Ez cümle, “Covid aşısıyla hepimize çip takıldı” gibi bir argüman pekala post truth olmadan da formüle edilebilir. Ama böylesi bir komplocu bakışın bu denli yaygınlaşarak geniş kitleler gözünde tartışılmaz hale gelmesi öznesi popülizm ve dolayım alanı sosyal medya olan post-truth gerçekliliğine çok şey borçludur.Böyle bir çağda politikacılar kişileri kanıt olmasa dahi belli bir algıya inandırmaya çalışırlar. Kampanyalar, reklamlar ve arzu yönetimi davranışlardaki irrasyonelliği artırır. Siyaset alanı tüketim alanına benzemeye başlar. Hiçbir tartışma düşünsel derinliğe sahip değildir. Verilen her mesaj kısa, yüzeysel ve vahşi bir nitelikte popülerleşir. Gerçekliğin önemsizleştiği post-truth evreni popülizm ve sosyal medya etkinliğiyle de yakından ilgilidir. Popülizm, özellikle de sağ popülizm rasyonel olmayan içeriklerin siyasi malzeme olarak kullanılmasını kolaylaştırmaktadır. Bugünün Türkiye’sindeki pek çok yaygın komplo teorisi formu sağ popülist iktidarın kendini yeniden üretmesini sağlayan söylem setleri olarak iş görmektedir. Sosyal medya ise yanıltıcı malzeme, yalan haber ve kullanılmış içeriklerin büyük bir hızla yayılması sağlayan ana iletişim aracıdır. Nihayetinde şöyle bir yargıya varabiliriz: Yalan ve komplo teorileri çok uzun bir süreden beri siyasi pratiğinin parçası. Sadece Masonlar ve Yahudilerle ilgili komplo teori anlatıları bile böylesi bir düşünme tarzının kadim niteliğini ortaya koyacaktır. Ancak post-truth akılcı değerlendirme koşullarını zayıflatmış, sosyal medya komplocu söylemin dolaşım hızını, popülizm ise dünyayı komplolarla açıklamaya olan ihtiyacı arttırmıştır. Ez cümle, “Covid aşısıyla hepimize çip takıldı” gibi bir argüman pekala post truth olmadan da formüle edilebilir. Ama böylesi bir komplocu bakışın bu denli yaygınlaşarak geniş kitleler gözünde tartışılmaz hale gelmesi öznesi popülizm ve dolayım alanı sosyal medya olan post-truth gerçekliliğine çok şey borçludur.
Yeni Arayış
Yönetici