Özgür Özel liderliğinde CHP’den ayrılan 91 milletvekili Yeni Parti’yi kurdu.
Açıkçası bu Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin beklemekten çok istediği bir şeydi ve oldu. Dahası Kılıçdaroğlu bu ayrılışla partinin "büyük ölçüde" arındığını da ifade etti. Bu ifade, kalan "küçük ölçü"nün içinde kimlerin olduğunu da Kılıçdaroğlu tarafından bilindiği anlamına pekala gelebilir.
Ancak ilginç biçimde bu ayrılış, CHP’de sevinç değil bir telaş yaratmış görülüyor.
Yeni üye katılım toplantıları, parti elitlerinin entelektüel çıtalarını aşan CHP'yi bölme suçlamaları ve açıklamaları, CHP’yi destekleyen gazetecilerin parti ismindeki harflerden subliminal mesaj arayışları hatta sadece onların değil Cumhur İttifakı elitlerinin bile Yeni Parti’yi logosu dahil olmak üzere eleştirmeleri; duyulan telaşın organize bir hali gibi duruyor.
Ortada bir telaş olduğu açık.
Bu telaşa yol açan şey ne olabilir?
Öyle ya, mutlak butlan yönetimi Özel ve ekibinin partiden ayrılmaları için başta kurultayı toplamamak olmak üzere pek çok şey yaptı. Milletvekillerini disipline sevk etmekten il-ilçe başkanlarını görevden almaya, disipline sevk etmeye kadar çok şey yaptı.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde başarı elde eden neredeyse tüm il başkanları görevden alınıp bazı illerde yerlerine CHP’li olmayanlar dahil atandı.
Özel ve ekibi, butlan yönetiminin tüm negatif tutumuna rağmen partide kalma konusunda çok çaba harcadı. Ne zaman ki, bölge istinaf mahkemesinin 56 gün sonra adli tatilin başlamasına bir gün kala Yargıtay’a yollaması ve dosya incelemesi sonbahara (sürpriz aşağıda) kalınca; Yeni Parti’nin yolu fiili olarak açıldı.
TELAŞIN İKİ NEDENİ
CHP’de hissettiğim telaşın iki nedeni var.
İlki evet Özel ve ekibinin gitmesini istiyorlardı ama 91 milletvekilinin birden ayrılmasını beklemiyorlardı. Beklentileri bu sayının 40-45 olması yönünde idi. Ki bu, ekranlarda da kulis bilgisi olarak sıkça ifade edildi.
Özel ile birlikte aynı anda 91 milletvekilinin ayrılması Yeni Parti’yi ana muhalefet partisi yaptığı gibi CHP’yi de bir anda 44 milletvekili ile 5. parti durumuna düşürdü. Ki 44 milletvekilinin sonbahara doğru daha da düşmesi olasılık dahilinde.
Bu CHP’deki telaşın ilk nedeni.
Bununla bağlantılı ikinci neden de, mutlak butlan yönetiminin parti tabanı ve toplumdan gelen tepkinin zaman içinde azalacağına olan inançtı.
Ne yazık ki, durum tam tersi oldu. Hem parti içinde ama daha çok da toplumsal tepkiler zaman içinde bırakın azalmayı tam tersine güçlenerek arttı.
Özel’in 21 Mayıs mutlak butlan kararı sonrası gittiği 24 ilde sadece partililer değil onlardan daha fazla farklı toplumsal kesimlerden geldi.
Bu açıdan sıkça ifade ettiğim üzere Yeni Parti’yi hukuki olarak Özel ve ekibi kursa da; kurulmasının yolunu açan ve baskı yapan toplumun kendisidir.
Partililerin sahiplenmesi kadar farklı toplumsal kesimlerin Yeni Parti’yi sahiplenmesi, partinin oy potansiyelini göstermesi açısından da önemlidir.
Yeni Parti’nin kurulması ile Meclis’te 5. parti durumuna düşen CHP, telaşa kapılmakta haklı.
Ama onları bu telaştan kurtaracak olan siyaseten Yeni Parti’yi eleştirmek, tartışmaları kişiselleştirmek, geçiş sürecinde yaşananlar üzerinden küçük iktidar alanını korumak değil tam tersine Erdoğan ve iktidarını siyaseten eleştirmek ve “arınma” siyaseti dahil olmak üzere alternatif bir Türkiye vizyonu ortaya koymakla olur.
Aksi halde siyasete küçülme ve büzüşme kaçınılmaz olur.
SÜRPRİZ GELİŞME (Mİ?)
Bu arada bir parantez açarak medyaya yansıyan bir haberi not edelim. Adli tatil olmasına rağmen
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin, CHP kurultay davasında, "mutlak butlan" nedeniyle Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması kararını ön incelemeye aldı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, esas numarası vererek dosyayı kaydetti, ardından ön incelemeye aldı.
Ön inceleme aşamasında eksiklik tespit edilmezse Dairece dosya daha sonra esastan incelenecek ve "mutlak butlan"a ilişkin kesin hüküm verilecek.
Bir sürpriz olur mu?
Olmazın olmadığı bir zaman diliminde olduğumuzu unutmayalım.
Odak Noktası 38 yazı Yeni Parti mi, Yeni Siyaset mi? CHP'nin kurumsal kimliğini ikiye bölen anketler ve hukuki krizlerin ötesinde; yargı kıskacına alınan muhalefetin, eski usul iç hesaplaşmaları bir kenara bırakıp demokratik iradeyi ve seçmen meşruiyetini koruyacak yepyeni, dirençli bir siyaset dilini inşa edip edemeyeceği tartışma konusu. "Yeni Parti mi, Yeni Siyaset mi?" odak noktasında bu gelişmeleri ele alan yazı ve söyleşilere yer vereceğiz. Tüm Yazılar

