Melda Onur: Pozitif Ayrımcılık

Melda Onur: Pozitif Ayrımcılık

Yılların tecrübeli siyasetçisi, milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısının makamında oturuyorduk. Her zamanki gibi kalabalık, heyetimizi merakla süzen gözler eşliğinde kahvelerimizi içiyorduk. Önümüzdeki sehpanın üstü parti promosyon eşyalarıyla doluydu. Kalemler, çakmaklar, not defterleri, anahtarlıklar… Üzerinde milletvekilinin ismi yazılı seçim promosyonu havluya bakıp “bu durumda havlu mu atmış oluyorsunuz siyasette” diye sormuştu biraz da esprili ses tonuyla. Şaşırmıştı tecrübeli siyasetçi. Durakaldı bir an. Sonra gülerek “boşver” gibi bir el hareketiyle savuşturdu şaşkınlığını…

Boysan Yakar, Çelik Özdemir ve Sedef Çakmak ile birlikte 2014 Yerel Yönetim Seçimlerinde LGBTI adayların da olabilmesi, CHP’nin LGBTI politikalarının bir kaç milletvekilinin ilgi alanından çıkıp kurumsal bir yapıya kavuşabilmesi için Ankara’da TBMM ve CHP Genel Merkezi’nde ziyaretlerdeydik. Milletvekillerini, CHP Genel Başkan Yardımcılarını ziyaret ediyorduk. LGBTI hareketini, amaçlarını ve siyasetteki hedeflerimizi anlatıyorlardı. Tıpkı, kadınlar, gençler, engelliler gibi pozitif ayrımcılığın bir konusu olan LGBTI adaylar için de partide bir alan açma çabasındaydık birlikte.

Sonunda açtık… 2014 Yerel Yönetim Seçimleriyle birlikte bugün bir belediye meclis üyesi, danışmanlar, milletvekili aday adayları, LGBTI çalışmaları yapan birimler var her düzeyde. Boysan da bu mücadeleye kısacık hayatını koyanlardan biri oldu. Adı mücadelesinde yaşayacak.

LGBTI meslek değildir

Uzun süredir üstüne iki satır bir şeyler karalamak istediğim “pozitif ayrımcılık” konusunu Boysan’ın anısına yazmaya karar verdim.

Pozitif ayrımcılık “dezavantajlı” gruplara mensup bireylere verilen ekstra haklar olarak tanımlanıyor. Oysa “pozitif ayrımcılık” ekstra hak değil, doğuştan var olan haklarını toplumsal ötekileştirmelerle kaybetmiş kesimlerin haklarını geri alarak hayata katılabilmelerini sağlıyor. Bu iyi yönü.

Öte yandan konusu olduğu kişinin üzerine bir meslek gibi de yapışıyor.

Siyasete girdiğim günden beri “kadın” olmanın öncelikli bir meslek haline geldiğini, diğer uzmanlık alanlarınızın ise ikincil hale getirildiğini her yerde anlatır oldum. Milletvekili adayı olduğumuz gün sorulan ilk soru TBMM’ye girer girmez ne yapacaksınız? Cevap tekti: Önce kadın cinayetleri konusu ile uğraşacağım. Çünkü önünüze ilk gelen dosya da budur. Zaten “kadın” kelimesinin mesleğinizin önüne konması da önce kadın olduğunuz, daha sonra doktor, hakim, öğretmen olduğunuzdandır. Siyasette “kadın konularıyla kadınlar ilgilenir”. Kadınları ilgilendirdiği düşünülen konularla da kadınlar ilgilenir. Örneğin aile, çocuk. Oysa ne aile ve çocuk sadece kadına aittir; ne de kadın cinayetleri kadın sorunudur. Aslında tam da erkek sorunudur.

Engelli misiniz? Ne olursanız olun ilk mesleğiniz engelli olmaktır. Sizin haklarınızı gaspeden sistem hayatın ana akımında cirit atarken, hayatta size küçük bir alan açarlar. İş yerinde kontenjan, siyasette kotasınızdır. Bütün engelli sorunlarının yükü sizin üzerinizdedir artık. Oysa diğer arkadaşlarınızın ilgilendiği alanlar topluma yeni engelliler katma potansiyeli yüksek alanlardır.

Ve tabii LGBTI birey iseniz, pek çok kişiye karmaşık gelen bu 5 harfin bir mesleğe dönüşmesi kaçınılmaz. Mesleği ne? LGBTI… Ülkemizde zaten klişelerin hala LGBTİ bireyleri koydukları bir kaç mesleki alan var. Bunun dışında hak mücadelesinde aktivist iseniz, tanımlanamayan mesleğiniz LGBTİ birey olmak oluyor.

Havluya Farklı Bakmak

Oysa havlu promosyonunu farklı gören gözlere ihtiyaç var. Bu kişi kadın, erkek, genç, yaşlı, engelli, LGBTI olabilir. Ama esas itibarıyla iletişim uzmanlığı, reklamcılık, algı yöneticiliği, konusunda tecrübedir, bilgidir ihtiyaç duyulan. Herkesin baktığı yerden bakmamaktır hayata.

Boysan’ı LGBTİ aktivisti olarak tanımlamanın ötesinde bir insan hakları aktivisti; bir hayvan hakları aktivisti; bir vegan aktivist; bir reklam yazarı; bir iletişimci; aktif bir STK’cı; yerel yönetimlerde başarılı bir koordinatör; iyi bir danışman; herkes tarafından aranan, sevilen insan özellikleriyle tanımlardım.

Ankara ziyaretimizde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da gitmiştik.. İlgiyle dinlemiş ve önerilerde bulunmuştu. Tam da duymayı istediğim bir kaç şey söyledi: “Eğer seçilirseniz yalnızca LGBTİ alanına sıkışıp kalmayın. Özellikle mesleklerinizi, uzmanlık alanlarınızı ön plana koyun. Tabii ki temsil ettiğiniz LGBTI bireylerin haklarıyla ilgileneceksiniz, ama siyasetinizi bu alanda kısıtlı tutmayın. Bizim her açıdan farklı bakan, yenilik getiren insanlara ihtiyacımız var.

Boysan tam da bu tanımda bir profesyoneldi… İsmi adını yazdırdığı tüm alanlarda yaşayacak.

 

 

5 Eylül 2015 günü Çanakkale'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Boysan Yakar, gönüllü çalışmalarına 2005 yılında Lambdaistanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nde başlamıştır. 2008 yılında kurulan LGBTİ Aileleri ve Yakınları Derneği’nin 2013 yılında gösterime giren “Benim Çocuğum” belgeselinde yönetmen asistanlığı yapmıştır. Haziran 2013’te İstanbul’da başlayan ve Türkiye’nin birçok kentinde devam eden Gezi Direnişi sonrası 2014 yerel seçimlerinde İstanbul’da yaşadığı Şişli ilçesinden açık eşcinsel kimliğiyle belediye meclis üyesi adayı olmuştur. Şişli Belediyesi’nde yurttaşlara yönelik eşit hizmetler ve insan hakları alanında başkan danışmanlığı görevini sürdürmüş, toplumsal eşitlik alanında projeler üretmiştir. Belediyeye ait beş yıllık stratejik plan ve bütçesinde ilk kez LGBTİ’lere yer verilmesini sağlamış, bu vesileyle eşitlik temelli politikalar geliştirerek LGBTİ yurttaşların eşit hizmetler almasını hızlandırmıştır. Nisan 2015 yılında ABD’nin devlet bursuyla Washington DC’de bulunan Human Rights Campaign ve Victory Institute & Fund örgütlerinde danışman olarak çalışmıştır. 2006 yılından beridir İstanbul LGBTİ Onur Haftası Komisyonu'nda yer almıştır. Ayrıca Şişli Kent Konseyi 2014-2016 döneminde LGBTİ haklarından sorumlu yürütme kurulu üyeliğini sürdürmüştür. Türkiye'de LGBTİ hak mücadelesi alanında bölgesel ve uluslararası çalışmalar yapan Yakar, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Bileşik Sanatlar Bölümü mezunuydu. Değerli anısı, Yeni Arayış'ta "Boysan Yakar'ın Nefesi" başlığıyla yayımlanacak yazılarla yaşamaktadır.

Düşüncenizi Paylaşın