındırdığı için bu kadar etkin ve hızlı bir yükseliş göstermemiştir; güç dengelerini bozacak yeni bir ham maddenin doğmasına sebep olduğu için de bu denli önemli olmuştur. O hammadde veridir.
Kullanıcı verileri, kullanıcı deneyimiyle şekillenir ve şirketler için genellikle ücretsizdir. Örneğin popüler sosyal medya uygulamalarından Instagram'ı ele alalım: Instagram herkesin erişebileceği ücretsiz bir uygulamadır. Bu uygulamaya girer, bir profil oluşturur, arkadaşlarınızı ekler, kaydırır, beğenir, yorum yapar ve bir şeyler paylaşırsınız. Bazen bunlar saatlerinizi alır. Kısacası, Instagram kullanırken emeğinizi de kullanırsınız ve “davranışsal artık” üretirsiniz.[1] Bu davranışsal artığın önemini şu soruyla irdeleyebiliriz: Nasıl olur da ücretsiz bir uygulama olan Instagram, dünyanın pek çok ülkesinde fabrikası ve dağıtım ağı olan Nestlé'den yaklaşık 2 kat daha fazla kâra sahip olabilir?[2]
Bu soru Gözetim Kapitalizmi kavramının çıkış noktası olarak adlandırılabilir. Klasik kapitalist bir şirket olan Nestlé ile Gözetim Kapitalizmi modelini benimseyen Instagram arasındaki fark, dijitalleşmenin ekonomi-politik bir modele nasıl dönüştüğüyle ilgilidir. Kabaca özetleyecek olursak, Instagram, onu kullanan kişilerin beğendiği şeyler, ekran süreleri ve tercihlerini gözetleyerek onları profillere ayırır; sonrasında bu profillerin neler satın alabileceğine dair tahminler oluşturur ve bu tahminleri de reklam verenlere satar ya da kullanıcıları bu reklamlara yönlendirerek buradan para kazanır.[3] Tüm bunları da veriler üzerinden gerçekleştirir; bir üretim bandı yoktur ve o verileri sağlayan şey kullanıcıların dijital hareketleri, yani emeğidir. Bu kazanç biçimi oldukça kârlıdır, fakat sıklıkla kişisel verilerin çalınmasına ve paylaşılmasına yol açmıştır. Nitekim Instagram'ın sahibi Meta şirketinin veri gizliliği ve güvenliği konusunda sayısız dava ve içinde bulunduğu büyük skandallar bulunmaktadır.[4] Hatta bu modelin demokrasiye, insan otonomisine ve ruh sağlığına ciddi zararlar verebileceği tartışılmaktadır. Bu tartışmayı ileri götüren Varoufakis, kapitalizmin kapitalistlerin kendileri tarafından öldürüldüğünü iddia ederek "Teknofeodal" bir küresel sisteme geçtiğimizi öne sürer ve Big Tech CEO'larının artık birer teknofeodal lorda dönüştüğünü öne sürer.[5]
Elbette her tür veri çalıntısı olayı kötüdür; fakat özellikle korunması gereken ve diğerlerine nazaran damgalanma yaratabilecek kişisel sağlık verilerinin çalınması bir felakettir. Özellikle ruh sağlığı alanını düşündüğümüzde, bu gerçek bir sorundur çünkü ruh sağlığı alanı gizlilik ve güven üzerine kuruludur; iyileşmenin ve değişmenin anahtarı buradadır. ABD'de yakın zamanda gerçekleşen veri skandalları, bu alanda ne denli savunmasız olduğumuzu bize göstermektedir. Örneğin, Cerebral isimli online terapi ve psikiyatrik hizmet sunan bir şirket, kullanıcıların tanıları, sağlık geçmişleri ve reçeteleri dahil olmak üzere pek çok kişisel sağlık verisini Google, Meta, LinkedIn, Snapchat ve Tiktok ile paylaşmıştır. Üstelik tüm bu veri sızıntısını fark eden kişilerin kullanıcılar değil, şirketin yeni yöneticileri olması dikkat çekicidir.[6] Bu tekil bir örnek de değildir; 2022'de Markup ve STAT'ın yaptığı bir çalışma ABD'de 50 telehealth web sitesinin 49'unun sağlık verilerini Big Tech'in izleme araçları aracılığıyla paylaştığını ortaya koymuştur.[7] Cerebral'de yaşanan veri skandalının benzerleri Betterhelp, Tempest ve Monument gibi başka online terapi/sağlık hizmeti veren şirketlerde de yaşanmıştır. Bu şirketlerin bazıları alkol ve madde bağımlısı kişilerin dahi sağlık geçmişini üçüncü taraflarla paylaşmaktan çekinmemiştir.[8] Bu yeni kapitalizm türü artık insan zihnine dahi sızmıştır, bunu da davranış geleceği piyasalarıyla[9] gerçekleştirmiş ve insan ızdırabını dahi kâra dönüştürmeye çalışmıştır. Bazı önlemler alınsa da bunların yeterliliği tartışmalıdır. Yapay zekâ araçlarıyla birlikte “davranışsal pazarın” aldığı ciddi yatırımlar endişe vericidir; hukukun bu hızlı değişimlere hızlı yanıtlar geliştirip geliştiremeyeceği ise meçhuldür. Artık panoptikon ellerimizde, ceplerimizde ve masamızdadır…
Bu durum, kullanıcıların veri gizliliği ihlalleri karşısında oldukça pasif bir konuma itildiğini de göstermektedir. Her nasıl olursa olsun, psikoterapinin temelinde ilişki vardır ve bu ilişkideki böylesine bir güç asimetrisi, platformlar üzerinden gerçekleştirilen psikoterapinin hukuki ve etik yönlerini incelemeyi gerektirir. Cerebral'de yaşanan skandalı gerçek hayata benzetmeye çalışırsak meselenin önemi daha iyi anlaşılabilir:
Örneğin, depresyondan mustarip olduğunuzu ve evinize yürüme mesafesinde bulunan özel bir ruh sağlığı merkezinde düzenli olarak psikiyatri muayenesi ve psikoterapi hizmeti aldığınızı düşünelim. Seansınız için bu merkeze gidiyorsunuz. Asistan sizi karşılıyor ve terapistinize yönlendiriyor. Seansınız bitiyor ve eve dönerken günlük alışverişinizi yapmak istiyorsunuz. Bir manava giriyorsunuz ve meyve seçerken manavcının “Muzlar yeni geldi, depresyona da iyi gelir.'' sözlerini duyuyorsunuz. Markete girdiğinizde çikolatanın depresyona iyi geleceği şeklinde bir dürtme daha. Kaydırdığınız reels videolarında depresyon tedavisi sunan psikolog reklamları, depresyon çayları, depresyon etkinlikleri... Ve akşam haberlerde öğreniyorsunuz ki gittiğiniz psikiyatri merkezindeki asistan, siz de dahil olmak üzere pek çok kişinin tanılarını, üçüncü taraflarla kâr uğruna paylaşmış. Muhtemelen oldukça öfkeli, damgalanmış, hayal kırıklığına, ihanete uğramış ve üzüntülü hissederdiniz. Bir daha kendinizi bir psikiyatriste veya terapiste açmanız zorlaşır; bu da ruh sağlığı alanındaki hakkınızın ciddi bir ihlali olurdu…
Bu analojiden yola çıkarak, ruh sağlığı alanındaki veri skandallarının kişileri damgalanmaya, danışanların kendilerine dair uygulayacakları bir özsansüre ve istila edilmişlik hislerine götürebileceği riski göze çarpıyor. Bu ekonomi-politik model kişilerin özerklik, yeterlilik ve ilişki kurmak gibi evrensel olduğu düşünülen ihtiyaçlarını ihlal ediyor.[10] Üstelik bazı psikotik rahatsızlıklarda görülen sürekli gözetlenme ve takip edilme gibi sanrıları güçlendirme riski de bulunuyor. Bunların azımsanacak riskler olmadığını düşünüyorum. Gözetim Kapitalizmi modeli ruh sağlığı alanında doğrudan bir risk etmeni olabilir. Üstelik bu riskleri azaltmak teknik olarak mümkündür; platformlar gizlilik odaklı tasarımlara teşvik edilebilir, veriler saklanmayabilir ve gerçek hayatta olması gereken tüm önlemlerin benzeri alınabilir. Ruh sağlığı alanı özelinde olmasa da, Daron Acemoğlu'nun önerdiği veri vergisi uygulanabilir; denetimler artırılabilir.[11] Uzun zamandır pek çok alanda kişisel verilerin gizliliği ve güvenliği üzerine çanlar çalmaktadır; fakat ruh sağlığı alanında çalan çanlar sağır edici olabilir, çünkü bu alanda gizlilik ve güven bir zorunluluktur; kâra tercih edilemez.
----[1] Zuboff, S. (2019). The age of surveillance capitalism: The fight for a human future at the new frontier of power. PublicAffairs.
[2] Meta Platforms, Inc. (2025). Form 10-K: Annual report for the fiscal year ended December 31, 2024. U.S. Securities and Exchange Commission. https://www.sec.gov/cgi-bin/browse-edgar?action=getcompany&CIK=META&type=10-K
Nestlé S.A. (2025). Annual report 2024. https://www.nestle.com/investors/annual-report
[3] Zuboff, S. (2019). The age of surveillance capitalism: The fight for a human future at the new frontier of power. PublicAffairs.
[4] Studley, E. (2022, Aralık 6). Data privacy and Meta. U-M Ross Business+Tech. https://businesstech.bus.umich.edu/uncategorized/data-privacy-and-meta/
[5] Varoufakis, Y. (2023). Technofeudalism: What killed capitalism. The Bodley Head.
[6] Federal Trade Commission. (2024, Şubat 20). FTC order will ban Cerebral from using or disclosing data for advertising and require the company to pay $7 million to settle charges that it shared consumer health data with third parties. https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2024/04/proposed-ftc-order-will-prohibit-telehealth-firm-cerebral-using-or-disclosing-sensitive-data
[7] Feathers, T., & Bannow, T. (2022, Haziran 16). Telehealth companies are sharing patient data with advertisers. The Markup & STAT News. https://themarkup.org/pixel-hunt/2022/12/13/out-of-control-dozens-of-telehealth-startups-sent-sensitive-health-information-to-big-tech-companies
[8] Whittaker, Z. (2023, Nisan 4). Alcohol recovery startups Monument and Tempest shared patients' private data with advertisers. TechCrunch. https://techcrunch.com/2023/04/04/monument-tempest-alcohol-data-breach/
Federal Trade Commission. (2023, Mart 2). FTC to ban BetterHelp from sharing consumer mental health data with advertisers. https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2023/03/ftc-ban-betterhelp-revealing-consumers-data-including-sensitive-mental-health-information-facebook
[9] Zuboff, S. (2019). The age of surveillance capitalism: The fight for a human future at the new frontier of power. PublicAffairs.
[10] Ryan, R. M., & Deci, E. L. (2000). Self-determination theory and the facilitation of intrinsic motivation, social development, and well-being. American Psychologist, 55(1), 68–78. https://doi.org/10.1037/0003-066X.55.1.68
[11] Acemoglu, D., & Johnson, S. (2023). Power and progress: Our thousand-year struggle over technology and prosperity. PublicAffairs.
