“Saçlar uzar.

Zor günler aşılır.

Kalp iyileşir.

Ve zaman, her şeyi yerli yerine koyar.

Sabret…”

Bazı cümleler vardır; insan onları sadece okumaz, içinde yaşar. Çünkü hayatın bazı dönemlerinde insanın ihtiyacı olan şey büyük nasihatler değil, küçük ama gerçek bir hatırlatmadır: Hiçbir şey sonsuza kadar aynı kalmaz.

İnsan en çok da acının içindeyken yanılır buna. Üzüntünün hiç geçmeyeceğini, özlemin hep aynı ağırlıkta kalacağını sanır. Oysa ruh dediğimiz şey durağan değildir. Sürekli dönüşür, şekil değiştirir, kabuk yeniler. Bugün içini yoran şey, yarın sana başka bir göz kazandırabilir. Şimdi seni kıran bir deneyim, yıllar sonra seni daha derin, daha anlayan bir insana dönüştürebilir.

Oğuz Atay’ın bir cümlesi vardır:

“İnsan, alıştığı her şeyi unutur.”

Belki de mesele unutmak değildir aslında. İnsan bazı şeyleri kalbinin merkezinden alıp hayatının daha sessiz bir yerine taşır. İlk gün nefes alamam dediği acıyla, bir süre sonra yaşamayı öğrenir. Çünkü insan zihni, sandığından çok daha güçlü bir uyum mekanizmasına sahiptir. En büyük yaralar bile zamanla biçim değiştirir.

Doğa bunu her gün anlatıyor bize. Kuruyan bir dal, bahar geldiğinde yeniden filiz verir. Yağmur toprağa düşer, sonra göğe geri yükselir. Hiçbir mevsim sonsuza kadar sürmez. İnsan da doğanın dışında değildir. İçimizde sürekli eski bir şey ölür, yeni bir şey doğar.

Bazen bir ilişkinin bitmesi, insanın kendine dönüşünün başlangıcı olur. Bazen yalnızlık, yıllardır bastırılan sesi duyurur. Bazı kayıplar can yakar ama aynı zamanda insanın içindeki fazlalıkları da alır götürür. Çünkü hayat yalnızca sahip olduklarımızla değil, geride bıraktıklarımızla da şekillenir.

Ve zaman…

Gençken insan zamanı düşman sanıyor. Oysa zaman çoğu zaman sessiz bir iyileştirici. Hemen değil belki ama yavaş yavaş… İlk gün içinden çıkılmaz gelen şeyin keskinliği azalıyor. Bir zamanlar adını duyunca kalbinin sıkıştığı insanlar, gün geliyor sıradan bir anıya dönüşüyor. Çünkü hiçbir duygu sonsuza kadar aynı yoğunlukta kalmıyor.

Belki büyümek de budur zaten; hayatın değişmesine direnmemeyi öğrenmek.

Çünkü bazı şeyler gider. Bazı şeyler dönüşür. Bazı şeyler ise tam kırıldığını sandığın yerde seni yeniden kurar.

Ve insan, düşündüğünden çok daha dayanıklıdır.