NATO Ankara zirvesi toplantısına 10 gün kaldı.

Ankara toz duman içinde toplantının güvenliği bahanesiyle yapılan gözaltı ve tutuklamalar hız kesmiyor.

Son alınan bilgilere göre 103 kişinin tutuklandığı yönünde, gözaltı sayısı çok değişken olduğundan sayı vermek oldukça zor görünüyor.

Yargı makamlar tutuklamaları olasılıklar üzerinden yaparak “siz muhtemelen terör örgütü üyesi olabilirsiniz.” İddiasıyla yapıyorlar.

Yani “kanaat yargısı” bu anlayışı daha çok askeri darbe dönemi yargılamalarından biliyoruz.

Eh mevcut dikta rejiminin askeri darbe dönemlerinde başka bir şeye benzemediği için bildik durumlarla karşı karşıyayız.

Ankara toz duman dedik ya yıkıyorlar yapıyorlar, yeni havalimanı açıyorlar, protokol yolu üzerinden şehre varıncaya kadar istemedikleri görüntüleri malzemelerle kapatıyorlar.

Önemli caddeleri trafiğe kapalı tutulacak. Ortalıkta kimse gözükmesin mantığıyla kimi kamu kurumlarını tatil ediyorlar ve kırmızı güvenlik noktası olarak belirlenen noktalara giriş ve çıkışlar tamamen yasak ve sayısız güvenlik elemanı bu süreçte görev yapacak.

Bu arada merak etmeyin diye yazıyorum,

Fransa Cumhurbaşkanı Macron için sabah koşusu yapacağı parkurda ayarlandı. Kimi parklara ve parkurlara vatandaşın girmesi yasak tabii…

Evet NATO toplantısı Ankara’da bu ağır baskı ve yasaklar altında yapılacak.

Merak ettim geçtiğimiz yıl NATO zirvesi Hollanda’nın Lahey şehrinde yapılmıştı acaba orada da Ankara benzeri önlemler alınmış mıdır? Bakmak lazım…

Şimdi gelelim toplantıları izlemek için başvuruda bulunan gazetecilerin durumuna…

NATO akreditasyon komitesi hemen iktidara muhalif olan medya gruplarından yapılan başvuruları reddetti.

Bu durum üzerine ortaya çıkan tepkiler nedeniyle bir açıklama yapmak zorunda kaldılar ve mealen dediler ki “NATO karargâhı dışında yapılan toplantılarda akreditasyonu toplantı yapılan ülkelerin tercihlerine göre veriyoruz.” diyerek topu Türkiye’ye attılar.

Demek neymiş İktidar diyor ki “bu gazeteciler bana muhalif bunlara akreditasyon verme ha.”

Türkiye bugünkü siyasi ve ekonomik görünümüyle NATO üyeliği için başvuruda bulunsa acaba ittifak bu başvuruyu kabul eder miydi? 

Demokratik ülkelerin bir araya gelerek kurduğu savunma ittifakı NATO demokratik olmayan bir ülkede yaptığı toplantıda basın özgürlüğü bakımından böyle bir haksızlığa çanak tutmuş oluyor.

Gelelim zirvenin gündemine…

Zirvenin Rusya-Ukrayna ve İran savaşı gölgesinde yapılmış olması ayrı zirveye ayrı bir önem kazandırıyor.  

Ayrıca ABD ile NATO'nun Avrupa kanadı arasındaki görüş ayrılıklarının arttığı, ittifakın geleceğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleştirilecek Ankara zirvesinde, NATO'nun önümüzdeki yıllara ilişkin Bu kapsamda öne çıkan ana gündem başlıkları NATO'nun geleceği, savunma harcamaları, yük paylaşımı, Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenliği ve Orta Doğu'daki gelişmeler olarak sıralanıyor.

Yol haritası şekillendirilecek.

Yine zirvenin öne çıkan başlıklarından biri de müttefiklerin özellikle de Avrupa ülkelerinin savunmaya ayırdıkları bütçe olacak. ABD'nin Avrupa'nın savunmasındaki rolünü kademeli olarak azaltma eğilimi sonrasında Avrupa ülkeleri 2025 Lahey zirvesinde alınan karar kapsamında savunma harcamalarını artırma yoluna gitmişti. Bu yılki zirvede de "yük paylaşımı" konusu yine ağırlıklı olarak öne çıkacak ve özellikle Avrupa ülkelerinin attığı adımlar değerlendirilecek.

2025 Lahey Zirvesi'nde alınan, gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 5'i hedefinin (yüzde 3,5 klasik savunma harcamaları, yüzde 1,5 bağlantılı harcamalar olmak üzere) Ankara'da irdelenmesi bekleniyor.

Bu arada Türkiye bu hedefe en geç 2030 yılı sonunda ulaşmayı planlıyor. Türkiye ekonomisi için bunun karşılığı 2026 tahmini GSYİH bakımından 82 milyar USD demek yani ekmek ve iş bulunamayan ülke silaha devasa bir bütçe ayıracak bu herkes için daha da yoksullaşmak demektir.

Evet NATO Ankara zirvesine son üyeler İsveç ve Finlandiya dahil 32 üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları katılacak tabi burada Erdoğan’ın ayak dirediği sonra her zaman ki gibi “tamam” dediği İsveç’te katılıyor.

Yalnız katılım bununla sınırlı değil AB misyonu temsilcileri, Ukrayna devlet başkanı Vlodomir Zelenski yanı sıra Pasifik ve Ortadoğu ülkelerinden de katılım olacak.

Bu zirvenin sonuçları arasında oldukça önemli bir soru cevap bulacak; bakalım bu zirve ile NATO, soğuk savaş yılları strateji ve savunma politikalarının eskimişliği ile birlik ve beraberlik içinde yoluna devam edebilecek bir iradeye sahip olduğunu gösterecek mi yoksa yeni bir küresel yumuşama ve barış stratejisi ile farklı bir yapılanmaya dönüşecek mi?

Şimdilik Çin ve Rusya faktörü dikkate alındığında zor bir soru ama her zaman güncel bir soru…