Kürtlerle savaş kim/ler/e yarıyor?

Kürtlerle savaş kim/ler/e yarıyor?

“Türkiye IŞİD’in serası mı oldu?” oldu yazımda, Türkiye’nin IŞİD’e karşı etkili mücadelesinin hem iç hem de dış politikada radikal bir değişimden geçtiğini yazmıştım.

Bunu da; “İçeride emniyet ve istihbaratın adım adım izlediği IŞİD’lilere karşı etkili bir mücadele; dışarıda ise IŞİD karşıtı koalisyona daha etkili destek. Bu adımların atılabilmesi ise IŞİD’le ideolojik bağlarını da koparmakla mümkündür.” ifade etmiştim.

Geçen hafta TSK, IŞİD’e karşı Cerablus’a yönelik operasyon başlattı. Bu operasyon, 2.5 yıl önce ABD öncülüğünde IŞİD’e karşı başlayan koalisyona geç de olsa bir katılımdır. 2.5 yıl önce yapılan teklife AKP olumlu cevap vermediği için, Batı IŞİD’e karşı bölgede Kürtlerle işbirliği yaptı.

Bu 2.5 yıllık süre içinde hem IŞİD Suriye gibi Türkiye’de de güçlendi hem de Kürtler Suriye’de uluslararası bir meşruiyete ve güce kavuştular.

Bu açıdan operasyon, salt IŞİD hedefli olması açısından gecikmiş bir operasyondur. Bu operasyonda Türkiye, Rusya-İran hattından çok ABD’ye yakın durmaktadır.

 

SINIR İÇİNE OPERASYON DA ŞART

Ancak ilgili yazıda ifade ettiğim gibi Türkiye’nin IŞİD’e karşı etkili mücadele etmesinin yolu sadece sınır dışında Batılı koalisyona etkili katılım değildir. Bu adımı tamamlayacak olan, sınır içindeki IŞİD örgütlenmesine karşı etkili operasyonlardır.

IŞİD’in geçmişte yaptığı eylemler sonrasında ortaya çıkan soruşturma dosyalarındaki belge ve bilgiler; istihbarat ve emniyetin IŞİD’i olması gerektiği gibi takip ettiği, izlediğidir. Bütün mesele, IŞİD’in sınır içindeki faaliyetleri önleyecek siyasi iradenin ortaya konmasıdır.

IŞİD’e karşı sınır içindeki etkili mücadele de, bu siyasi iradenin ortaya konmasıdır. Bugüne kadar yapılmayan da budur.

Bu yapılmadığı takdirde Cerablus’a yapılan operasyonun hedefi konusunda kuşkular doğacaktır.

Nitekim, “Tek hedef IŞİD mi?” sorusu sık sık sorulmaktadır.

Bu soruya da ne yazık ki, “evet” demek mümkün değildir.

Erdoğan/AKP/devlet bloku bu operasyonla IŞİD kadar, Türkiye’nin güneyinde kesintisiz bir Kürt kuşağını engellemek olduğu da görünüyor. Belki de esas öncelik bu. Nitekim, bölgedeki Kürt unsurlarının vurulması bunun işareti.

 

GERİLİM DEĞİL UZLAŞMA

Türkiye olarak şu gerçeği kabul etmek durumundayız: Güneyimizde Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de Kürt varlığı bir realite. Suriye ister üniter ister fedaratif olsun bu gerçek değişmeyecek.

İkinci gerçek şu: ABD’nin de, Rusya’nın da Suriye’deki önceliği terör örgütü olarak IŞİD. Çıkarları ve hedefleri farklı olsa da bu konuda uzlaşmış oldukları açıktır. Bu ortak hedef için Esadlı bir geçişe uzun süredir razılar.

ABD, Kürtlere, “Fırat’ın batısına geçme” dese de bu Kürtleri yok saymak anlamına gelmiyor.

Rusya, Suriye güçleriyle Kürtleri vursa da, bu onları yok saymak anlamına gelmiyor.

Bu aşamada Kürtleri, Suriye’den süremeyeceğinize göre Türkiye’nin burada daha rasyonel bir çözüm üretmesi bir zorunluluk.

Bu da bölgede, tarafları zayıflatan, enerjisini tüketen bir gerilim değil tersine bölgesel bir işbirliğidir. Bölgede Türklerle Kürtlerin gerilimi, iki tarafa kaybettirecek, bölgede çıkarları olan 3. ülkelere hizmet edecektir. Kısaca ABD de, Rusya da, başka ülkeler de bölgede Türkleri ve Kürtleri kullanarak kendi çıkarlarını realize etmeye davam edecektir.

Belki de Türkiye’yi Cerablus’a sokanların hedefi de budur.

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Hakları Hukuku Bölümü’nden yüksek lisans derecesi bulunan gazeteci ve yazar, Yeni Şafak gazetesinde editörlük ve köşe yazarlığı yaptı. Yeni Şafak'tan atıldıktan sonra T24 internet gazetesinde yazdı. 29 Ekim 2014′ye çıkan Millet Gazetesi’nde köşe yazmaya başladı. Millet'e el konulduktan sonra haberdar.com'da yazdı. Başörtüsü-Türban ve Sosyal Demokrat Parti Krizi ve Sol Arayışlar adlı kitapları bulunmaktadır.

1 Yorum

  1. Ayten Aydin says:

    Turkiye kendi basina rasyonel bir cozum uretebilir mi? supheliyim. Boylece ucu karanlik bir cikmaza girildi. Isis galiba sadece bizim problemimiz olma yolunda,

Düşüncenizi Paylaşın