"Eski Türkiye" söylemi bugün iktidarın dilinde, daha çok muhalefetin siyasal konumunu tanımlamak için kullanılan bir kavrama dönüştü. Oysa bu söylemin çağdaşlık ya da yenilikle doğrudan bir ilgisi olduğu söylenemez. Cumhuriyet'in kuruluşuyla başlayan döneme gönderme yapılırken, aslında Demokrat Parti yıllarında siyasete giren "devri sabık" anlayışı yeniden hatırlatılıyor.

Ne var ki bugün "eski" olarak nitelendirilebilecek uygulamaların önemli bir bölümünün bizzat mevcut iktidar tarafından hayata geçirildiği de yadsınamaz. 

Güncel siyasi tartışmaların ötesine bakıldığında, Türkiye'nin artık eski kalıpları aşacak yeni bir siyasal modeli tartışmasının zamanı gelmiştir. CHP'de Özgür Özel'in genel başkanlığa seçilmesinin ardından yaşanan süreç ve parti üzerindeki yargı kaynaklı müdahaleler, birçok kişiye "Eski Türkiye" anlayışının güncellenmiş halini hatırlatmaktadır.

Öte yandan iktidarın ekonomi politikaları, gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirirken kendi toplumsal desteğini de giderek aşındırmaktadır. Bu tabloya yargı baskısı ve kamu gücüne dayalı siyasal hamlelerin eklenmesi, seçmen nezdindeki tepkiyi azaltmak yerine büyütmektedir.

Türkiye, eski ile yeni arasında tercih yapmak zorunda olduğu, tarihsel bir yol ayrımına gelmiştir.

CHP seçmeninin ezici çoğunluğunun, parti üzerindeki baskılara karşın seçilmiş yönetime sahip çıktığı görülmektedir. Özgür Özel'in ülkenin farklı bölgelerinde gördüğü yoğun ilgi de bunun önemli göstergelerinden biridir.

Elbette Özel ve çalışma arkadaşlarının önceliği, parti yönetimini yeniden tamamen seçilmiş organların iradesine bırakmak olabilir. Olağan dönemlerde bu yaklaşım son derece anlaşılırdır. Ancak Türkiye'nin içinden geçtiği olağanüstü koşullar, Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu'nu yalnızca CHP'nin geleceğini değil, Türkiye'nin geleceğini de düşünmeye zorlamaktadır.

Bu nedenle yeni bir siyasal oluşum tartışılması gereken seçeneklerden biri hâline gelmiştir. Türkiye'nin demokrasi tarihinde bunun çok sayıda örneği vardır. Dahası, kamuoyu araştırmaları, yeni bir siyasal girişimin toplumun geniş kesimlerinde yeni bir umut yaratabileceğine işaret etmektedir.

Kuşkusuz yeni bir oluşumun kuruluş sürecinde "eski" ile "yeni" arasındaki sınırları belirlemek kolay olmayacaktır. Ancak asıl önemli olan, bugün yaşanan sorunların temelinde yatan ve yıllardır ertelenen yapısal sorunların doğru yönetmelerle saptanamsıdır.

Bu nedenle hazırlanacak bir parti programının yalnızca eleştirilerden değil, somut çözüm önerilerinden oluşması gerekir. Kayıt dışı ekonomi ve kara para ile etkin mücadele, vergi sisteminin adalet temelinde yeniden düzenlenmesi, dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının azaltılması ve vergi gelirlerinin ağırlıklı olarak kazanç üzerinden sağlanması, toplumun güvenini artıracak temel güvenceler arasında yer alabilir.

Aynı şekilde, TBMM'nin denetim ve yasama işlevini güçlendirecek düzenlemeler de programın vazgeçilmez başlıklarından biri olmalıdır. Genel Kurul çalışmalarının belirli bir takvime bağlanması, buna karşılık ihtisas komisyonlarının yıl boyunca etkin biçimde çalışması, kamuoyunda yasama organının saygınlığını yeniden güçlendirebilir.

Yerel yönetimlerin giderek artan biçimde merkezi idareye bağımlı hâle gelmesi de çözüm bekleyen temel sorunlardan biridir. Görevden uzaklaştırılan ya da tutuklanan belediye başkanları sonrasında ortaya çıkan tablo, yerel demokrasinin daha güçlü güvencelere ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Güçlendirilmiş yerel yönetimler, yalnızca belediyelerin değil, demokratik rejimin de en sağlam dayanaklarından biri olacaktır.

Sonuç olarak mesele yalnızca CHP'nin geleceği değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin geleceğini hangi siyasal anlayışın ve hangi demokratik modelin şekillendireceğidir.

Odak Noktası 23 yazı Yeni Parti mi, Yeni Siyaset mi? CHP'nin kurumsal kimliğini ikiye bölen anketler ve hukuki krizlerin ötesinde; yargı kıskacına alınan muhalefetin, eski usul iç hesaplaşmaları bir kenara bırakıp demokratik iradeyi ve seçmen meşruiyetini koruyacak yepyeni, dirençli bir siyaset dilini inşa edip edemeyeceği tartışma konusu. "Yeni Parti mi, Yeni Siyaset mi?" odak noktasında bu gelişmeleri ele alan yazı ve söyleşilere yer vereceğiz. Tüm Yazılar