Genel olarak, teknoloji, sürdürülebilirlik, demografi ve jeopolitik gelişmeler dünya ekonomisini şekillendirecek en büyük faktörler olacaktır. 2030'lu yıllarda bu alanlarda yaşanan gelişmeler, küresel ekonomik dengeleri ciddi şekilde değiştirebilir. Bu bağlamda, Türkiye’nin iç siyasi gündeminden bir an önce kurtulup küresel ekonomik gelişmelere odaklanılması önem arz etmektedir.
2030'lu yıllarda dünya ekonomisini şekillendirecek bazı önemli trendler ve olası gelişmeler neler olabilir? Sorusuna bir cevap aramak gerekir. Gelecek on yılların öngörülmesi, doğacak risklere karşı önlemler alınması ve fırsatlardan yararlanılması tüm ekonomik birimler için önem arz etmektedir. Bu bağlamda, bu yazımız, belli başlıklar altında dünya ekonomisini etkileyecek önemli ve olası gelişmeleri ele almaktadır;
1. Teknolojik Devrim ve Otomasyon
Yapay zeka (AI), robotik ve otomasyon birçok sektörde iş gücü ihtiyacını azaltacaktır. Beyazyakalı mesleklerde; örneğin hukuk, muhasebe, yazılım geliştirme vb. Pozisyonlarda da yapay zeka entegrasyonu artacaktır. Bu alanlara yönelik doğacak yeni ihtiyaçlar bağlamında genç nüfusun yetişmesini sağlayacak planlamalar yapılmalıdır.
2. Dijital ve Kripto Ekonomisi
Blockchain tabanlı finansal sistemler yaygınlaşacak, merkez bankası dijital paraları (CBDC) kullanımda önemli bir yer edinecektir. Kripto paralar ve blockchain tabanlı finansal sistemler, geleneksel bankacılığı zorlayabilir. Web3 ve metaverse ekonomisi büyüyebilir. Bu durumda, para ve maliye politikalarının rolünde de ciddi değişimler ortaya çıkacaktır. Bu durumda merkez bankaları yeni politika araçları ve ürünleri geliştirmek durumunda kalacaklardır.
3. Çin ve Hindistan’ın Ekonomik Yükselişi
Çin ve Hindistan, küresel ekonomide daha da güçlenerek ABD ve Avrupa ile rekabeti artıracaktır. Çin’in "Kuşak ve Yol Projesi" gibi girişimleri Asya, Afrika ve Avrupa'da ekonomik etkisini derinleştirecektir. Her ne kadar ABD dış ticarette korumacı politikalarla rekabet gücü sağlamaya ve Çin’i engellemeye çalışsa da bu tür uygulamalar ya önemli savaşlara yol açmıştır, yada etkisiz kalmıştır. Sonuçta her iki durumda da dış ticarette korumacılığın uzun soluklu olumlu sonuçlar doğurması beklenemez, ancak kısa ve orta vadede dünya refahının düşüşüne yol açabilir.
ABD-Çin rekabeti ekonomik bloklaşmalara yol açabilir. Avrupa Birliği, teknoloji ve enerji alanlarında bağımsızlığını artırmaya çalışacaktır. Rusya ve Orta Doğu’daki enerji politikaları dünya ekonomisini etkilemeye devam edecektir.
4. Yeşil Ekonomi ve Sürdürülebilirlik
Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş hızlanacaktır. Elektrikli araçlar ve hidrojen bazlı çözümler ana akım haline gelecektir. Karbon vergileri ve çevresel düzenlemeler birçok sektörü dönüştürecektir. Bu sürece uyum sağlayabilen ülkeler yarar sağlayacaklar, ancak diğer ülkeler ise bu süreçten negatif etkileneceklerdir. Özellikle ekonomisi fosil yakıt üretimine dayalı ekonomiler ivme kaybedeceklerdir.
5. Demografik Değişimler
Batı ülkelerinde yaşlı nüfusun artması, emeklilik sistemleri üzerinde baskı oluşturacaktır.Gelişmekte olan ülkeler genç nüfus avantajını kullanarak ekonomik büyümeye katkı sağlayacak bir avantaja sahip olacaklardır. Ancak, gelişmekte olan ülkeler gelişen dünya koşullarına uyum sağlamada zorluk yaşayabilirler, bu konuda yeterince hazırlıklı olmayan ülkeler tam tersine yüksek düzeyde genç işsizlikle ile başbaşa kalabilir, tüketim toplumu olmaya devam ederler.
6. İş ve Çalışma Hayatında Değişimler
Uzaktan çalışma kalıcı hale gelebilir. Gig ekonomisi (freelance, proje bazlı işler) olarak bilinen kısa vadeli, esnek ve proje bazlı çalışma modeli yaygınlaşabilir. Çalışanlar, geleneksel tam zamanlı işlerden ziyade freelance (serbest çalışma), kısa süreli kontratlar veya geçici işlerle gelir elde edeceklerdir. Haftada 4 gün çalışma sistemi bazı ülkelerde standart hale gelebilir.
Genel olarak, teknoloji, sürdürülebilirlik, demografi ve jeopolitik gelişmeler dünya ekonomisini şekillendirecek en büyük faktörler olacaktır. 2030'lu yıllarda bu alanlarda yaşanan gelişmeler, küresel ekonomik dengeleri ciddi şekilde değiştirebilir. Bu bağlamda, Türkiye’nin iç siyasi gündeminden bir an önce kurtulup küresel ekonomik gelişmelere odaklanılması önem arz etmektedir.

Yorum Yazın