Yargıtay, bir kişinin hasta eşine karşı sorumluluklarını yerine getirmemesinin evlilik birliğini temelden sarsan bir davranış olduğuna hükmetti. Bu durum, Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca duygusal şiddet ve ağır kusur olarak nitelendirildi.
Daha önce Aile Mahkemesi'ne başvuran davacı koca, eşinin kendisini hor gördüğünü, evden kovduğunu ve ekonomik özgürlüğünü kısıtladığını iddia ederek boşanma talebinde bulunmuştu. Evden uzaklaştırıldıktan sonra sokaklarda kaldığını ve soğuktan korunmak için camiye sığındığını belirtmişti.
Davalı eş ise iddiaları reddederek, kocasının evlilik görevlerini yerine getirmediğini savundu. Kendi sağlık sorunları nedeniyle eşine bakamayacağını, bu durumun onun kusuru olmadığını ve kocasının hastalığını bir kusur olarak gördüğünü ileri sürdü. Ayrıca kocasının camide kalmasının hastalığından kaçmak isteğinden kaynaklandığını iddia etti.
Aile Mahkemesi, başlangıçta davacının kusurlu olduğuna ve davalının kusurlarını ispatlayamadığı gerekçesiyle boşanma davasını reddetmişti. Ancak davacı kocanın itirazı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, hasta eşe bakmamanın boşanma sebebi olduğuna karar vererek Aile Mahkemesi'nin kararını bozdu ve davalı kocanın kusurlu olduğuna hükmetti.

