Türkiye IŞİD’in serası mı oldu?

Türkiye IŞİD’in serası mı oldu?

 

Önceki gece Gaziantep’te kına gecesi törenine yapılan canlı bomba eyleminde, 51 kişi hayatını kaybederken 100’e yakın insan da yaralandı.

Yapılan açıklamalar, eylemin 12-14 yaşlarında IŞİD’li yakın bir canlı bomba tarafından gerçekleştirildiği yönünde. Karşımızda 12-14 yaşında bir çocuğu canlı bomba yapan zihniyet var.

Son günlerde peş peşe gelen PKK terör saldırılarından sonra IŞİD’in gerçekleştirdiği bu terör eylemi; ülkemizin terörü önleme konusundaki zaaflarımızı gözler önüne serdi.

Bu zaaflardan dolayısıyla terörden kurtulmanın yolu, daha fazla polisiye ve güvenlik tedbiri almak kadar hem iç hem de dış politikada radikal bir değişimden geçiyor. Bu değişim gerçekleşmeden alınacak polisiye ve güvenlik önlemleri, olası terör saldırılarını azaltabilir ama terörü ortaya çıkaran “nedenleri” ortadan kaldırmaz.

Her türlü terörü önlemenin yolu; içerde toplumsal diyalog ve uzlaşma, dışarıda ise barışçı bir politikaya dönüştür. Yani her koşulda daha çok demokrasidir.

 

GİDEREK BÜYÜYEN TEHLİKE

Gaziantep’te gerçekleşen eylem, karşımızda her gün daha çok büyüyen ve Suriye’de alanı daraldıkça etki alanını Türkiye’ye kaydırmakta olan kanlı bir IŞİD tehdidi ile baş başa olduğumuzu söylemeliyiz.

IŞİD’i Türkiye için daha tehlikeli yapan ise Suriye’den gelecek değil içeride var olan potansiyel tehditlerin gerçeğe dönüşmesidir.

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı IŞİD kaynaklı terör, bir neden değil sonuçtur. Erdoğan/AKP iktidar blokunun 2011’den itibaren savrulduğu mezhepçi kimlik siyasetinin kaçınılmaz bir sonucudur.

Suriye’de ‘Esat gitsin’ci pozisyonun doğal bir sonucu olarak Erdoğan/AKP iktidar bloku, Suudi Arabistan ve Katarla birlikte; İran’ı dengeleme amaçlı Suriye’de radikal İslamcı gruplara açık ve örtülü desteklenmesine yol açtı. El Nusra, IŞİD, Ahraruş Şam gibi radikal İslamcı gruplar Esad ve Suriye’deki Kürtlere karşı sürekli destek buldular.

Bu örgütlerden IŞİD hem Irak hem de Suriye’de uyguladığı şiddetle Batı’ya ve dünyaya meydan okudu. Bu meydan okuma, dünyanın farklı bölgelerinde geri kalmış Müslüman ülkeler tarafından zımni olarak desteklendi. Hatta bazı ülkelerdeki terör örgütleri, IŞİD’i açık biçimde sahiplenerek, bu örgüte bağlılıklarının ilan etiler.

IŞİD’in hakim olduğu bölgelerde katı kulların olduğu İslami bir modeli hayata geçirdi. IŞİD’in Irak ve Suriye’de hakim olduğu alanlarda gündelik hayatı İslami kurallara göre hayata geçirmesi ve dünyaya karşı “İslam” adına verdiği savaş, dünyanın farklı yerlerinden aynı hedefleri olan insanların Suriye’ye yönelmesine yol açtı. Türkiye Suriye’ye geçişte ara ülkelerden biri olurken; ülkenin farklı yerlerinden gençler, aileler de IŞİD’e katılmak, orada yaşamak için Suriye’ye gitti. Bu yönde haberleri, dünya medyasından çokça okuduk.

Erdoğan/AKP iktidar bloku ne yazık ki, Esad ve Kürt karşıtlığı  nedeniyle IŞİD’e mesafe alamadı. Bunda aynı mezhep halkasında olması kadar ideolojik olarak da birbirlerinde yakın olması önemli rol oynadı.

 

TÜRKİYE IŞİD’E SERA OLDU

Bu ideolojik benzerlik kullanılan araç farklı olsa da benzer hedefe hizmetti. Nitekim, AKP’nin son yıllardaki izlediği özü, devleti ve toplumu sistematik olarak dönüştürmek olan politikalar Anadolu’nun farklı il, ilçe ve mahallerinde İslami gettoların oluşmasına yol açtı. Buralarda bir tür yaşam tarzının kamusallaştığı, muhafazakârlık dozunun arttığı yerler oldu. Bu bölgeler, IŞİD için doğal sera işlevi gördü.

IŞİD’in Türkiye’de bu kadar güçlü biçimde taban bulması ve örgütlenmesi bu siyasal yaklaşım ve toplumsal dönüşümle mümkün olabildi. Nitekim Türkiye’de IŞİD’in gerçekleştirdiği pek çok eylem, belli mahallerdeki örgütlenmeler tarafından gerçekleştirildi.

Bunu, IŞİD’in gerçekleştirdiği terör eylemin ardından ortaya çıkan emniyet ve istihbarat belgelerden gördük. Bu belgelerde, IŞİD’lilerin nerelerde, nasıl organize olduklarının adım adım izlendiğini öğrendik. Bütün bu izlemlere rağmen terör saldırıları gerçekleşti.

Özetle, IŞİD’in Türkiye içindeki her türlü faaliyeti devlet kurumları tarafından izlenmekte, bilinmekte ancak önlenmemektedir.

Son Gaziantep saldırısının da IŞİD’in Gaziantep hücresi tarafından yapıldığı ifade ediliyor. CHP heyeti Gaziantep’te 3-4 mahallenin IŞİD kontrolünde olduğunu iddia etti. Yine bazı uzmanlar, IŞİD’in Konya başta olmak üzere pek çok ilde uyuyan hücrelerinin olduğunu ifade ediyorlar.

Erdoğan/AKP iktidar bloku, örgütle aralarındaki ideolojik ortaklığın, IŞİD’i kontrol etmede, gerektiğinde kullanabilme konularında avantaj olacağını varsaydı.

Bugün gelinen noktada IŞİD, kontrolden çıktı. Suriye’de alanı daraldıkça Türkiye’de etki alanının genişletmek isteyecek bir tehdide dönüştü.

IŞİD terörünü önleme konusunda iktidarın atacağı en önemli adım yukarıda ifade ettiğimiz gibi hem iç hem de dış politikada radikal bir değişikliktir.

İçeride emniyet ve istihbaratın adım adım izlediği IŞİD’lilere karşı etkili bir mücadele; dışarıda ise IŞİD karşıtı koalisyona daha etkili destek. Bu adımların atılabilmesi ise IŞİD’le ideolojik bağlarını da koparmakla mümkündür. Şunu unutmamak gerekiyor ki, kendi İslami yorumunu biricikleştirip tek doğru olarak dayatmak en çok İslam’a zarar vermektedir.

Erdoğan/AKP iktidar blokunun IŞİD’e karşı yapacağı tercih; Türkiye’nin yakın gelecekte IŞİD’ın kurmayı istediği İslam Devleti’nin soft hali mi yoksa çoğulcu, özgürlükçü, demokratik ve laik bir ülke mi olacağıyla yakından ilgilidir.  

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Hakları Hukuku Bölümü’nden yüksek lisans derecesi bulunan gazeteci ve yazar, Yeni Şafak gazetesinde editörlük ve köşe yazarlığı yaptı. Yeni Şafak'tan atıldıktan sonra T24 internet gazetesinde yazdı. 29 Ekim 2014′ye çıkan Millet Gazetesi’nde köşe yazmaya başladı. Millet'e el konulduktan sonra haberdar.com'da yazdı. Başörtüsü-Türban ve Sosyal Demokrat Parti Krizi ve Sol Arayışlar adlı kitapları bulunmaktadır.

2 Yorum

  1. Ayten Aydin says:

    Son paragraftaki sorunun cevabini tarafsiz bir girisim olacak bir anketle halkin kendisinden duysak.Halk aydinlanmayi secmiyorsa pek yapacak bir sey yok.Begenen kalsin digerleri bu ulkeden gitsin mi? Buyuk gocler tekrarlayacak gibi..

Düşüncenizi Paylaşın