Nasıl Daha Yaratıcı Oluruz?
EĞİTİMYaratıcılık… Kulağa sihirli ve insan üstü bir kelime gibi geliyor, değil mi? Bir resim yapmak, bir fikir üretmek, bir problemi farklı yoldan çözmek… Hepsi yaratıcılığın ürünleri. Ama bir soru aklımızı kurcalıyor: “Yaratıcılık doğuştan mı gelir, yoksa sonradan geliştirilebilir mi?”
Yaratıcılık, sadece yetenek işi değildir. Doğru ortamda, uygun araçlarla beslenen her birey yaratıcı olabilir. Belki bir fikirle dünyayı değiştirmeyiz; ama kendi dünyamızı, sınıfımızı, işimizi ya da evimizi daha anlamlı kılabiliriz.
Yaratıcılık… Kulağa sihirli ve insan üstü bir kelime gibi geliyor, değil mi? Bir resim yapmak, bir fikir üretmek, bir problemi farklı yoldan çözmek… Hepsi yaratıcılığın ürünleri. Ama bir soru aklımızı kurcalıyor: “Yaratıcılık doğuştan mı gelir, yoksa sonradan geliştirilebilir mi?”
Bilimsel araştırmalar bu konuda net: Yaratıcılık öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir. Üstelik bunu sadece sanatçılar ya da tasarımcılar için söylemiyoruz. Öğretmenler, mühendisler, ebeveynler, öğrenciler… Herkes daha yaratıcı olabilir.
Yaratıcılık Tam Olarak Nedir?
Yaratıcılığı basitçe şöyle tanımlayabiliriz: Yeni ve işe yarar fikirler üretebilme yeteneği. Yani sadece “farklı” olması yetmez; ortaya çıkan fikir ya da ürün bir işe yaramalı, bir problemi çözmeli, bir boşluğu doldurmalı. Ayrıca tüm bunların dışında bir de bence etik olmalı.
Günlük hayatta kullandığımız “küçük” yaratıcı çözümler de, büyük buluşlar kadar önemli. Aslında hepimiz biraz yaratıcıyız. Mesele bu potansiyeli açığa çıkarmakta ve düşüncelerimizi farklı ve işe yarar olanı bulmaya yönelik biçimlendirmede.
Yaratıcılık denince bilim dünyasında akla ilk gelen isimlerden olan ve hayatını yaratıcılık araştırmalarına adamış Torrance’ yaratıcı düşünmeyi beş adımla geliştirmeyi öneriyor.
1. Akıcılık – Bol bol fikir üretebilmek, ne kadar çok fikir üretirsek yaratıcı fikirleri bulma olasılığımız o kadar artar.
2. Esneklik – Farklı bakış açılarıyla düşünebilmek, örneğin bir soruna hem bilimsel hem de sanatsal çözümler üretebilmek.
3. Orijinallik – Alışılmışın dışına çıkabilmek, herkesin düşündüğünden farklı bir şey söylemek. Genellikle konfor alanımızın dışında ortaya çıkar.
4. Detaylandırma – Fikirleri derinleştirebilmek, güçlü fikirler detaylarda gizlidir.
5. Soyutlama – Kavramlar arasında bağlantılar kurabilmek, görünenden öteyi görebilmek.
Yani bir fikri yalnızca üretmek değil, onu çeşitlendirmek, zenginleştirmek ve sıra dışı kılmak da yaratıcılığın bir parçasıdır.
Yeni neslin bizden daha yaratıcı olması gerekebilir çünkü belirsizliklerle ve belki de robotlarla dolu bir gelecekte ezberlenmiş bilgiler değil, özgün fikirler ve yaratıcı çözümler onların hayatta kalmalarına yardımcı olacaktır.
Peki Biz Nasıl Daha Yaratıcı Olabiliriz?
Bireysel olarak yaratıcı düşünme becerinizi geliştirmek istiyorsanız, aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz. Aşağıdaki uygulamaları günlük rutininizin bir parçası yaparsanız zamanla düşünme kalıplarınızın farklılaştığını göreceksiniz ve bunu yapmayı bir kere öğrendikten sonra unutmanız mümkün değil. Hayata farklı bir pencereden ve perspektiften bakmaya başlamak gibi...
1. Fikirlerinizi Sınırlamayın: Her gün küçük egzersizler yapın. Örneğin: “Bir kaşık başka ne işe yarar?” sorusuna 20 farklı yanıt verin. İlk fikirler sıradan olabilir ama sonrakiler sürprizlerle dolu olacaktır. Önemli olan bu çok saçma demeden aklınıza gelen her fikri not etmek.
2. Zihninizi Esnetin: Bir problemi çözmeye çalışırken “Bunu bir çocuk nasıl çözerdi?” diye düşünün. Ya da farklı mesleklerden biri nasıl yaklaşırdı? Bu tarz perspektif değişiklikleri zihinsel esnekliği artırır.
3. Sıra Dışı Olanı Kucaklayın: Farklı olmak bazen rahatsız edici hissettirebilir ama özgün fikirler, tam da o konfor alanının dışında doğar. Alışıldık çözümleri sorgulamakla başlayın. “Bunu daha farklı nasıl yapabilirim?” sorusu bu noktada size yol gösterici olacaktır.
4. Fikirlerinizi Geliştirin: Aklınıza gelen fikri hemen kenara atmayın. “Daha fazla nasıl geliştiririm?”, “Detayları ne olabilir?” gibi sorularla fikrinizi besleyin.
5. Kavramlar Arasında Oyun Kurun: Benzerlikleri, metaforları, benzetmeleri deneyin. Bir kitap karakterini bir müzikle eşleştirmek ya da bir duyguyu bir nesneyle anlatmak... Bunlar soyut düşünceyi geliştirir.
Eğitimde Yaratıcılık Nasıl Desteklenir?
Yaratıcı düşünmeyi beslemenin en etkili yolu doğru bir ortam yaratmaktan geçer. Eğer bir eğitimciyseniz ya da bir öğrencinin hayatına dokunuyorsanız aşağıdaki adımları takip ederek daha yaratıcı olmalarına yardımcı olabilirsiniz.
● Sorulara açık, cevaplara sabırlı olun. Tek bir doğruya odaklı testler yerine, birden fazla çözüm yolu olan problemler yaratın.
● Hataları öğrenme fırsatına dönüştürün. “Yanlış” kavramı yaratıcı süreci bastırıcı olabilir. Deneyip yanılma, öğrenmenin doğal parçasıdır.
● Dersleri disiplinler arası kurgulayın. Matematikte müzik, coğrafyada sanat, felsefede sinema gibi... Yaratıcılık farklı alanlar arasında gezinmeyi sever.
● Sınıf düzenini esnek hale getirin. Sıraların sürekli aynı şekilde kalması yerine zaman zaman farklı şekillerde yerleştirilmesi, ortak üretim köşeleri, sessiz düşünme alanları çok işe yarar.
● Yaratıcı düşünme tekniklerini öğretin. SCAMPER, Altı Şapka, metafor çalışmaları gibi araçlarla düşünme biçimlerini çeşitlendirin.
Yaratıcılık, sadece yetenek işi değildir. Doğru ortamda, uygun araçlarla beslenen her birey yaratıcı olabilir. Belki bir fikirle dünyayı değiştirmeyiz; ama kendi dünyamızı, sınıfımızı, işimizi ya da evimizi daha anlamlı kılabiliriz. Yeni neslin bizden daha yaratıcı olması gerekebilir çünkü belirsizliklerle ve belki de robotlarla dolu bir gelecekte ezberlenmiş bilgiler değil, özgün fikirler ve yaratıcı çözümler onların hayatta kalmalarına yardımcı olacaktır.
Ve unutmayın: En yaratıcı fikirler, genellikle “neden olmasın?” sorusuyla başlar.
İlginizi Çekebilir