Ankara

Bugün de Ankara’dayım ve itiraf etmeliyim ki, bugün gazetecilik hayatımın en zor günlerinden birini geçirdim. Özellikle de hissettiğim duygular açısından.

Benzer bir duyguyu yıllar önce sanırım 2011’de dönemin Devlet Bakanı Bekir Bozdağ ile Somali’de geçirdiğim sadece 6 saat içinde hissetmiş ve o dönüşte yazdığım izlenim yazısının başlığını; “İnsanlıktan utandığım 6 saat” koymuştum.


O altı saat içinde o güzelim kıyılardan, aç-susuz insanların kampına girdiğimde hissettiğim duyguydu bu.


Ve bu duyguyu tek kelime ile ifade etmiştim; “utanç”.


Bugün de Ankara’da Meclis’in Dikmen Kapısı önünde gördüklerim karşısında yaşadığım duygu bu oldu; utanç.

Önceki gece hatta dün sabah saatlerine kadar CHP Grup Salonu’nda aynı saatte hem Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Özgür Özel’in konuşacağı bilgisi vardı.

Erken saatte Meclis’e gittiğimizde, Meclisin bir anlamda kuşatma altında olduğunu gördük. Çankaya Kapısı’ndan girmeyi umut ederken Dikmen Kapısı’na gittik ama erken saatte konan giriş yasağı nedeniyle giremedik.

Aynı kapıda hem Özel hem de Kılıçdaroğlu destekleyicileri vardı ve orada olduğum 2 saat içinde iki lideri destekleyen ama hepsi CHP’li olan insanların birbirlerine karşı duygularını görünce hem insanlığımdan hem de siyasetin insan seviyesini düşürdüğü durumdan utandım.

KILIÇDAROĞLU’NUN STARTEJİK ADIMI

Saat 11 gibi, Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyeceği ve Genel Merkez’e geçeceği bilgisi geldi.

Bu haberle birlikte Meclis önündeki Kılıçdaroğlu destekçileri genel merkeze doğru hareket etti.

Özel Meclis’e giremeyen kendi destekçilerine seslenirken; Kılıçdaroğlu’nun Meclis’e gelmeyip Genel Merkez’e gitmesini; “püskürtme” olarak okudu ve destekleyicilerine teşekkür etti.

Gerçekten öyle mi?

Açıkçası ben hiç öyle olduğunu düşünmüyorum.

Ben Kılıçdaroğlu’nun Meclis’te konuşma yapma açıklamasının son dakika vazgeçilecek stratejik bir tercih olduğunu ve bunun arkasında da Özel’i partide tutmak için zaman kazanma olduğunu düşünüyorum.

Şu gerçeği unutmayalım Özel’in karşısında iki özelliği baskın olan bir Kılıçdaroğlu var;

-      Sabrı ve

-       Hesap uzmanlığı.

KILIÇDAROĞLU’NUN HEDEFİ

Kılıçdaroğlu’nu izlemiş ve az buçuk tanımış biri olarak şunu ifade edebilirim; o, Özel ve ekibini parti içinde tutmak ve olağanüstü kurultay için çabalamalarını sonuna kadar arzu edecek ve bu süreyi olabildiği kadar uzatmak isteyecektir.

Bununla hedefi zaman uzadıkça merkezden çevreye gidildikçe parti teşkilatlarının CHP’nin yanında yer alacaklarına olan inancıdır.

Bunun için elindeki tüm seçenekleri kullanacaktır.

Özel Meclis’te konuşmasını bir püskürtme, zafer olarak okurken bunun Kılıçdaroğlu için anlamı en az bir hafta daha zaman kazanmaktır.

İKİ KONUŞMA İKİ PARTİ

Hep yazıyorum.

Mutlak butlan kararından sonra gerek Kılıçdaroğlu’nun gerek Özel’in açıklama ve konuşmalarına baktığımızda sadece üst kimliği CHP olan ama o, CHP kimliği altında iki farklı partiden, iki farklı siyasetten bahseden iki lider görüyoruz.

Bunu Özel’in Meclis konuşmasında da, Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’deki konuşmasında net biçimde gördük.

Ve bu iki liderin seslendirdiği siyasal vizyonun, anlayışın aynı çatı yani CHP içinde bir arada yürümesi mümkün değildir.

Hukuki olarak Genel Başkan olan Kılıçdaroğlu, Özel ve ekibine yol göstermiştir. O da partiden istifadır.

Kılıçdaroğlu bunun en uzun sürede gerçekleşmesini istese de; konuşmaların içeriği bunun en kısa sürede olmasını ister niteliktedir.

ÖZEL’İ BEKLEYEN ZORLUK

Bugün Kılıçdaroğlu’nun Özel’e yönelik açıklamaları elbette dikkate alınmalıdır ama bence daha çok dikkate alınması gereken Meclis Grup konuşmasında MHP Lideri Bahçeli’nin Özel’i hedef alan konuşmasıdır.

Bu iki konuşmanın hedefi Özel’in siyaset yapma tarzının kriminalize edilerek sokakla ilişkilendirilmesidir.

Bunun doğal sonucu önümüzdeki günlerde Özel’e yönelik dokunulmazlığının kaldırılmasını talep eden fezlekeler olarak karşımıza çıkacaktır.

Sonuçta CHP, artık ideolojik olmasa da siyasi olarak aynı çatı altında iki farklı partidir.

Bütün mesele bunun adını koyabilme cesaretidir.

Odak Noktası 80 yazı Mutlak Butlan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultay'ı "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) gerekçesiyle iptal etti ve Özgür Özel ve yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak kurultay öncesindeki eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini karar kesinleşene kadar tedbiren göreve iade etti. Kararın öncesi ve sonrasında gelişmeleri yazarlarımız analiz ediyor. Tüm Yazılar