Aslında bugün bilgisayarımın başına bambaşka bir konu yazmak için oturmuştum ama, malum, bu yazıyı yazdığım dakikalarda Çin’de Kadınlar Voleybol Milletler Ligi finalinde Filenin Sultanları ile dünya devi Brezilya oynuyorlar, setlerde durum şimdilik 1-1, üçüncü set şimdi başladı.
Maç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın voleybol kadınlarda çok büyük başarılara imza atıyorlar Filenin Sultanları, bu başarılar da çok büyük ölçüde dünya ve Avrupa başarıları, artık zaten gözümüz hep dünya kupalarında, yerli başarılar da önemli ama kesmiyor artık bizi.
Voleybolde bizim erkek futbol takımlarının, üç büyükler de diyebiliriz, bööööyüüük başkanlarının yaptıkları hatayı yapmıyorlar ve hedefi, çıtayı daima yüksek tutuyorlar voleybolcular ve yöneticileri, “bu sene amacımız süperligde şampiyon olmak” demiyorlar ve çıta da dünya olunca içeride başarı zaten kendiliğinden geliveriyor.
Spor dallarında, özellikle kadın voleybolde ve kısmen de futbolde başarılıyız ve bunun nedenleri, arkasındaki dinamikler iyi incelenmeli.
Kanımca, bu bir iddiamdır, tanım gereği dışa açık ve kurallarını kendimizin koymadığı yani yerli ve milli kriterlerle çalışmayan, evrensel standartların mutlak egemen olduğu sektörlerde çok ama çok daha başarılı oluyoruz.
Futbolde de çok iyi bir kadro var, futbolde de yerli ve milli kurallar yok, standartlar evrensel ama küçük bir farkla, futbol voleybole oranla çok daha popüler bir spor, popüler olduğu ölçüde de siyasetin yani çok büyük oranda yerli ve milli kriterlerle bezenmişlerin karar mekanizmalarına çöreklendiği bir spor dalı; unutmayalım, Trabzon’da bir kulüp başkanı, kimdi acaba, hakemin yönetiminden hoşnut olmadığı için hakemi soyunma odasında dört saat hapsedebildi, o dönemin o sözde il valisi, o sözde il emniyet müdürü de bu devlet skandalına müdahale edemediler, dört saat sonra o başkanı Erdoğan aradı da hakem özgürlüğüne kavuştu, aslında bu bile bir devlet skandalı idi.
O başkan şimdi ne yapıyor, ne siz sorun ne de ben söyleyeyim, ama sadece bu durum bile yine evrensel standartların egemen olduğu futbolde voleybol başarılarının neden yakalanamadığının muhtemelen en sarih göstergesi.
Korkarım, voleybolde bu muhteşem performans sürerse, İnşallah, bu performans kaçınılmaz olarak bu dalda da futbol gibi popülaritenin artışına neden olacaktır, popülaritenin artışı ise kafa olarak yerli ve millilerin bu dala daha fazla tasallutuna da yol açacaktır ki bu durum voleybolün de futbolleşmesi demek olacaktır yani yazık olacaktır.
Özetle durum şudur: Voleybolde başarı bir sır değildir, evrensel standartlarda rekabetçi olacaksınız, bu kadar basit.
Ekonomide de, başka alanlarda da durum aynıdır.
Yazıyı burada noktalıyorum, maçta setlerde 2-1 öndeyiz, son sette de 21-20 önde.
Ama maç nasıl biterse bitsin sonuç aynı.

