Yeni Arayış’a Başlıyoruz

Yeni Arayış’a Başlıyoruz

Yerel ve bölgesel meselelerin hızla küreselleşerek çok katmanlı ve karmaşık hale geldiği, fırsatlar ve sorunların iç içe geçtiği bir dünyada yaşıyoruz. Her geçen gün daha fazla sayıda insan kendi özgün karakterini ve katkısını beraberinde getirerek hayata katılıyor. Coğrafi uzaklığın, sosyo-kültürel farkların ve aidiyetlerin sınırlayıcılığını aşarak birbiriyle ilişkiye geçen insan sayısı müthiş bir hızla yükseliyor.

Diğer yanda ise adaletli bir dağlımın kurulması, küresel, bölgesel ve ulusal seviyelerde huzur ve barış ortamının tesis edilmesi halen insanlığın en büyük ödevi olma konumunu koruyor.

Bilinen çözümlerin, kurulu düzenlerin, merkezci ve dikey yaklaşımların açıkça yetersiz kaldığı bir tabloyla karşı karşıyayız.

Yaşanan hızlı ve karmaşık değişim, istisnasız bütün inanç biçimlerini, değer ölçülerini ve fikirsel koşullanmaları her gün daha fazla zorlar halde. Fakat insanın tutuculuğu ve alışkanlıkların katılığı değişime direniyor. Bu direnç ne kadar kuvvetli olsa da insanın tarihsel yolculuğu gösteriyor ki değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi. Doğasında yaratıcılık ve yetinmezlik olan insanın değişim nabzı sürekli atıyor; onun sonu olmayan arayışına hayat veriyor.

Medeniyet yolculuğu, her cevabın yeni sorulara, her çözümün yeni sorunlara ve her sonun yeni başlangıçlara açıldığı bir ilerleyiş.

Bu yolculukta; yaşamın akışına dair tek ve mutlak cevabın kendilerinde olduğu iddiasıyla insanın arayışını sınırlandırmak, onu kontrol altında tutmak isteyen düzenler her dönemde gerileme getirmişler. Despotizm büyük acılar doğurmuş; fakat kendisi de sonunda yok olmuş. Tarih bize bunu anlatıyor.

Baskı ve zulüm, insanı ve onun arayışını ancak belli ölçüde kısıtlayabiliyor. Bilinenle, keşfedilenle ya da kendisine sunulanla yetinmek; kendisine diretileni kabullenmek insanın doğal kurulum sürümünde olmayan bir şey. Dolayısıyla insanın arayışına sınırlar koymaya çalışmak beyhude bir gayret.

Türkiye’de uzun bir zamandır, bütün kararlar tek parti-tek adam eliyle veriliyor. Toplumsal ve siyasal dönüşümler tek merkezden ve kapalı kapılar ardından kurgulanıyor. Bu yaklaşım, küresel sorunların ağırlaşarak karmaşıklaştığı, bu sorunlara etkili ve kolektif çözümler üretilemeyişin insanlığı madden ve manen ezdiği bir dönemde; Türkiye’yi bunalımlardan en fazla etkilenen; kırılganlığı yüksek ve kendi öz gücünü gerçekleştiremeyen bir ülke haline getirmiş durumda.

Bu nedenle, bilinçli bir arayış, Türkiye için bugün her zamankinden daha fazla kaçınılmaz ve güncel bir gereksinim haline gelmiş bulunuyor.

Türkiye’de böyle bir arayışı var edebilmek ve onu işler kılabilmek için yeterli insan kaynağı fazlasıyla var. Fakat biz, ülke olarak bu kaynağı yeterince değerlendiremiyor gibiyiz.

Halbuki farklı alanlardan gelen insanlar ortak düzlemlerde buluşabilseler; farklı disiplinlerin ve yaklaşımların birbirini bütünlemesiyle ne kadar karmaşık olurlarsa olsunlar sorunların ve ihtiyaçların kodları çözülebilir.

Biz; bu tespitten yola çıkarak, sınırsız, sansürsüz ve ön yargısız düşüncelerin kamuoyuyla paylaşıldığı özgür bir düzlem tasarlamak istedik; herhangi bir inanç grubunun, zümrenin, sınıfın, iştirakin veya siyasi yapının ürünü olmayan. %100 bağımsız!

Özgün düşüncelerini, onun aracılığıyla, toplumla paylaşmayı seçmiş her bireyin doğal paydaşı haline geleceği bir fikirsel ortaklık ve dayanışma girişimi üretmek isteyerek yola çıktık.

Küresel sorunların ve bunların Türkiye’ye olan iz düşümünün niteliğini ve boyutlarını kavrayıp açıklamaya, karşı karşıya bulunduğumuz ihtiyaçları tanımlamaya ve Türkiye’nin sorunlarını Dünya sorunlarıyla iç içe inceleyip deşifre etmeye çalışacağız.

Geçmişi, bugünün ve yarının referans notlarını bulacağımız bir kaynakça olarak görüyoruz. Düne ait kalması gereken çatışmaları, ayrışmaları, diretmeleri canlandırmadan; geçmişin büyük zenginliğinden, dersler çıkararak faydalanacağız.

Güncel gelişmeleri takip ederken, gündemin dalga boyunda kaybolmadan, uzun vadeye odaklı kalmaya çalışacağız. Geleceği arayacağız.

Yeni Arayış’a başlıyoruz.

Johns Hopkins Üniversite’si Siyaset Bilimi ve Hükümet Bölümü’nden yüksek lisans derecesi bulunmakta olup, İstanbul merkezli Toplumcu Düşünce Enstitüsü’nde ve Washington’da bulunan Stratejik Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nde (CSIS) araştırmalar yapmaktadır. ABD’de 2010 ara dönem seçimlerinde Demokrat Milli Komitesi (DNC) ile partinin siyah seçmen stratejisini yürütmekte olan Brilliant Corners Araştırma Kuruluşu’nda çalışmıştır. 2012 yılında yapılan başkanlık seçimlerinde Obama for America’da genç analist olarak görev almıştır. ABD iç siyaseti ve dış politikası, sol siyaset, toplum ve seçmen davranışları, seçimler ve seçim kampanyaları üzerine odaklı çalışmaktadır. Young Democrats ve Young Fabians topluluklarının üyesidir.

Düşüncenizi Paylaşın