Ya Hamas gidecek ya Netanyahu!

Ya Hamas gidecek ya Netanyahu!

Savaş, Netanyahu için tek çıkış yolu. Ama tehlikeli aynı zamanda. Makul bir sürede iç kamuoyuna bir başarı hikâyesi yazamazsa, tıpkı Zelensky gibi, zor bir dönem ile karşılaşacak. Bu dönemin sonucunda belki yargılanmaz ama siyasetten emekliye ayrılmak zorunda kalabilir. Peki başarabilir mi? Çok zor.

İsrail ateşkesi uzatmadı. Netanyahu’nun başka şansı da yok zaten. Hamas’ın saldırısından sonra büyük bir başarı hikâyesi yazacağı bir atraksiyon gerçekleştirmesi gerekiyordu ve istediğini şu ana kadar elde edebilmiş değil.

Durursa düşecek.

İsrail ordusu saldırılarına devam ettikçe bazı gerçekler daha da belirginleşiyor:

İsrail’in uzun vadeli planı, geçmişten bu yana (Hamas 7 Ekim saldırısını yapmasaydı da), Filistin bölgelerini teke düşürmek ve izole bir Filistin bölgesi ile devam etmekti. Bu bölgelerden devam edecek ve Filistin bölgesi olarak tercih edilen elbette Batı Şeria olacaktı.

Batı Şeria, İsrail devleti haritası göz önüne alındığında, bu izolasyon için daha uygun. Ürdün ile doğal sınır zaten. Ürdün, eskiden Trans Ürdün’dü ve bu bölge doğal Filistin Arap’ı bölgesi. Halen Ürdün’de 3,5 milyon Filistinli yaşıyor ve Batı Şeria ile rahatça entegre olabilirler.

Batı Şeria, diğer yandan, daha geniş topraklar olarak Oslo anlaşmalarına uygun idari yapılanmanın adım adım uygulanacağı, Yahudilerin bundan sonra da “genişlemesine” olanak veren bir bölge.

Mahmut Abbas gibi “pasif” bir liderin hâkim olduğu bölge. Uluslararası alanda tanınan, kabul edilen, sözde parlamento ve hükümet de Batı Şeria’da.

Yani idari bakımdan kendisine dikensiz bir bahçe oluşturmak isteyen İsrail için, içeride de uluslararası ilişkiler bakımından da Batı Şeria çok uygun gibi duruyor. Bu, elbette Batı Şeria’da hiçbir direniş ile karşılaşmayacağı anlamına gelmiyor. Ancak Batı Şeria Gazze gibi “konsantre” değil, bu nedenle daha kolay hedef olabilir. Diğer yandan Gazze Şeridi’nin hedef olmayı gerektirecek başka özellikleri var.

Netanyahunun, son dönemde iç politikada yaşadığı ve her an kellesine mal olacak süreç de göz önüne alınacak olursa, savaşmaktan başka çaresinin olmadığı görülür.

İsrail haritasını göz önüne aldığımızda, kıyı boyunca Akdeniz’den kesildiği tek yer Gazze Şeridi.Gazze Şeridi sadece, İsrail’in o bölgedeki rezervlerine yakın hacimde gaza sahip olduğu için değil, İsrail’i o bölgede Akdeniz’den ayırdığı için de önemli.

Bu nedenle Batı Şeria’ya göre stratejik önemi çok daha büyük.

Diğer yandan 2 önemli güzergahın ya üstünde ya da çok yakınında.

ABD’nin, Çin’in Yeni İpek Yolu projesine alternatif güzergâh, İsrail’in Hayfa Limanı’nı da içeriyor. Bu da yolun güvenliğinin riskli olduğu anlamına geliyor.

Diğer taraftan İsrail’in, Mısır’ın mutlak kanal egemenliğine son vermek için hayal ettiği bir proje var: Alternatif Süveyş Kanalı (Ben Gurion Kanalı). Bu Kanal’ın hayata geçirilmesi çok büyük paralar gerektiriyor. Ancak daha önemli olan yine güvenlik.
Batı Şeria Tel Aviv’e bir tehlike oluşturmuyor ama son süreçte isimleri çok geçmese de diğer örgütler ile birlikte Gazze’nin atış menzili Tel Aviv’e kadar uzanıyor.

Netanyahu, Hamas’ı yenmesi ya da öyle yapamasa da halkını ikna etmeyi başarabilecek mi bilinmez. Başaramazsa kesin olan şu: Kendisi gidecek.

Yani Gazze Şeridi, birçok bakımdan İsrail açısından giderilmesi gereken bir sorun. Dolayısıyla Netanyahu’nun ısrarına, gökte ararken yerde bulduğu fırsata buradan da bakmak lazım.

Netanyahu’nun, son dönemde iç politikada yaşadığı ve her an kellesine mal olacak süreç de göz önüne alınacak olursa, savaşmaktan başka çaresinin olmadığı görülür.

Savaş, Netanyahu için tek çıkış yolu. Ama tehlikeli aynı zamanda. Makul bir sürede iç kamuoyuna bir başarı hikâyesi yazamazsa, tıpkı Zelensky gibi, zor bir dönem ile karşılaşacak. Bu dönemin sonucunda belki yargılanmaz ama siyasetten emekliye ayrılmak zorunda kalabilir.

Peki başarabilir mi?

Çok zor. Hamas bu şekilde devam edebildiği sürece, İsrail ordusunun Hamas’ı alt edebilme ihtimali sıfıra yakın. Çatışmaların, bombardımanın Han Yunus’a yayılması bu nedenle. “Gazze’de bir şey bulamadık/Varsa da ortaya çıkaramadık” demenin itirafıdır Han Yunus’a saldırılar.

Diğer yandan, uzun vadeli planın hedeflerin ne olduğunun anlaşılabilmesi açısından da Han Yunus saldırıları önemli.

Netanyahu, Hamas’ı yenmesi ya da öyle yapamasa da halkını ikna etmeyi başarabilecek mi bilinmez. Başaramazsa kesin olan şu: Kendisi gidecek.

Musa Özuğurlu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir