Kripto Yasası’ndan ne beklemeli?

Kripto Yasası’ndan ne beklemeli?

Vatandaşın riskli olmasını bilmesine rağmen kripto piyasalarına yönelmesinin temel sebebinin enflasyon ve buna bağlı olarak varlıkların değerini korumaya yönelik aranan alternatif yol arayışı olduğunu kabul etmeliyiz. Dolayısıyla son raddede iki ucu keskin bir kılıçla karşı karşıyayız

Özellikle faiz ve enflasyon arasındaki mücadele sürerken Türkiye’de alternatif yatırım yollarına yönelik arayış hız kazanmıştı. Bugün pek çok yatırımcı için sermaye piyasalarının yanı sıra, kripto varlıklara yönelik yapılan yatırımların da gittikçe kayda değer bir alternatif olmaya devam ettiğini görüyoruz. Alternatif yatırım yollarıyla varlıklarını enflasyona karşı güvence altına almak isteyen Türkler, kripto paraları seviyor. Peki, kripto yasasından ne beklemeli?

Sinyalleri özellikle Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından doğrudan kamuoyuyla paylaşılan ve kamuoyunda “Kripto Yasası” olarak bilinen Sermaye Piyasaları Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, teklif olarak yasama organına geçtiğimiz günlerde sunuldu.

Sunulan yasa teklifinin içeriği, Bakan Şimşek’in işaretleriyle örtüşüyor. Diğer bir değişle, şimdilik yatırımcılar için büyük bir sürpriz yok.

Kripto kanunuyla mevzuata eklenecek olan düzenlemeden öncelikli olarak beklenen, söz konusu varlıklar için bir tanım yapılmasıydı. Meclise sunulan kanun teklifi “cüzdan”, “Kripto varlık”, “Kripto varlık hizmet sağlayıcı” ve “Kripto varlık saklama hizmeti” tanımlarına yer veriyor.

Tanımların yanı sıra bir diğer beklenti, kripto para sağlayıcılarının faaliyet ve denetlenmesine yönelik Sermaye Piyasaları Kurulu’nun (SPK) yetkilendirmesiydi. Yasanın kapsamına aynen dahil edilen bu hüküm, mevcut yasal düzenlemenin yatırımcı güvencesi ile kripto varlık piyasalarının ademimerkeziyetçi niteliği arasındaki ilişki bakımından dikkate alınması gereken önemli bir nokta.

SPK tarafından lisanlama ve düzenleme kapsamına alınmasının ademimerkeziyetçi finans felsefesiyle uyuştuğunu söyleyemeyiz. Kripto Yasası’nın kapsamdan ziyade amacı, neden bu denli katı bir çerçevelendirme öngörüldüğünü anlamamıza yardımcı oluyor. Yasa kripto varlık piyasalarına yönelik bir düzenleme getirmekle sınırlı değil, ve mevcut niyetin arkasında daha büyük bir resim var, FATF.

GRİ LİSTE FAKTÖRÜ

Nitekim kripto paralar felsefesi gereği sadece alternatif bir yatırım imkânı sunmakla kalmayıp, yatırımcıya adem-i merkeziyetçi finans (DeFi) vaat ediyor. Mevcut hükmün kripto varlık sağlayıcılarının SPK tarafından lisanlama ve düzenleme kapsamına alınmasının ademimerkeziyetçi finans felsefesiyle uyuştuğunu söyleyemeyiz.

Ancak Kripto Yasası’nın kapsamdan ziyade amacı, neden bu denli katı bir çerçevelendirme öngörüldüğünü anlamamıza yardımcı oluyor.

Nitekim Bakanlığın niyeti yalnızca kripto varlık piyasalarına yönelik bir düzenleme getirmekle sınırlı değil, ve mevcut niyetin arkasında daha büyük bir resim var, FATF.

Bakan Şimşek, Türkiye’yi FATF gri listesinden çıkartabilmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Bu çabanın önündeki son düzlük ise, kripto varlık piyasaları düzenlemesi.

2024 Ocak ayı itibariyle Türkiye, FATF’nin gri listesinden çıkabilmesi amacıyla ön görülen 40 uyumluluk önerisinden 39’unu yerine getirmiştii. Şubat ayında gerçekleştirilen FATF Genel Kurulun’da ise bu çabanın karşılık bulduğu anlaşıldı ve Türkiye’nin gri listeden çıkarılma süreci olumlu bir havada ilerliyor.

28 Haziran’da gerçekleştirilecek bir sonraki Genel Kurul öncesi verilecek kararda, Türkiye için önerilerin 40 çerçeve hükmün 40’ının da tamamlanması, mevcut kripto piyasalarına ilişkin yasaya bağlı gözüküyor.

Yasama organının da mevcut niyet ve çabalara paralel hareket edeceğini ve bir an önce “kripto yasası” olarak bilinen teklifi yasalaştıracağını beklemek yanlış olmaz.

Sonuç olarak söz konusu kripto yasasının yalnızca kripto varlık piyasalarının denetlenmesine yönelik bir hukuki çerçeve olmadığını kabul etmek, Türkiye için büyük resim uyarınca faydalı olur.

Türkiye’de kripto piyasalarının ihtiva ettikleri pek çok güvenlik riskine rağmen son derece etkili ve popüler bir yatırım yolu olarak görülmesinin en büyük sebebi mevcut ekonomik tablodaki alternatifler arasında bir değerlendirme yaptığımızda anlaşılıyor.

VATANDAŞ NEDEN KRİPTO’YA YÖNELİYOR?

Ancak önemli bir nokta, büyük resimdeki planların küçük resme ve yatırımcıların günlük davranışlarına yansıması.

Nitekim Türkiye’de kripto piyasalarının ihtiva ettikleri pek çok güvenlik riskine rağmen son derece etkili ve popüler bir yatırım yolu olarak görülmesinin en büyük sebebi mevcut ekonomik tablodaki alternatifler arasında bir değerlendirme yaptığımızda anlaşılıyor.

Vatandaşın riskli olmasını bilmesine rağmen kripto piyasalarına yönelmesinin temel sebebinin enflasyon ve buna bağlı olarak varlıkların değerini korumaya yönelik aranan alternatif yol arayışı olduğunu kabul etmeliyiz.

Dolayısıyla son raddede iki ucu keskin bir kılıçla karşı karşıyayız.

Bir tarafta Türkiye’nin FATF çabaları son derece gerekli ve meşru.

Diğer tarafta vatandaşın alternatif yatırım yolları arayışı da aynı derece anlamlı ve meşru.

Çözümün büyük resimde değinilmesi gereken önemli bir parçasının enflasyonun kontrol altına alınması ve buna bağlı olarak vatandaşın daha güvenli yatırım yollarına yönlendirilebilmesi olduğu şüphesiz.

Çağın Tan Eroğlu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir