Her mahalleden mi, her ihaleden mi?
SİYASETCHP bu kurultay ile yıllar öncesinde DP’nin sloganlaştırdığı “her mahallede bir milyoner”, AKP’nin çeyrek yüzyıla yaklaşan iktidarında “her ihalede bir milyoner” formüllerini boşa çıkarmak zorunda. Yeni bir demokrasi ve radikal çözüm önerileri için seçmen hazır.
Bazılarının “eski” tanımıyla küçümsediği, Türkiye’de geçtiğimiz yüzyılın ortasında serbest seçimle iktidara gelen DP’nin ünlü seçim sloganı; “Yeter Söz Milletindir” idi.
Savaş yüzünden yoksullaşan, halkın tek parti iktidarında baskılanan isteklerinin, bu sloganın etkisiyle somutlaşacağı düşünülmüş olmalıydı. Hakkını teslim edelim, başarılı oldu. “Sözün millete” olması, günün koşullarında sivil başkaldırıyı simgeliyordu, diyebiliriz.
Halkın parti kodamanları adını verdiği, CHP yöneticileri ile kamu görevlilerinin üstenci davranışlarının ardından, DP ‘nin kampanyasında öne sürdüğü vaatleri, özellikle aydınlar arasında belirgin iyimserliğe yol açmıştı.
İnönü’nün başlattığı; ABD ile ittifak girişimi ve NATO üyeliği ile dış kaynaklarla sağlanan ekonomik gelişmenin etkileri, DP’ye 1954 yılında bir kez daha seçimleri açık farkla kazandırdı.
İthalat ve özellikle karayolu inşaatlarıyla canlanan piyasalarda, özel girişimciler ortaya çıktılar. İstanbul başta büyük kentlere yerleşenlere, Osmanlı’nın son dönemindeki gibi “taşralılar” deniyordu. Anadolu’da tarımdan kopanlar için İstanbul’un taşı toprağı altındı. Kalıcı sanılan bu hormonlu büyümeyi, DP lideri Menderes; “her mahallede bir milyoner” sloganıyla dile getirdi.
Son günlerde AKP ile CHP arasında sürüp giden tartışmalarda, partilerin karşı tarafı sıklıkla “yolsuzluk” iddiaları ile suçlamaları, kamu ve yerel yönetimlerin verdikleri ihalelerin bu nedenle gündeme gelişi, çok eskilerde kalan bu sloganı anımsattı.
Aradan geçen 70 yılı aşkın sürede değişen, slogandaki “mahalle” ölçeği oldu. AKP; iktidar döneminde “her mahalleden” değil ama “her ihaleden” bir milyoner çıkarmayı başarmıştı.
DP yönetiminin son evresinde -1957 seçimlerinden kısa süre sonra- eldeki döviz rezervinin hızla tükendiği anlaşılıyor. Bu yüzden “4 Ağustos 1958” günü ülke tarihinde rastlanmadık ölçüde devalüasyon yapılmak zorunda kalındı. Türk lirası dolara karşı % 220 oranında değer yitirdi. Doların fiyatı 2.80 liradan 9.- liraya yükseldi.
AKP’nin ekonomik bunalımı unutturmak amacıyla başvurduğu, “sanal başarı hikayesinin” seçmeni etkileme olasılığı kalmadı. Bu koşullarda kamuoyunu etkilemek için CHP’nin suçlanmasının yadırganacak yanı yok.
CHP’nin bugün yapacağı olağanüstü kurultayı, bu partinin halkoyunda belirginleşen iktidara karşı muhalefeti nasıl yöneteceğine ilişkin ipuçları verecektir.
Yanlış ekonomi politikasının, kaçınılmaz sonucu olarak ortaya çıkan “yaygın yoksulluğu”unutturma çabaları gözlerden kaçmıyor.
İktidar medyasında CHP'li Belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarıyla başlayan, mesnetsiz karalama kampanyasının Ekrem İmamoğlu’nun ülke düzeyinde artan muhalefetin simgesine dönüşmesini engelleyemediği ortada. Diploma iptali karşısında 19 Mart günü kitleselleşen ve imza kampanyası ile milyonlarca seçmenin iradeleri sınırlarımızı aştı.
İktidara karşı yükselen muhalefeti durdurmak amacıyla, gençleri tutuklamanın ötesinde altı çizilmesi zorunlu bir başka gelişmeyi gözlerden kaçıramayız. Gelirleri yoksulluk sınırının altına hızla inen 16 milyon emekli, yaklaşık 30 milyona yakın maaş ve ücretli çalışanın, geçim sıkıntısı çekmeleri ve gelecek kaygısı içinde 7 milyonu aşkın, yüksekokul öğrencisinin birlikte toplanmaları, salt tutuklanan Belediye Başkanları yüzünden olamaz.
Gece yarılarına kadar süren barışçıl protesto gösterilerinde, farklı siyasal görüşlerden yüzbinlerin, demokrasi ortak paydasında bir araya gelişlerini, salt tutuklanan siyasetçilere ve Belediye bürokratlarına bağlamak eksik bir değerlendirme olur.
CHP’nin bugün yapacağı olağanüstü kurultayı, bu partinin halkoyunda belirginleşen iktidara karşı muhalefeti nasıl yöneteceğine ilişkin ipuçları verecektir.
CHP bu kurultay ile yıllar öncesinde DP’nin sloganlaştırdığı “her mahallede bir milyoner”, AKP’nin çeyrek yüzyıla yaklaşan iktidarında “her ihalede bir milyoner” formüllerini boşa çıkarmak zorunda. Yeni bir demokrasi ve radikal çözüm önerileri için seçmen hazır.
İlginizi Çekebilir