Yatak odasındaki performans ve cinsel tatmin, pek çok kişinin düşündüğünün aksine, kişinin kronolojik yaşıyla doğrudan bağlantılı olmayabilir. Yeni araştırmalar, bireylerin kendilerini kaç yaşında hissettiklerinin, cinsel yaşamlarının kalitesini ve genel yaşam memnuniyetini belirlemede daha etkili olduğunu gösteriyor.
Journal of Sex Research'te yayımlanan bir çalışma, 40 yaş ve üzeri 1170 Amerikalı yetişkin üzerinde yapılan anket verilerini inceledi. 10 yıl boyunca takip edilen katılımcılara cinsel arzuları, ilişkilerinin sıklığı ve bu ilişkilerden aldıkları doyum düzeyleri hakkında sorular yöneltildi. Ayrıca, katılımcıların kendilerini ortalama olarak kaç yaşında hissettikleri de belirlendi. Araştırma, zamanla cinsel aktivite sıklığının ve doyumun azalmasına rağmen, genç hissetmenin daha yüksek bir cinsel yaşam memnuniyeti ve arzu ile ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Çalışmanın bulguları, insanların kendilerini kronolojik yaşlarından daha yaşlı hissetmelerinin, zamanla cinsel isteklerinin körelmesine ve doyumlarının azalmasına neden olabileceğini işaret ediyor. Buna karşın, genç hisseden bireylerin daha aktif ve tatmin edici bir cinsel yaşama sahip olduğu gözlemlendi. İlginç bir şekilde, bu öznel yaş etkisi, kronolojik yaş ve kronik hastalıklar gibi faktörler göz ardı edildiğinde bile belirginliğini koruyor.
Öznel yaşın etkisi sadece cinsel yaşamla sınırlı kalmıyor. Britanya'da yapılan ve 50 yaş üstü 7 binden fazla yetişkinin katıldığı başka bir uzun soluklu araştırma, en yüksek yaşam memnuniyetine sahip grubun kendilerini genç hissedenler olduğunu ortaya koydu. Bu araştırmaya göre, kendini 25-30 yaş daha genç hisseden bireyler, kronolojik yaşlarına yakın veya daha yaşlı hissedenlere göre daha mutlu bir yaşam sürüyor. Bu sonuçlar, yetişkinlerin cinsel yaşam doyumunu ve genel yaşam memnuniyetini anlamak için yalnızca biyolojik göstergelere bakmanın yeterli olmadığını, bireyin kendini nasıl hissettiğinin de büyük önem taşıdığını vurguluyor.

