İYİ Parti dağılıyor mu?

İYİ Parti dağılıyor mu?

Başarı gelmez, geleceğe umutla bakmayı mümkün kılacak ölçüde bir oy oranına ulaşılamazsa Kılıçdaroğlu için işletilen sürecin Akşeneri de içine alması içten bile değil. Lider değişimi gündeme gelebilir. İYİ Parti, taban ve kadro genişliği bakımından hala çok önemli bir aktör. Bu durum nedeniyle partinin karşı karşıya kalacağı olası bir kırılma CHP, MHP ve AKPnin iştahını şimdiden kabartıyor. 

Kamuoyuna yansıyan İYİ Parti tartışmalarının büyük bir kısmı iki kelime veya kavramın etrafında şekilleniyor: Bunlar sırasıyla “ittifak” ve “istifa”dır. İYİ Parti 2018’den 2023’e kadar özel olarak CHP, genel olarak ise diğer Millet İttifakı partileriyle işbirliği içinde oldu. İttifak, İYİ Parti’nin hem içinde yer aldığı hem de dışına çıkabildiği bir mekanizma olarak iş gördü. Epey sayıda İYİ Partili CHP’yle yakın siyasi işbirliğine karşı çıktı. Bu kesimlere göre partinin hâkim çizgisi milliyetçi-muhafazakâr perspektif olmalıydı.

Akşener, Ümit Özdağ ve Yavuz Ağıralioğlu gibi isimlerle bağını koparak ülkücü anlayışın partinin ana ideolojik omurgası olmasına tam izin vermedi. Ancak aşırı milliyetçi ekibe karşı mesafe konulsa da onların tezleri tümüyle göz ardı edilmedi. Kılıçdaroğlu’na karşı çıkan Ağıralioğlu partide barınamadı. Ama Akşener’in kendisi de Kılıçdaroğlu’na karşı çıktı. Ümit Özdağ parti içinde ötekileştirildi. Ama Zafer Partisi’nin aldığı oy ve toplumdaki etkinliği Özdağ’ın ortaya koyduğu söylem setini tümüyle ihmal etmenin imkânsız olduğunu gösterdi.

14-28 Mayıs sonrası süreçte ise aynı dışlama eğilimi bu sefer liberal ekibe yönelik olarak işlemekte. Aytun Çıray, Bahadır Erdem ve Durmuş Yılmaz istifa etti. Ayrıca pek çok yorumcunun hakkaniyetli bir şekilde gözlemlediği üzere bu yaprak dökümü buzdağının sadece görünen kısmı. Çünkü çok sayıda il ve ilçe yöneticisi seçimleri takip eden süreçte İYİ Parti’yi bıraktı. Akşener liderliğinin İstanbul ve Ankara’da CHP karşısına aday çıkaracak bir siyaset tarzını benimsemesiyle bu iki ildeki İYİ Parti varlığı daha da minimalize oldu.

İdeolojik doğrultudaki istikrarsızlığın partiyi güçsüz düşürdüğü açıkça ortada. Bu durum İdris Nebi Hatipoğlu transferinde son örneği görüldüğü üzere, genel merkezle ters düşen aktörlerin bağımsız hareket etmesini kolaylaştırıyor. Yerelde istediğini yaptıramayan bir siyasetçi çok kolay bir şekilde ayrılabiliyor. İYİ Parti aradan geçen 6 yıla rağmen üyelerinde tam anlamıyla duygusal bağlılık yaratabilmiş değil. Bu eksikliğe güçsüzlük algısı da eklenince kopuşlar birbirini izliyor.

Yerel seçimler İYİ Parti’nin bütünlüğü bakımından kritik bir öneme sahip. Müstakil siyaset çıkışıyla girdikleri yolda başarılı olmak zorundalar. CHP’yle aralarına mesafe koydukları için olumsuz bir sonuç karşısında suçlayacakları herhangi bir ötekisi yok artık partinin. Başarı gelmez, geleceğe umutla bakmayı mümkün kılacak ölçüde bir oy oranına ulaşılamazsa Kılıçdaroğlu için işletilen sürecin Akşener’i de içine alması içten bile değil. Lider değişimi gündeme gelebilir. İYİ Parti, taban ve kadro genişliği bakımından hala çok önemli bir aktör. Bu durum nedeniyle partinin karşı karşıya kalacağı olası bir kırılma CHP, MHP ve AKP’nin iştahını şimdiden kabartıyor.

Armağan Öztürk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir