Mahkemeye göre, böylesi geniş bir yorumla sadece Bylock uygulamasının indirilmesi ya da kullanılmasına dayalı neredeyse otomatik bir suçluluk karinesi yaratıyordu ve böylelikle de Yalçınkaya’nın isnat edilen suçtan beraat etmesi imkânsız hâle getirilmişti.
OTOMATİK BİR SUÇLULUK KARİNESİ YARATILIYOR
AİHM, Yalçınkaya kararında ulusal kanunlarda bir fiilin suç olarak düzenlenmesinin yeterli olmadığını, ulusal mahkemelerce bir vakanın ele alınması sırasında ulusal mevzuata uygun bir tutum ortaya konulmasının ve mevzuatın yorumu ile mevzuatın etrafından dolanılmamasının zorunlu olduğunu belirtti. Mahkeme, ayrıca ulusal mahkemelerin Bylock iletişim programı kullanılmasını, mesajların içeriğinden ve mesajlaşılan kişinin kim olduğundan bağışık olarak, bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütü üyesi olmakla eş tuttuğu sonucunu çıkarttı; dahası Mahkemeye göre ulusal mahkemeler özel kastın varlığı da dahil olmak üzere suçun gerektirdiği tüm hususları eksiksiz bir şekilde tespit etmemekteydi. Mahkemeye göre, böylesi geniş bir yorumla sadece Bylock uygulamasının indirilmesi ya da kullanılmasına dayalı neredeyse otomatik bir suçluluk karinesi yaratıyordu ve böylelikle de Yalçınkaya’nın isnat edilen suçtan beraat etmesi hemen hemen imkânsız hâle getirilmişti. Mahkeme, olayda suçun sübutu hususunda ulusal hukukun gerektirdiği zorunlu unsurlardan açık bir şekilde ayrılındığı kanaatinde olduğunu da açıkladı. İşin Türkçesi AİHM, böyle delillendirmelerle yapılan şeyin ceza yargılaması değil saçmalamak olduğunu belirtti. AİHM, kararını her ne kadar Yalçınkaya için verse de, ortada ilke koyan bir karar bulunduğundan, benzer durumda olan herkese uygulanması Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Yalçınkaya kararı, benzer durumda olan herkese, benzer delillerle yargılanıp benzer saçmalığa maruz bırakılan her vatandaşa uygulanabilir bir karar; bu açıdan erga omnes (herkesi bağlayan) etki doğuruyor. Bundan başka, benzer durumda bulunan herkes açısından da yargılamanın yenilenmesi nedeni teşkil ediyor. Türkiye’nin önüne dev bir fırsat daha çıkmış durumda, kararı uygularsa milyonlarca Euro tazminat ödemeyecek; aksi halde benzer durumda olan herkes için AİHM’den ihlal çıkacak ve tazminat ödenecek.Son dört yılda, 2016 sonrasında Türkiye’de yapılan yargılamalardan tek birinden bile övgüyle söz eden bir batılıyla karşılaşmadım. AİHM ise hemen her adımda yargının ne kadar siyasi etki altında kaldığını, ceza yargılamasının temel ilkeleriyle asla bağdaşmayacak kararlar verildiğini tekrarlıyor.