Çeviri

Trump ve Xi’nin anlaşması için kişilik nakli gerekir*

ABD kendi başına, başka ülkelerden gelen ve içinde kritik Çin bileşenleri bulunan ürünleri engellemeye çalışabilir. Ama “Amca Steve” kendi kendini korumak için aile toplantısında bir tabak fırlatırsa, “Yenge Brenda” da hemen bir kâse fırlatabilir. Çinliler yakın zamanda bunu yapacakları konusunda açık bir uyarıda bulundular; tedarikçilerini cezalandıran ülkelere misilleme yapacaklarını belirten bir kararname yayınladılar. Bay Trump muhtemelen Çin ziyaretinden açıklayacak daha fazla şey istiyordu. Hiçbir şey alamamasının nedeni, Çin’in kendi gücüne dair algısıdır. Özellikle gergin bir aile toplantısını atlatmak dişleri sıkıp dayanmak anlamına gelebilir. Ama en azından konuşmayı denemek, tek başına dertlenmekten ve kavgadan çok daha yapıcıdır.

Yeni Arayış
Yeni Arayış Okuma süresi 5 dk
Trump ve Xi’nin anlaşması için kişilik nakli gerekir*
Yazı Boyutu

Bazı aile toplantılarında en iyi umudunuz, kimsenin sarhoş olup yumruk yumruğa girmemesidir. Başkan Trump ile Çin lideri Xi Jinping’in Perşembe ve Cuma günkü görüşmelerinden beklentiler de buna benzer şekilde düşüktü ve işler tam da bu şekilde ilerledi.

Trump ikilinin “muhteşem geleceği” ve Çinlilerin Amerikan malı alacağı konusunda birkaç sıcak söz söyledi ama toplantı, iki taraf arasındaki ticaret anlaşmazlıklarını çözme konusunda net bir ilerleme olmadan sona erdi.

Sonuç, ev sahibinin neşeyle “Hepinizin anlaşması ne kadar güzel” demesine, akrabalarının ise suratlarını asıp sessizce uzaklaşmasına benziyordu. Aile kavgaları ve ticaret görüşmeleri neredeyse her zaman hayal kırıklığı yarattığına göre, sormamız gereken soru şu: Daha iyisini yapabilir miydik?

Bizce mümkündü.

Hayali senaryomuzda Bay Trump, hükümetinin küresel ekonomik dengesizlikleri azaltmak için daha az borçlanarak yardımcı olabileceğini kabul ederdi. Çin hükümeti ise şirketlerini aşırı üretime yönelten teşvikleri kaldırır, vatandaşlarını daha fazla harcamaya ve ithalata teşvik ederdi. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, karşılıklı bağımlılığın ikisini de daha güvenli kıldığı konusunda anlaşır ve sonra kucaklaşırlardı.

Ancak bunun için Bay Trump ve Bay Xi’nin kişilik nakli yapması gerekirdi. Dolayısıyla daha gerçekçi olursak, gelecekteki herhangi bir anlaşma için üç gerçeği kabul etmek gerekiyor:

Birincisi, Çin hükümeti sübvansiyonlu ekonomik modelini değiştirmeye, ABD hükümeti veganlığı ulusal diyet ilan etmeye ne kadar istekliyse o kadar isteklidir; ikincisi hem ABD hem de Çin herhangi bir müzakerede sonucu etkileyecek önemli kaldıraç güçlereesahip; üçüncüsü, ikili görülen ABD-Çin ticaret ilişkisi dünyanın geri kalanını da kapsamaktadır.

İki taraf arasındaki güven seviyesi ise düşük kalmaya devam ediyor. ABD Ticaret Odası tarafından hazırlatılan son raporda Çin’in küresel tedarik zincirlerinde hâkim konumunu daha da pekiştirdiği anlatılıyordu. ABD müzakerecilerinin yıllardır yaşadığı hayal kırıklığından sonra, ortak kurallar yoluyla “düz bir oyun alanı” vaat etmenin ve Çinli bürokratların kapalı kapılar ardında o alanı tekrar eğmesinin bir anlamı yok. Ve eğer siz Bay Trump’ın sözünün eri olduğuna inanıyorsanız, size satacak süper bir kripto param var.

Ortak kurallarda anlaşmak mümkün değilse, sonuçlar üzerinden müzakere etmek çirkin ama daha pragmatik bir alternatiftir. Bu; bazı alanlarda ticaret engellerini aşmak için alım anlaşmaları anlamına gelebilir; diğerlerinde lisans onaylarının takası olabilir: Çin bazı nadir toprak elementlerini serbest bırakırken, ABD hükümeti bazı yüksek teknolojili çipleri göndermeyi kabul edebilir. Bu yöntem hantaldır, verimsizdir ve ticaret açığını düşürmesi son derece düşük ihtimaldir ama artan ihracat kontrolleri ve gümrük savaşlarının karşılıklı tırmanmasından iyidir.

ABD ve Çin’in her ikisi de ekonomik hâkimiyetlerini silah olarak kullanmaya çalıştığı için herhangi bir anlaşmanın gerçekten süreyle sınırlı olması gerekir. Bir yerde çok fazla üretimin yoğunlaşmasının verimli olabileceği ama aynı zamanda tehlikeli olduğu tartışma götürmez bir gerçek. Uzun vadeli bir ticaret anlaşması açıklamak, şirketlere ilişkinin yolunda olduğu ve buna bağlı üretim süreçlerinin risksiz olduğu sinyalini verebilir.

Doğrusunu söylemek gerekirse, ABD ve Çin liderleri geçen hafta buluştuklarında kalıcı bir anlaşma yaptıklarını hiç iddia etmediler. Daha iyisini yapmak, yakın gelecekte büyük ve kalıcı bir yumuşama fikrinden resmen vazgeçmek ve beklentileri en az yılda bir kez sıfırlama hedefi koymak anlamına gelebilir.

Hiçbir taraf yumruklarını indirmeyecekse, bir ticaret anlaşması iki ülkenin birbirine daha az bağımlı olma yarışını yönetmesine ve olası sıkışmaların önlenmesine yardımcı olmalıdır.

“Yükümlülükleri İzleme Örgütü” diye bir şey hayal edin; bu örgüt, arzın tek bir ülkede aşırı yoğunlaştığı durumları tespit etsin. Uluslararası bir rekabet düzenleyicisi gibi yoğunlaşmış pazar gücünü avlasın. Böyle durumlar tespit edildiğinde örneğin Çin’in nadir toprak elementlerindeki hâkimiyeti gibi bir durumda diğer ülke misilleme olmadan o hâkim konumu azaltmak için harekete geçme hakkına sahip olacak ve örneğin ithalatı kısıtlama şansına sahip olacaktır.

Nasıl yapılırsa yapılsın, iki taraf da ticaret anlaşmazlıklarının kontrolden çıkmasını önlemenin bir yolunu bulmak durumunda. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, “Ticaret Kurulu” önerisinde bulundu; bu kurulun “hassas olmayan” mallarda gümrük vergilerini düşürerek Çin’le ticaret ilişkilerini yönetmesi öngörülüyor.  Böyle bir kurul, ABD hedeflerini Bay Trump’ın sosyal medya paylaşımlarından daha diplomatik bir şekilde iletmenin bir yolunu sağlarsa işe yarayabilecek potansiyel kazanacaktır. Bay Greer, hangi ürünlerin “hassas olmayan” ve nispeten serbestçe ticareti yapılabilir sayılacağı konusunda ise kamuoyundan görüş isteneceğini açıkladı.

Trump yönetimi büyük aile toplantılarını sevmiyor gibi görünüyor; şikayetleri birebir halletmeyi tercih ediyor. Bloomberg’e Cuma günü verdiği röportajda Bay Greer, Çinlilerin ateşkesin bir parçası olarak gümrük vergilerini kabul ettiğini ima etti ancak ne kadar yüksek olacağı konusunda net konuşmadı. Amaç Çin’le ticaret bağlarını gevşetmekse, bu engellerin bir etkisi olabilir: Geçen yıl nispeten yüksek gümrük vergileri nedeniyle Çin’in ABD’ye ihracatı bir önceki yıla göre neredeyse %30 düştü. Dünyanın geri kalan ülkeleri de yeni ticaret engelleriyle karşılaştı ama onlar kadar yüksek değildi; onların ABD’ye ihracatı ise %9 arttı.

Ancak amaç her iki ülkenin de birbirine tehlikeli derecede bağımlı olmasını engellemekse, sadece Çin ve ABD arasındaki ticarete bu kadar yoğunlaşmak sorunu tedarik zincirinin daha gerisine itme riski taşır; çünkü mallar başka ülkeler üzerinden de yönlendirilebilmektedir.

ABD kendi başına, başka ülkelerden gelen ve içinde kritik Çin bileşenleri bulunan ürünleri engellemeye çalışabilir. Ama “Amca Steve” kendi kendini korumak için aile toplantısında bir tabak fırlatırsa, “Yenge Brenda” da hemen bir kâse fırlatabilir. Çinliler yakın zamanda bunu yapacakları konusunda açık bir uyarıda bulundular; tedarikçilerini cezalandıran ülkelere misilleme yapacaklarını belirten bir kararname yayınladılar.

Bay Trump muhtemelen Çin ziyaretinden açıklayacak daha fazla şey istiyordu. Hiçbir şey alamamasının nedeni, Çin’in kendi gücüne dair algısıdır. Özellikle gergin bir aile toplantısını atlatmak dişleri sıkıp dayanmak anlamına gelebilir. Ama en azından konuşmayı denemek, tek başına dertlenmekten  ve kavgadan çok daha yapıcıdır.

* Soumaya Keynes (Financial Times’ta ekonomi köşe yazarı) & Chad P. Bown (Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı)

Çeviren: Çağatay Arslan

Orijinal Bağlantı: https://www.nytimes.com/2026/05/17/opinion/trump-china-xi-trade.html 

Odak Noktası 6 yazı ABD-Çin Zirvesi ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Cinping, 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Pekin'de çok kritik bir zirvede bir araya geldi. Bu görüşme, 2017'den bu yana bir ABD başkanının Çin topraklarına gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret olması açısından büyük önem taşıyor. Yazarlarımız bu buluşmanın yankıları sizin için analiz etti. Tüm Yazılar

Bu çeviriyi paylaşın

"Trump ve Xi’nin anlaşması için kişilik nakli gerekir*"

Dünyadan Diğer Sesler