Yenikapı Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerine hazır mı?

Yenikapı Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerine hazır mı?

7 Ağustos’ta Yenikapı’da yapılacak “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ne MHP lideri Devlet Bahçeli’den sonra ikinci davet ve araya girenlerin ısrarından sonra CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da katılma kararı aldı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan nasıl sarayda topladığı liderler zirvesine HDP’yi davet etmediyse, Başbakan Binali Yıldırım da Yenikapı’daki mitinge HDP liderini davet etmedi. Bu Erdoğan/AKP iktidar blokunun Türkiye algısındaki temel soruna işaret etmesi açısından not olarak kaydedilmelidir.

MHP lideri Devlet Bahçeli, Yıldırım’dan gelen davete olumlu cevap verirken; CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, mitinge kendisinin katılmayacağını ama partiyi temsilen bir grubun orada olacağını açıklamıştı.

 

‘DARBECİ CaHaPe’ SÖYLEMİNİN İFLASI

Erdoğan/AKP iktidar bloku Kılıçdaroğlu’nun katılımını önemsiyor olmalı ki, katılmama kararına rağmen son birkaç günde doğrudan ve aracılar üzerinden daveti yenilediler. Bu ısrar üzerine olağanüstü toplanan MYK’da Kılıçdaroğlu’nun mitinge katılması parti kararı olarak onaylandı.

Şu tespiti yapalım bu davetin kendisi; 15 Temmuz öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerekse bu görevdeyken gerekse Başbakanlık döneminde meydanlarda yüksek perdeden suçladığı, alaycı bir dille ifade ettiği “Darbeci CaHaPe Zihniyeti” söyleminin de tüm eleştirilerin de iflası anlamına gelmektedir.

Çünkü tüm muhalefet partileri gibi CHP’de, ilk andan itibaren darbeye karşı çıkmış, Cumhuriyet ve demokrasiden yana olmuş ve bunun her fırsatta ifade etmiştir.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan/AKP iktidar blokunun organize ettiği mitinge katılması şüphesiz çok önemli ve siyasi kutuplaşmanın sona ermesi açısından çok önemli bir adımdır. Umarız bu fırsat Erdoğan/AKP iktidar bloku tarafından kullanılır.

 

KILIÇDAROĞLU’NUN KATILIMI ELEŞTİRİLERİYLE ANLAMLI OLACAKTIR

Diğer yanda Kılıçdaroğlu’nun mitinge katılma kararı alması sadece görsel bir katılımdan öte, CHP’nin görüş ve düşüncelerinin ifade edebilmesi açısından önemli.

Kılıçdaroğlu’nun 24 Temmuz’da İstanbul Taksim’de, 4 Ağustos İzmir Gündoğdu Meydanı’nda ifade ettiklerinin bir ileri adımı olarak; 7 Ağustos’ta Yenikapı’da söyleyecek olması önemlidir.

Bu, bir anlamda CHP’nin bu süreçte AKP’nin sorumluluklarını, hatalarını ve ne yapması gerektiğini siyasi nezaket sınırları içinde hem sosyolojik olarak hem de siyasal olarak daha geniş bir kitleye ifade edebilmesi değerlidir, yeni bir başlangıçtır.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı Mitingi’nde Cumhuriyet değerlerinin önemini, demokrasinin vazgeçilmezliğini, laikliğin bu toplumu bir arada tutan ana sütun olduğunun ifadesi, her türlü cemaatin devletten uzak tutularak devletin tarafsızlığının sağlanması, 17/25 Aralık soruşturma dosyalının tarafsız bir yargı tarafından soruşturulmasının önemini ve son darbe girişiminde yaşananlarda AKP iktidarının siyasi sorumluluğunun ve siyasi ortaklığının hatırlatılması, toplumsal uzlaşmanın ve barışın sağlanması için atılması gereken adımları çoğunluğu AKP seçmenlerinden oluşan topluluğa doğrudan aktarması önemli olacaktır.

Kılıçdaroğlu ve CHP bu mitinge katılarak iktidarın yedeği değil tam tersine eleştirileriyle alternatif olduğunu tüm Türkiye ve dünyaya ilan etmelidir. Bu ise konuşmanın cesaretine bağlıdır. Meydan bu söylemden rahatsız olsa da Kılıçdaroğlu inandığı doğruları söylemekten vazgeçmemelidir.

Bu aşamada en büyük risk ve çekince mitingin manipüle edilme olasılığıdır. Bunun sorumluluğu da mitingi organize eden Erdoğan/AKP iktidar blokundadır. Meydanın siyasi sembollerden uzak tutulması, eşit konuşma süreleri gibi teknik detaylar önem kazanmaktadır.

 

HDP’SİZ UZLAŞMA OLMAZ

Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun bu mitinge katılması, 15 Temmuz sonrasında ortaklaşan darbe karşıtı siyasal aklın daha etkili çalışabilmesi için de yeni bir fırsattır.

Ne yazık ki, Erdoğan/AKP iktidar bloku gerek OHAL ilanı gerekse sonrasında çıkan KHK’lerde, bu siyasal aklı yeterince dikkate almamıştır. Tam tersine OHAL ilanı ile bu siyasi akıl da tıpkı Meclis gibi devre dışı bırakılmıştır.

Alınan kararları muhalefete bilgi vermek olarak algılayan bir siyasal akıl, ortak aklı yok sayan bir anlayıştır.

Son olarak bir parantezle şunu ifade edelim; bu tablonun eksik parçası HDP olmaya devam etmektedir. HDP’si bir toplumsal barış da, darbe karşıtlığı da eksik kalır.

Eğer bu miting, darbe karşıtı bir miting olacaksa buna sadece CHP ve MHP’nin katılması yetmez. Bugüne kadar yok sayılan HDP hızla sürece dahil edilmelidir.

Beştepe’deki buluşma sonrasında kullanılmayan fırsat eğer Yenikapı Mitingi’nden sonra kullanılmak isteniyorsa burada en büyük sorumluluk Erdoğan/AKP iktidar blokunun siyasi basiretine düşmektedir.

Unutmayalım, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bu fırsat için siyasi kariyerini bile riske atabilecek büyük bir adım daha atmıştır.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Hakları Hukuku Bölümü’nden yüksek lisans derecesi bulunan gazeteci ve yazar, Yeni Şafak gazetesinde editörlük ve köşe yazarlığı yaptı. Yeni Şafak'tan atıldıktan sonra T24 internet gazetesinde yazdı. 29 Ekim 2014′ye çıkan Millet Gazetesi’nde köşe yazmaya başladı. Millet'e el konulduktan sonra haberdar.com'da yazdı. Başörtüsü-Türban ve Sosyal Demokrat Parti Krizi ve Sol Arayışlar adlı kitapları bulunmaktadır.

Düşüncenizi Paylaşın