© Yeni Arayış

Yol Haritasının Devamı: Kaydetmek, teftiş usulüyle boykot

Direnişe bir bayram arası verildi, bu sırada CHP’nin bundan sonraki süreci yönetirken nasıl sürdürülebilir, somut adımlar atabileceğini anlatacağım. Yazının ikinci kısmında da bugüne kadar yapılan doğruları ve onların neden doğru olduklarını anlatacağım.

Kaydetmek ve raporlamak artık normların, bbu ülkede doğrunun ve yanlışın direniş tarafından tanımlandığını ifade edecek. İktidar ekibi bunun farkında, ısrarla suç örgütü suçlaması üzerinde duruyorlar; yoksa bireysel olarak Ekrem İmamoğlu’nun suçlanması ve kişiliğinin karalanması üzerinden bir kampanya yürütebilirlerdi.

Direnişe bir bayram arası verildi, bu sırada CHP’nin bundan sonraki süreci yönetirken nasıl sürdürülebilir, somut adımlar atabileceğini anlatacağım. Yazının ikinci kısmında da bugüne kadar yapılan doğruları ve onların neden doğru olduklarını anlatacağım.

1. Kaydetmek ve Kaydettiğini Göstermek: CHP Genel Merkezi öncelikle öğrencilere karşı yapılan şiddeti, hukuksuzlukları ve tacizleri kaydetmeli ve kaydettiğini göstermeli. İzlemek ve gözlemlemek yetmiyor, izleyip uyardığınızı kaydetmeniz ve bunu yaptığınızı göstermeniz de gerekiyor. Normalde modern devlet vatandaşını, hadiseleri, suçu, hukuku ve hukuksuzluğu kaydeder. Devletin kayıt mekanizmaları onu muktedir kılar. Eğer CHP bunu yapabilirse, iktidarın disipline edici gücünün tersine çevirir, iktidarın buna kâbil olmadığını gösterir ve bu gücü devlete CHP’nin sağlayabileceğini gösterir. Bunun haricinde, kaydetmek ve raporlamak artık normların, bu ülkede doğrunun ve yanlışın direniş tarafından tanımlandığını ifade edecek. İktidar ekibi bunun farkında, ısrarla suç örgütü suçlaması üzerinde duruyorlar; yoksa bireysel olarak Ekrem İmamoğlu’nun suçlanması ve kişiliğinin karalanması üzerinden bir kampanya yürütebilirlerdi. 

2. Teftiş Usulüyle Boykot: CHP teftiş ekibi kurmalı, bu ekip dokunulmaz milletvekillerinden oluşmalı. Bu teftiş ekibi, Özel’in Maltepe mitinginde sahnede yaptığı gibi süre verecek, iktidar kanalları ve piyasasıyla müzakere edecek. İktidar ekibi boykotlara doğrudan panik tepkileri vermeye başladılar. Bunun arasında iki şey var: Ontolojik güvensizlik ve teftiş edilmenin yarattığı iktidar kayması hissi, çünkü teftiş etmek normalde iktidara ait bir pratikken bu pratiğin muhalefet tarafından ele geçirildiği görüldü. Ontolojik güvensizlik, çünkü boykot edilen markalar görünürlüklerinin ve imajlarının doğrudan CHP ve öfkeli direnişçiler tarafından kontrol edildiğini anladılar. 

3. İletişim Ekibi: CHP’nin bu direnişe özel, direnişin sonunda elde edilecek olan erken seçim sürecinde de çalışacak bir iletişim ekibine ihtiyacı var. Bu iletişim ekibi aynı zamanda direnişten seçim sürecine bilgi aktarımı da yapacak. CHP’nin bilgiyi sahadan, protesto eden öğrencilerin Telegram ve WhatsApp gruplarından alması gerekiyor. 

4. Uluslararası Arenaya Sesleniş: Özel uluslararası seslenişler ve demeçler vermeye devam etmeli ancak bunu nasıl yaptığı ve onlara ne söylediği çok önemli. İlk BBC röportajlarından sonra Erdoğan bunu kullanıp Özel’i dışarıya şikâyet etmekle suçladı. 

5. Görünürlük Araçlarını Ele Geçirmek: Direnişin bugüne kadar iktidar yanlısı aktörlerde tedirginlik yaratması görünürlük araçlarının doğrudan hedef alınmasıyla alakalı. Güç görünürlüktür, görünürlüğü, kimin kime ne kadar ve nasıl görüneceğini kontrol etme kabiliyetidir. Güçlü olan iktidarı da kurar, şekillendirir, muktedir olur. Erdoğan bunların hepsine sahip, böylece yıllarca Türkiye’de siyasetin ne olduğunu tanımlayabildi, bu yüzden bir gün DEM’i terörist ilan edip iktidarını korudu, öbür gün de Öcalan’ın serbest bırakılmasını destekleyebildi. Sıra CHP ve üniversite gençliğinde. Sosyal medyadaki görünürlük araçları çoğunlukla CHP’ye ve direnen gençlere yakın. Sokaklar da bir görünürlük aracı ve çoğunlukla direnişin elinde. Sokakların ve direnişin hayatın olağan akışını durdurur nitelikte olması, yalnızca dikkat çekip sorun yaratmıyor, aynı zamanda gerçeklik zeminini direnişin tanımlamasına izin veriyor.

i. Bunu özellikle futbol medyasıyla perçinleyerek yapmak gerekiyor. SüperLig’in bazen boykotu, bazen de tribünlerin tamamen koreografilerle görüntüde işgal edilmesi gerekiyor. Öğrencilerin CHP ile organize bir şekilde bilet fiyatları çok pahalı olmayan takımların maçlarına gidip tribünde direnişi göstermesi gerekiyor. Bunun dışında, Özgür Özel’in futbol kulübü yöneticilerinin bazılarıyla konuşabileceğini düşünüyoruz.

ii. Stratejik cadde ve sokakların seçilmesi, tek tük gruplar değil, büyük gruplar hâlinde eylem yapılması.

iii. Sırbistan’daki gibi ayın belli günlerinde köy ve kasabaları da içine alacak bir yürüyüş yapılabilir. Ancak bu tip yürüyüşlerde direnişin muhafazakâr, alt sınıf kitlelere görüneceği unutulmamalı. 

iv. Deprem dönemindeki gibi ortak TV ve YouTube kanallarında yayınlar yapılmalı. Bu yine görünürlük araçlarının iktidardan muhalefete döndüğünü gösterecektir. Eğer yeteri kadar görüntülenme alırsa, iktidar kendini erken seçime zorlayacak, RTÜK ve İletişim Başkanlığı’nın tersine çevirme ve mükerrirlik taktikleri bozulacaktır. 

v. Dijital Kapitalist bir dünyada yaşıyoruz. Özgür Özel’in sesleneceği ve dirsek teması kuracağı uluslararası aktörler arasında X, Facebook, Google, Youtube da olmalı. Yine referans noktası demokrasi ve halkın aynı zamanda tüketici olması, bu şirketlerin de iktidardan değil halktan değer ürettiğini (extraction of value) belirtmeli. 

İktidar elitine iktidarın yaptığının asıl maksadının itiraf ettirilebilmesi gerekiyor. RTÜK başkanına bu yaptırıldı. Bazı iktidar aktörleri baskı karşısında tabiri caizse topu kaybediyor.

Doğrular:

1. Uluslararası Arenaya Sesleniş: Şu an içinde bulunduğumuz olağanüstü durum, aynı söylevi normal bir zamanda vermenizden farklı bir anlam taşıyor (contingency). Bayramın ikinci günü Özgür Özel’in yaptığı AB’ye yönelik ve Britanya İşçi Partisi’ne yönelik çıkışın usulü iktidar ve Erdoğan’a yakın olup fikri değiştirilebilecek olan devletperest kitlenin de görmesi açısından çok doğruydu. Özel doğru bir analizle demokrasiye referans vererek (tıpkı 2000’lerin 2. yarısında Erdoğan’ın AB ve Fransa’ya başörtüsü konusunda parmak sallarken İslamî değerlere değil demokratik değerlere referans vermesi gibi) İngiliz İşçi Partisi’ne bir teftiş usulüyle boykot önerdi. AB’ye ise karşısında karşılıklı bağımlı bir elit grubu değil, kendi kendine karar verebilen ve dönüşüm isteyen bir güç olduğunu gösterdi. “Önümüzdeki yıl biz iktidar olduğumuzda” diye vurgu yapması da AB kanadına dışarıdan meşruiyet aramayan ancak dış ülkelerin hareketlerine kolay beri meşruiyet vermeyecek bir güç imajı çizdi. Dış ülkelere Türkçe seslendiğiniz sürece aynı zamanda iç siyasette de bir performans sergilemiş oluyorsunuz.

2. Kitleyi Okuma Biçimi: Özgür Özel’in bayramın ikinci günü yaptığı konuşmasından da anlaşılabileceği üzere CHP’nin kitleyi okuma biçimi, bir önceki yazıda da belirttiğimiz üzere 3’e bölünmüş bir biçimde ve protestocuların hangi gruplar olduğunun, onların görüldüğünün de bilincinde bir konuşma oldu. 

3. Yatay Düzlem: Özel ve şu sıralar direnişin içerisinde görünür olan CHP’li vekiller halkla aynı yatay düzlemde oldukları gerçeğini kabul ediyorlar. Bu şekilde Özel’in doğru bulduğumuz açıklamaları da bazı gençlerin bu durumun henüz temsil değeri değil, omuz omuza aynı hedef için mücadele değeri taşıdığını bilmeleri gerekiyor. İsim isim CHP’lileri eleştiren tweetler görüyoruz, haklılar da çoğu kez, ancak arada dezenformasyon sayısını arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. Eleştirilerimiz bugün için doğrudan yapıcı değilse onları yarına saklamakta fayda var. Odak noktası dağılmamalı, yoksa CHP-İstanbul hariç CHP’nin organizasyonu çok zayıf bir parti olduğunu son iki seçimde sıklıkla gözlemledik.

4. Tekrar ve Yöntem: Mahmut Tanal’ın son günlerinde meşhur olan direnişi mükerrerlik taktiği olarak doğru bir taktik. Bunun dışında, unutmadan, durmadan, tutuklanan öğrencilerin durumunu içimize sindirmeden bunları söylemeye ve bunu yaparken de hiçbir şekilde kimlik siyasetine girmeme yöntemine devam etmeli. Bu yöntem aynı zamanda iktidar kanadının tersine çevirme, suçlamaları kısa devre yaptırma çabalarına “Kötülüğün Banalliği” üzerinden yanıt vermek gerekiyor. Yani, iktidar elitine iktidarın yaptığının asıl maksadının itiraf ettirilebilmesi gerekiyor. RTÜK başkanına bu yaptırıldı. Bazı iktidar aktörleri baskı karşısında tabiri caizse topu kaybediyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER