22 Temmuz Çarşamba günü küresel borsalar, teknoloji hisselerindeki canlanma ile enerji maliyetlerindeki artış arasında yönünü bulmaya çalıştı. Asya piyasalarında yarı iletken üreticilerinin öncülük ettiği yükseliş dikkat çekerken, Hong Kong bu ivmeye katılmadı. Türkiye saatiyle 07.50'de Avrupa vadeli endeksleri sınırlı bir artış gösterirken, ABD vadeli endeksleri hafif ekside seyrediyordu.
Asya-Pasifik bölgesinde MSCI endeksi, Japonya hariç, yüzde 1,3'lük bir artışla ikinci işlem gününe de kazançla başladı. Özellikle Güney Kore'de Kospi endeksi gün içinde yüzde 6,2'ye kadar yükselerek bölgenin en güçlü performansı sergiledi. Japonya'da Nikkei 225 yüzde 1,9 artarken, Avustralya S&P/ASX 200 ve Şanghay Bileşik Endeksi de yükseliş kaydetti. Ancak Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,7 düşerek, teknoloji rallisinin bölgeye eşit yayılmadığı sinyalini verdi.
Asya borsalarındaki yükselişte çip ve bellek üreticileri başrolü üstlendi. Güney Kore'nin yarı iletken ihracatındaki üç katına varan artış ve Tayvan'ın ihracat siparişlerindeki beklentilerin aşılması, sektöre olan talebi destekledi. Yapay zeka sunucuları, veri merkezleri ve bellek ürünlerine olan talep, Asyalı teknoloji devlerinin hisselerine olumlu yansıdı. Wall Street'te Micron Technology yüzde 12,2, Nvidia ise yüzde 2 değer kazandı. Bu hareketlilik, geçen haftaki sert satışların ardından gelen tepki alımlarını hızlandırdı.
Wall Street'te S&P 500 endeksi yüzde 0,89 artışla üç günlük düşüş serisini sonlandırdı. Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,29 yükselirken, Dow Jones Sanayi Endeksi de yüzde 0,74'lük bir artışla günü tamamladı. Teknoloji sektörü Wall Street'te en güçlü performansı gösterirken, tüketici ürünleri ve enerji maliyetlerine duyarlı sektörler daha zayıf kaldı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,63 civarında seyretmesine rağmen teknoloji hisselerindeki yükseliş, yatırımcıların kısa vadeli bilanço beklentilerine odaklandığını gösterdi.
Önceki günkü yükselişin ardından ABD vadeli endekslerinde hafif kar satışları gözlendi. S&P 500 vadeli endeksi yüzde 0,1'in üzerinde gerilerken, Nasdaq vadeli endeksindeki kayıp yüzde 0,3'ü aştı. Dow Jones vadeli endeksi de benzer bir düşüş kaydetti. Bu durum, Wall Street açılışında güçlü yükselişin doğrudan devam etmeyebileceğine işaret etti. Yatırımcıların odağında ise Alphabet ve Tesla'nın açıklayacağı bilançolar bulunuyor. Bu sonuçların, sadece bu şirketlerin hisselerini değil, aynı zamanda yapay zeka yatırımları ve teknoloji harcamalarına ilişkin beklentileri de etkilemesi bekleniyor.
Avrupa borsalarının güne hafif yükselişle başlaması beklenirken, bölge genelini izleyen vadeli endeksler yüzde 0,1 civarında artış gösterdi. Almanya DAX ve İngiltere FTSE vadeli endeksleri yaklaşık yüzde 0,3 yükseldi. Euro Stoxx 50 vadeli kontratı ise 6 bin 313 puan civarında işlem gördü. Avrupa piyasalarının yönünde enerji fiyatları, şirket bilançoları ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yarın açıklanacak faiz kararı belirleyici olacak. Petrol fiyatlarının yüksek seyri enerji şirketlerini desteklerken, ulaştırma, kimya ve sanayi gibi sektörlerin maliyetlerini artırabilir.
Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1'in üzerinde yükselerek 92 dolar seviyesine çıkarken, ABD ham petrolü de 85 doların üzerinde işlem gördü. Yemen'deki Husilerin saldırıları nedeniyle Kızıldeniz'de rota değiştiren tankerler ve Hürmüz Boğazı'ndaki düşük gemi trafiği, arz endişelerini körükledi. Yüksek petrol fiyatları, şirketlerin girdi maliyetlerini ve merkez bankalarının enflasyonla mücadele politikalarını etkileyerek küresel borsalar üzerindeki faiz baskısını artırabilir.
Dolar, Japon yeni karşısında 163 seviyesinin üzerinde seyrederken, yen bir önceki gün 1986'dan bu yana en düşük seviyesini görmüştü. Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama'nın döviz piyasasına müdahale sinyali, yenin kayıplarını sınırlasa da kalıcı bir toparlanma sağlamadı. Zayıf yen, Japon ihracatçıların gelirlerini desteklerken, yükselen petrol fiyatları enerji ithalatçısı Japonya'nın maliyetlerini artırarak borsalar üzerinde çift yönlü etki yaratıyor.
Alphabet'in bilançosunda reklam gelirleri, bulut hizmetleri ve yapay zeka harcamaları yakından izlenecek. Şirketin yeni yapay zeka modeliyle ilgili gecikmeler, yatırımcıların teknoloji planları hakkındaki sorularını artırdı. Tesla'nın ise iki yılı aşkın sürenin ardından ilk kez çeyreklik nakit çıkışı bildirmesi bekleniyor; yapay zeka, robotik ve üretim yatırımlarındaki artışın nakit akışına etkisi takip edilecek. IBM ve AT&T gibi şirketlerin de bilanço açıklamasıyla, teknoloji sektöründeki sermaye harcamalarına ilişkin mesajlar çip rallisinin devam edip etmeyeceğini belirleyecek.
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) iki günlük para politikası toplantısı 22 Temmuz'da başladı ve faiz kararı ile basın toplantısı 23 Temmuz Perşembe günü açıklanacak. Ekonomistlerin genel beklentisi, mevduat faizinin yüzde 2,25'te sabit tutulacağı yönünde. Ancak petrol fiyatlarındaki yükselişin sürmesi halinde, eylül ayında yeni bir faiz artışı ihtimali gündeme gelebilir. Euro Bölgesi enflasyonu haziranda yüzde 2,8'e gerilese de ECB'nin yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam ediyor. Zayıf büyüme ve artan enerji maliyetleri, bankanın karar alma alanını daraltıyor.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bir sonraki para politikası toplantısı 28-29 Temmuz tarihlerinde yapılacak. Piyasa beklentisi, politika faizinin yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutulacağı yönünde. Ekonomistlerin çoğu yıl sonuna kadar faiz değişikliği beklemezken, petrol kaynaklı enflasyon baskısı nedeniyle 2026'da faiz artırımı olasılığını daha yüksek görenlerin sayısı artıyor. Fed toplantısı öncesinde ABD'nin haftalık işsizlik başvuruları, şirket bilançoları ve tahvil faizleri piyasa fiyatlamasını şekillendirecek. Enerji fiyatlarının yükselmeye devam etmesi, faiz indirimi beklentilerini daha da zayıflatabilir.
Küresel piyasaların kısa vadeli yönünü Alphabet ve Tesla'nın bilanço sonuçları, Avrupa Merkez Bankası'nın kararı ve ABD-İran arasındaki gerilimler belirleyecek. Asya'daki çip rallisinin Wall Street'e taşınması için ABD vadeli endekslerinin kayıplarını telafi etmesi gerekiyor. Petrol fiyatlarının 92 doların üzerinde kalması ise teknoloji hisselerindeki toparlanmanın diğer sektörlere yayılmasını zorlaştırabilir. Doların gücü, Japon yeni için olası bir müdahale ve ABD tahvil faizlerindeki hareketler de yatırımcıların risk iştahı üzerinde etkili olacak.

